Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

1924 yılı ilkbaharında Zûlkarneyn (Bitlis) eski milletvekili Yusuf Ziyâ, Kalikala (Erzurum)’ya gidip Hâlid-i Cibrî’nin (Cibranlı Halit’in) evinde bir hafta misafir olur. Verilen bir kararla aşiretlerin de yardımıyla bu yeni çizgiye ortak bir “dur!” demenin imkânı araştırılacaktı. Şeyh Sâîd, yeni rejimin bu anti – İslâmî yapısından hiç hoşnut değildi. O, karşı koymayı her zaman için düşünmüştü. Nitekim Şeyh Sâîd Efendi, 27 Aralık 1924 tarihinde Xînûs (Hınıs)’tan Kırıkan köyüne gelir. Mir Selim-i Zirkanî ile bölgenin tüm ileri gelenleri, Şeyh Sâîd Efendi’yi burada ziyaret ederler. Ziyaret esnasında Şeyh Sâîd’in oğlu Ali Rıza Efendi de Halep’ten Kırıkan’a gelmiştir. Şeyh Sâîd, kararını ilk olarak burada açıklar. Bu karar, “Şeriâtı Garrai Ahmedîyye” (parlak ve nurlu islâmın hükümleri) için harekete geçmektir.  Ancak Hınıs ve Gûmgûm (Varto) bölgelerindeki aşiretler hükûmet safında olduklarından, onların katılımı mümkün görünmüyordu. Bunun üzerine Şeyh Sâîd, Hormek aşireti reislerine şu mektubu yazar: 

     “Hormek aşireti reislerinden Halîl, Velî ve Heyder Ağalara,

     Es- Selâmun Aleykum ve Râhmetullâhi ve Bereketuhu ve lehu’l- Hâmd 

     We’l minne hidâyet-i Rabbanî (tanrının yol göstericiliği) ile Dîn-i Mûbin-i Ahmedî’yi kâfir olan Mustafa Kemal’in yed-i zûlmünden tahlîs etmek ğazası niyetiyle Suşar’a hareket edildi. Bu gâzâ ile Cihad’ın mezheb ve târikat tefrîk edilmeden (mezhep ve tarikat ayrımı gözetilmeden) lâ ilâhe illallâh – mûhâmmedûn resûlullâh diyen bütün İslâm muvâhhîdleri (tek tanrıya inananları) üzerine farz olduğundan, minekadîm (eskiden beri var olan) memleketimizde büyük bir gayret ve şecaat (kahramanlık) sahibi olan Müslüman aşiretinizin de Şeriâtı Garrai Ahmedîyye’ye (parlak ve nurlu İslamiyet hükümlerine) ve bu Cihâdı Ekber’e (Allah ve din yolunda büyük savaşa) ittibâ edeceğinize (tabii olacağınıza, katılacağınıza) itimâdım berkemaldir (güvenim tamdır)

     Yâ eyyuhel Ensâr (ey herkese yardımı sevenler), Dînimizi ve namusumuzu bu mülhitlerin (dinden dönenlerin) elinden kurtaralım. Size istediğiniz yerleri verelim. Bu dinsiz hükûmet, bizi de kendisi gibi dinsiz yapacak. Bunlarla cihâd farzdır. Kurulduğu günden beri Dini Mübini Ahmedî’nin (iyiyi ve kötüyü ayırt eden İslam dininin) temellerini yıkmaya çalışan Türk Cumhuriyeti reisi Mustafa Kemal ve arkadaşlarına, Kur’an ahkâmına aykırı hareket, Allah ve Peygamber’i inkâr ettikleri ve Halife-i İslâm’ı sürdükleri için gayrimeşru (yasadışı), olan bu idarenin yıkılmasının bütün Müslümanlar üzerine farz olduğunu, cumhuriyetin başında bulunanların ve cumhuriyete tabi olanların mal ve canlarının Şeriati Garrai Ahmedî’ye göre helâl olduğunu bildiririm.”

“Allah yolunda cihâd edin ve öldürün!…” 4 Kanunusânî 1341 (4 Ocak 1925)

Emir’el- Mücahidin El Seyyîd Muhammed Sâîd El Nakşibendi”

Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 6, 7) internet sayfasından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın