O dönemde 300.000 kişilik atlı bir ordu muazzam bir güçtür. Savaşa giden göçebe savaşçıların yanlarında 3 at götürdükleri düşünülürse, 1 milyon atı olan bir ordudan söz ediliyor demektir. Bu kadar çok sayıda atı ne Çin, ne Hindistan ve ne de Avrupa besleyebilir. Bu kadar çok atın, olsa olsa, İran ile Türkiye yaylalarında bir ölçüye kadar beslenmeleri mümkün olabilir. Tüm Avrupa’da otlak bakımından en zengin yer olan Macaristan ovası en çok 3 milyon civarında hayvan (at, koyun, inek toplamı) için yeterlidir. Bu nedenle Macar ovaları en fazla 50.000 ile 70.000 arasında atlı ordular için yeterli olabilirdi. İşte bu neden, ileride incelenecek olan Attila’nın Galya ve İtalya seferlerini yaptıktan sonra neden orada kalmadığını da açıklar. Bu nedenle önce Hunlar, sonra Macarlar Avrupa’ya akınlar yapmış, ama orada yerleşmeyi düşünmemişlerdir.
Atlı güce önem verilirse, atlara otlak açmak zorunda kalınır ki bu tarımın ihmali demektir. İleride göreceğimiz gibi Selçuklular döneminde İran ve Anadolu’da tarım gerilemiştir. Yine bu nedenle Türkler ve Moğollar Irak ve Suriye’de uzun süre barınamamışlardır.
Atlı orduların otlak problemi, akınların da kısa sürmesine neden olmuştur. Ot tükenince, atlar güçten düşmeye başlar, bu geri dönüş için işarettir. Böylece yerleşemeyen ve hatta uzun süre kalamayan göçebe imparatorlukların atlı orduları, akın yaptıkları yerlere bir daha bir daha akın yapar olmuşlardır.
Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın