Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(Moltke’nin Mektubundan; 22 Temmuz 1838, Garzan Dağındaki Ordugâh)

Bir askerî hareket daha lâzım oldu. 14 bölükle bir sürü başıbozuk son derece dik bir tepeyi dört bir yandan sarmak üzere gönderildi. Tepeye tırmanmak için beş saat lâzım geldi ve bu arada nizamiye askerleri on altı ölü ile altmış kadar yaralı verdi. Kadınlar bile nizamiyenin üzerine ateş ediyorlardı. Bir Kürt kadını bir askeri hançerle vurup öldürdü. Yukarıya varınca, gözü kızmış olan askerler, karşı koyan kim varsa vurup kırdılar. 400-500 kadar Kürt öldürülmüştü. Elli kadar kadın, götürmek istenirken, kabarmış olan dağ deresinde boğuldu.

Binlerce baş hayvandan başka 600 de esir getirdiler. Esirlerin yarısını küçük çocuklu kadınlar teşkil ediyor. 6-7 yaşındaki bir oğlan kurşunla vurulmuştu, şimdi önümde duran kurşunu onun yarasından çıkardık, fakat çocuğun kurtulması çok muhtemel. Kadınlardan yaralılar var, ama asıl süngü yarası almış çocukların bulunuşu bütün bu harekât üzerine acı bir ışık serpiyor. Sf. 198

Böyle şartlar altında tek tük güzel hareketler insanı iki katlı sevindiriyor. İkinci alaydan bir asker, bir kayanın arkasında iki üç günlük bir çocuk bulmuş; ötekiler ganimetlerini yüklenirken bu asker miniminiyi, bir sütanne gibi, o uzun ve sarp yoldan aşağı getirmiş. Burada küçücüğün ne annesinin ne de babasının sağ olduğu anlaşıldı. Zavallı adam çocuğu ne yapacağını şaşırmıştı, nihayet bir kadın yavrucağı aldı da asker işine gidebildi, ama mükâfatsız da kalmadı.

Başıbozuklar gibi kullar bulununca, önlenmesi imkânsız birçok kötülüklerin olacağı önceden bellidir. Üzerine mallarıyla birlikte kadın ve çocukların sığındıkları kayalıklar ve köylerin hücumla zaptı lâzım iken yumuşak bir savaş yapmak nasıl mümkün olabilir? Böyle hallerde bu felâketlerden kaçınılamaz. Sf. 199

Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 198, 199) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın