Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Katliam gecesi (Kasım 1946) Urfa Hahamı Azzur (Ezra) Aka (Mizrahi) ve haham Yusuf Hamuz (Büyüktosun) (Yosef Kohen), İshak Hayim Şorkaya’nın kayınpederinin ruhuna mevlit okumak üzere Şorkaya’nın evinde bulunuyorlardı. Mevlit’in okunması ve yemek yenilmesinden sonra Şorkaya iki hahamı yatıya tuttu. İshak Hayim Şorkaya, eşi ve üç çocuğu her zaman olduğu gibi aynı odada, 17 yaşındaki Yakov’la büyükannesi de ayrı bir odada uyumaktaydılar. Sf. 422

Bu ara odada uzun yıllardan beri baba Şorkaya’nın yanında çalışan (bir diğer anlatıma göre ortağı) Halaf El Medeh adında bir Arap kalmaktaydı.

Gece yarısından bir süre sonra El Medeh evin kapısını açıp meçhul katilleri içeri aldı. Katiller anne, baba ve üç çocuğun uyuduğu odaya girip onları baltayla öldürüp, bıçakla burun ve kulaklarını kesti. Katiller diğer odada uyumakta olan büyükanne ve 17 yaşındaki Yakov’u da katletmek istediler ancak kapı içeriden kilitli olduğu için odaya giremediler. Sf. 422

Yakov kalkıp giyindikten sonra kapıyı açtı. Açar açmaz katiller baltayla kafasını gövdesinden ayırdılar, ondan sonra da büyükanneyi öldürdüler. Katliamdan sonra katiller ve Şorkaya’nın Arap ortağı El Medeh ortadan kayboldu ve bir daha izlerine rastlanmadı. Olay yerinde bulunan suç aleti bıçak ise Urfa Yahudi cemaatinin şohet’i Davut Hıdır’a (Yeşil) aitti. Sf. 423

Hem borcundan hem de ortağından kurtulmak için bu katliamı tasarlayan El Medeh’in Malatya Ağır Ceza Mahkemesindeki ifadesinde;

“Musevî cemaatinin hahamı bulunan Azzur Aka ile Yusuf Büyüktosun, İshak Şorkaya ve aile efradının Yahudi dinini terk ederek İslam dinine dönmüş olduklarını muhabere (haber) yaparak Filistin ve Kudüs’e kadar duyurduklarını ve nihayet kendi cemaatinden ayrılan İshak Şorkaya ve çocuklarının ibreti müessire (etkili bir ders) olmak üzere dinî akidelerine baş vurarak (kitabı mukaddes yani ahdi atik ve ahdi cedit diye Tevrat’ın tefsiri bulunan İbranî ve güldanî lisanlardan terceme (tercüme) olunan ve 1886 tarihinde İstanbul’da Boyacıyan matbaasında bastırılan 882 sayfalık Tevrat’ın 162, ve 163 ve 164’cü sahifelerinde Tasniye (Tesniye) faslının 13’cü babının 6’cı ayetinden 18’ci ayetine kadar olan kısmında “her kim dinini değiştirir ise onu mutlak katl ve taşlarla recmedeceksin” gibi mevcut evâmiri diniyeye (dini emirlere) dayanılarak)  ortadan yok edilmesine karar verip.Sf. 423, 424

Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 422 ile 424 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (2008); Tevrat ve İncil’de dinden döneni öldürme hükmü var, Kur’an’da yok, İslamiyet’te de hadis olarak bu hüküm var.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın