Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Socrates (Sokrates) M.Ö.470 ile 399 yılları arasında yaşamıştır. Tek bir kelime yazmamıştır. Zamanının çoğunu, Atina sokaklarında, insanlarla konuşarak geçirmiştir. Kır hayatından hiç hoşlanmaz ve hep insanlarla birlikte olmak isterdi. Çirkindi, ama içinin çok güzel olduğu söylenirdi. Sokrates hakkında bilgimizi, onun talebesi olan Platon’a borçluyuz. ..Sokrates kimseye bir şey öğretmek peşinde değildir. Hatta konuştuğu insanlardan, bir şeyler öğrenmek istediğini, hep söylemiştir. Genellikle, konuşmanın başında soru sorup, bir şey bilmez gibi yapardı. Konuşurken, karşısındaki kişinin kendi düşünsel zayıflıklarını kendi kendine görmesini sağlardı. Sokrates’e düşen şey, insanların içlerindeki doğruyu bulmalarına yardım etmekti. Çünkü ona göre, gerçek kavrayış insanın içinden gelir ve dışarıdan öğretilemezdi. Sokrates insanın içindeki bilgiyi kavraması için hep cahil rolü yaptı. Atina sokaklarında dolaşarak, Atinalıları düşünceye itiyor, onların düşünce biçimlerindeki boşlukları ortaya çıkarıyordu. “Atina uyuşuk bir at. Ben de onu uyandırıp canlandırmaya çalışan bir at sineğiyim.” diyordu. Tarzı, yönetimi elinde bulunduranları rahatsız etti. ..M.Ö. 399 yılında, devletin tanrılarını tanımadığı ve gençlerin düşüncelerini bozduğu için ölüme mahkûm edildi. 500 kişilik jürinin, yarıdan biraz fazlası onu suçlu buldu. Af dilemedi, Atina’dan kaçmadı, yaptığının doğruluğunu sonuna kadar müdafaa etti. Devletin çıkarlarını koruyorum diyordu. Sonra, en yakın arkadaşlarının yanında baldıran zehri içerek hayatına son verdi. Sokrat düşüncelerinden vazgeçmediği için öldürülen, ne ilk ve ne de son kişiydi. Ama tarihte bilinen ve bir sembol olan ilk kişiydi.

Alıntı; Bizimkiler III (İmparatorluklar) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın