Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Yalnız günün birinde Dâhiliye Nezaretinden vilayetlere tebliğ olunan bir muvakkat kanun (geçici kanun yani kanun hükmünde kararname) gereğince Ermeniler’in Mezopotamya’ya nakledilerek harbin nihayetine kadar orada oturacaklarını öğrendim. Başkumandanlık vekâletinden de, mülki memurlar vasıtasıyla idare edilecek olan bu tehcir sırasında ordu mıntıkasından geçecek Ermenilere bir tecavüz yapılmasına meydan verilmemesi tebliğ olunuyordu. Bundan başka hiçbir şeyden haberim yoktu. Sf.368, 369

Kanal seferi için pek büyük fenalıklar tevlit edeceği için tehcir olunan Ermeniler’in Pozantı’ya gelmekte olduklarını ve oradan Tarsus ve Adana yoluyla Halep’e doğru yürüyeceklerini haber aldığım zaman son derecede hiddetlenmiştim.

Bu sırada başkumandanlık vekâletiyle yapılan muhaberelerim, ordunun harp ceridelerinde mahfuz olduğu için, sonradan neşrolunduğu (yayımlandığı) zaman anlaşılacaktır ki, ben Ermeniler’in Mezopotamya’ya gönderilmesindense Konya, Ankara ve Kastamonu gibi iç vilayetlerde yerleştirilmesini münasip görüyordum. Fakat devletçe hususi kanuna dayanarak teşebbüs edilmiş olan muameleye itiraz caiz (yerinde, uygun) olamayacağından Ermeni muhacir kafilelerinin Adana ve Halep üzerinden Mezopotamya’ya nakillerine mani olunmamasına dair kati emir aldığımdan çaresiz olarak razı oldum.

O sırada Elazığ ve Diyarbakır vilayetlerinde Ermeni muhacir kafileler aleyhine tecavüzler yapıldığına dair uzaktan uzağa haberler alıyordum, tehcir muamelesi yalnız mülki memurlar tarafından idare olunuyor ve orduların bu işle hiç ilgisi bulunmuyordu. Fakat başka ordular mıntıkasında muhacirlere karşı yapılan tecavüzlerin benim ordu mıntıkamda da yapılmasına katiyen tahammül edemeyeceğimden bu hususta gayet şiddetli emirler vermeği kendim için bir mecburiyet telakkisi ettim.

Yine o sırada Pozantı’dan Halep’e kadar olan yol üzerinde muhacirlerin iaşesi (yeme – içme ihtiyaçları) için mülki memurlarca kâfi derecede iaşe vasıtaları tedarik olunamadığını ve Ermeniler’in cidden acınacak bir sefaletle bütün yol boylarına yayılmış olduklarını haber aldığımdan vaziyeti bizzat teftiş etmek üzere Halep’ten Pozantı’ya kadar bir seyahat yaptım. Orduya mahsus olan menzil ambarlarından Ermeni muhacirlerine ekmek verilmesini emrettiğim gibi menzil doktorlarının Ermeni hastalarını tedavi etmelerini tembih ettim. Sf. 369, 370

Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı, Arma Yayınları, 5. Baskı Eylül 1996 – Sf. 368 ile 370 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın