624 yılında, Müslümanlar, Bedir’de bir Mekke kervanını bastılar ve soydular. Müslümanlar, Kureyş’in ana damarına, yapılan ticarete saldırıyorlardı. Ve böylece, parasızlık sorunlarını çözüyorlardı. Peygamber, amcası Hamza’yı, Kureyş konvoylarını soymaya yolladı. Arap yarımadasında, savaşların durduğu kutsal ayda bile soygunlar devam etti. Gelen ganimetler, başlangıçta, mescitte, büyük küçük, özgür köle, kadın erkek tüm Müslümanlara eşit dağıtılıyordu.
Ama devletin de kuvvetlenmesi şarttı. Başlangıçtaki, inananların o ilk yoksulluğu biter gibi olunca, Bedir savaşından hemen sonra gelen bir ayetle, ganimetin beşte birini devlet aldı. “Biliniz ki, ganimetinizden beşte biri Allah’a, Resulüne, onun ailesine, yetimlere, yoksullara ve yolda kalanlara aittir.” Yapılan düzenleme ile bu beşte birin, beşte ikisi Peygamber ve ailesine, beşte üçü sıkıntıdaki kişilere dağıtıldı. İlk öncelik, muhtaç kişilerin ihtiyaçları karşılamaya verilmiş olmasına rağmen, Peygamberin elinde, devletin ilk kuruluş masraflarını karşılayacak bir fon, artık vardı. Devletin hazinesi ile Peygamberin kişisel serveti arasında bir ayrım yapılmıyordu.
Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın