“O günlerin üzüntüsü henüz geçmemişken gececiler koğuşundan okul arkadaşım “Memiş” dediğimiz Garabet’in ağır hasta olduğunu söylediler. Revirde yatıyordu ve kendisine bakacak doktor yoktu, sıhhiye eri olan arkadaşın elinden bir şey gelmiyordu. Çocuğun durumu süratle ağırlaştı ve o da “Münir Kirkor” dediğimiz arkadaşı istedi yanına. Bu Kirkor gerçekten de Münir Nureddin’in şarkılarını büyük bir ustalıkla okurdu, tüneldeki çalışma sırasında hep şarkı söyletirlerdi arkadaşlar kendisine. Arkadaşlar fark ettiler Garabet’in önsezisini ve koştular tünele “Münir’i” alıp getirdiler.
Garabed ondan “İstanbul” şarkısını istedi ölüm döşeğinde:
“Martılar ah eder, çırparlar kanat
Dalgalar açılır açılır kat-kat
Gayri bekleyemem, hey kalmadı takat
Göründü karşıdan İstanbul şehri. “
Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 126, 127) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın