Bu his aşağı yukarı Türk milliyetperverlerinin vücuda getirdikleri «Genç Türk» ihtilalcilerinin hemen hepsinde mevcut bulunduğu için bu 1894-1896 Ermeni vakalarını II. Abdülhamit’in siyasi hatası ve kendi istibdadını devam ettirmek için başvurduğu zalim bir tedbir telakki ettiler. Bunun içindir ki, o zaman Avrupa’da bulunan Ahmet Rıza Bey ve arkadaşları işi bu bakımdan muhakeme ederek Ermeni ihtilalcilerine büyük yardımlarda bulundular. Benim gibi dâhilde bulunan ihtilalciler de aynı nazariyeyi (bakış açısını) kabul ederek Türklük ve hususiyle Osmanlılık için çok büyük zararlar doğurabilecek mahiyette (içerikte) inkişaf eden (gelişen) Ermeni katliamından dolayı Abdülhamit’i itham etmekten çekinmediler.
Türk ihtilalcilerinin bu tarafsız temayüllerini (eğilimlerini) gören Ermeni ihtilalcilerinin namuslu mensupları o esnada vaziyeti daha güzel tetkik etmeye başlamışlardı. Bir yandan Rusya’nın Türk Ermenilerinin muhtariyet sahibi olabilmeleri için azami derecede gayret sarf ederken öbür taraftan Kafkasya Ermenilerini istibdadın en ezici tesirleri altında bulundurduğu görülüyordu. Sf. 346, 347
Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı, Arma Yayınları, 5. Baskı Eylül 1996 – Sf. 346, 347) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın