Ne hoş ve belki de çok acıdır; tarihimizi yazıyoruz ve Cemal Paşa’yı anlatıyoruz, amma Nili’den söz edemiyoruz; hâlbuki hem Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında ve hem de İsrael Devleti’nin kurulmasında çok önemlidir. Sf. 53
Aaron Aaronsohn, Cemal Paşa’nın karargâhındaydı, çok güvendiğini biliyoruz; aslında, Nili’yi, Aaronsohn ailesinin örgütü de sayabiliriz. İçlerinde yakalananlardan en yürekli çıkan Sarah Aaronsohn’dur. Sf. 54
İsim şaşırtmamalıdır, Arabi ve İbrani’de çift harf yazılmıyor; ama ağzın ön kısmı iyice açılarak, dil alt damağa yapıştırılarak çıkardığımız bir “a” var, eskiden bunların üzerine şapka, “”, koyuyorduk, Batılılar ise yüksek “a” için, iki “a” işaretini kullanıyorlar. Biz, belki da a’yı yüksek söyletebilmek için başına “h” ekliyoruz, bu bildiğimiz harun’ dur. Ayrıca her zaman “o” ile “u” seslerini, birbirinin yerine koyabildiğimizi, hatırlatıyorum, İbrani okursak, “ozan” ile “uzan” arasında bir fark bulamıyoruz. Aron’u biz, “aron” veya “harun”, bazen “arend”, arendt veya “aren” olarak biliyoruz.
Soyadındaki “sohn”, oğlu yerindedir, buradaki h’yi başkaları da yutuyorlar, Yahudi asıllı iktisatçı Samuelson’daki “son”, oğlu, demektir ve aynı yerdeyiz. Bizde “alanson” ve “somerson” soyadlarına da rastlıyoruz. Demek ki şebeke başı, Harun Harunoğlu idi; Osmanlı’yı yıkmada rolünü tespit ediyorum. Sf. 54
Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 53, 54) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın