İhânet, sadece Mezrâ (Elâzığ) ve Malatya üzerine yürürken olmadı. Şubat ayının sonlarında Şeyh Sâîd askerleri, büyük bir atak yaparak Çêwlîk (Bingöl)’in Kiğı, Horhol (Yayladere) ilçelerine ve Karakoçan üzerine yürümüş, ancak Kiğı’daki Hormek aşireti, Şeyh Sâîd askerlerini arkadan vurmuştur. Böylece Şeyh Sâîd Efendi’nin Hormek aşiretine daha önce gönderdiği mektup bir işe yaramamış; Hormek aşireti, Şeyh Saîd’e biat etmesine (bağlılığını bildirmiş olmasına) rağmen O’nu arkadan vurmuş ve bu Kerbelâî Hûseynî Kıyâm’ın (Kerbelâ’daki Hüseyin’in ayaklanması gibi bir ayaklanmanın) “Kufe Ehli” durumuna düşmüştür. Kiğı bozgunu, harekette bir dönüm noktası olmuş ve artık her şey laik rejimin lehine işlemeye başlamıştır. Bu olay üzerine laik hükûmet, Kiğı Kaymakamlığı’na ve ilkel millîyetçi (Kürt ulusalcısı) olan Hormek aşiretine şu mektubu yazar ve onlara minnet duygularını sunar:
“3.3.1341 Kiğı Kaymakamlığı’na,
Aynı zamanda hak ve hakikatle mevkileri bulunan Kiğı’nın kıymetli mücahitlerine ve özellikle Hormek aşireti ileri gelenlerine tarafımdan teşekkürât-ı Mahsusa’nın (özel teşekkürlerimin) tebliğine delalet-i mahsuslarını (özellikle onlara iltilmesini) rica ederim. 3. Ordu Müfettişi Kâzım”
Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 26) internet sayfasından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın