İstanbul’umuzun pek müstekreh bir (kerih, nefret edilecek) âdeti vardır. Erkeklerin vapurda, köprüde, çarşıda, sokakta, mesirelerde tesadüf ettikleri İslam kadınlarına edepsizcesine laf atmaları.
Buna bazı ihtiyar kadınların biraz hüsnü tabiata delalet edecek derecede güzel giyinmiş hanımlarımıza karşı lisanlarıyla ve hatta bazen elleriyle tecavüz etmelerini de ilave edebiliriz.
İstanbul Muhafızı olduğum sıra duçar-ı tecavüz olan bir kaç ailenin reisleri bunun men’i (engellenmesi) sebeplerini benden rica etmişlerdi. Ceza kanununun bu hususta pek zayıf olduğunu nazar-ı dikkate alarak Örfi İdare (sıkıyönetim) Kararnamesinin askeri hükümete verdiği salahiyete istinat etmek istedim. Laf atacak erkeklerle kadınlara tecavüz edecek kadınların dâhil-i memlekete uzaklaştırılacaklarını ilan ettim. Dört beş sürgünden sonra, kadınlarımız sokaklarda duçar-ı tecavüz olmaktan kâmilen (tamamen) kurtuldular. İşte o zamandan itibaren İstanbul’da Türk kadınlarının hürriyet-i hakikisine doğru gayet metin bir adım atılmış oldu. Sf. 18
Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı, Arma Yayınları, 5. Baskı Eylül 1996 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın