Mîr Sâlihi Hênê, Fakih Hesen, Molla Hesen, Şeyh Şerifi Palewî, Şeyh Sâîd’in kardeşi Şeyh Tâhiri’ye anında haber veriliyor. Yani, “hâdise patladı ve herkes tedbirini alsın” diye bildiriliyor. Herkes, bulunduğu mıntıkadaki karakollara, devlet kuruluşlarına ve postanelere el koyuyor. Genç, Palu, Hani, Ergani ve Lice gibi olayın bulunduğu yörelerdeki bütün devlet birimleri teslim oluyorlar. Şeyh Sâîd Hazretleri bakıyor ki olay hiç beklenmedik bir şekilde gelişti. Daha sonra yeni tedbirler ve bu gelişmelerin tanzimi için, Genç’e hareket ediyor. Bütün ileri gelenleri bir araya toplayıp istişârede (danışmada) bulunuyor. Bingöl’ün Genç ilçesi “Geçici Başkent” ilan ediliyor. Şeyh Sâîd Efendi, Genç’deki Ziraat Bankası ve mal sandığına girer ve kasalardaki paraları eminliğine güvenilen Yusuf Ağa’nın evine taşıtır. Şeyh Sâîd, Genç’e Fâkîh Heseni Modanî’yi vali olarak atar ve geçici bir kanun hazırlar. Bu kanuna göre Genç, Hilâfet merkezi ve başkent olacak, vergiler ve zekât bedelleri Genç’e gönderilecek, herkes bir mücahit sıfatıyla kıyama (ayaklanmaya, isyana) iştirak edecek, savaş esirleri Genç’e gönderilecektir. Kıyam başladığından, kıyam rehberi Şeyh Sâîd, 14 Şubat 1925 günü, yani Pîran hâdisesinden bir gün sonra ilk yazılı emrini yazar:
“Bismillâhirrahmânirrâhîm;
Bizler İslâm’ın ve İslâm Peygamber’inin yüceltileceği ve zâlim Mustafa Kemal’in kendi eliyle kurduğu hükûmetin zevale uğratılacağı ve onların yeryüzünden silineceği bir zamana girmiş bulunuyoruz. Cihâd etmek her Müslümana farzdır. Bu savaş, İslâm’ın bu topraklarda yeniden hâkim kılınması içindir. Bu çağrı, sizin Müslüman kabilenizin bu büyük cihada katılması içindir. Bu dâvete içtenlikle ‘Lebbeyk’ diyeceğinize inanıyorum.
Ey insanlar! İslâm’ı bu kâfirlerin elinden koruyalım. Aksi takdirde bu kâfir hükûmet, bizi de kendisi gibi yapacaktır. Bunun için, ona karşı cihâd etmek farzdır.
Emîr’el- Mûcâhîdîn Seyyîd Mûhâmmed Sâîd el- Nakşibendî”
Kürdistan İslâmî Direnişi‘nin aziz rehberi Şeyh Sâîd, orda da bir bildiri yayınlar:
“Fakirin, güçsüzün, kadının, ihtiyarın, çocuğun ve esirin hakkına, canına ve malına tecâvüz edilmeyecek, kimseden zorla para alınmayacak, esîrlere normal muamele yapılacak ve kendi yediğinden verilecek…
Hâdîm’ul- Mû’mînun (inananların yardımcısı) Şeyh Sâîdi Pîranî”
Şeyh Saîd’e, Genç’de jandarma teğmeni Mehmed Mihrî Hacı Mustafa Ağa’nın oğulları yardım ediyorlar. Şeyh Sâîd, Pîran (Dicle)’dan çıktıktan sonra Hâlidi Hesenan, Heyder oğlu Hâlid, Hizan’lı Selahaddin, Muş’lu Kâsım ve Rıza ile birleşiyor.
Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 11, 12) internet sayfasından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın