Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Ortodoks Hıristiyanlığa en tehlikeli tehdidi oluşturan Arius’un sapıklığı idi. Arius 318 yılında İskenderiye’de kilise ileri gelenlerinden bir papazdı. 335 yılında öldü. Arius’un Ortodoksluk ile olan anlaşmazlığı oldukça basit ve tek bir konudaydı. Arius İsa’nın tümüyle ölümlü olduğunu, ilahi olmadığını, ilham edilen bir öğretmenden başka bir şey olmadığını savunması tek ayrılık noktasıydı. Bedende cisimlenmeyen, vücut bulmayan, rezilliğe izin vermeyen, yarattığı dünyanın ellerinde ölmeyen ulu, her şeye kadir tek bir Tanrı fikrini ortaya atan Arius, Hristiyanlığı fiilen, esas olarak, Musevilik çerçevesi içine oturtmuştur. Arius İskenderiye’de yerleştiği için oradaki Musevi öğretilerinden etkilenmiş olabilir. Mesela Yahudi Ebionit Mezhebinin öğretilerinden etkilenmiş olabilir. Aynı zamanda Ariancılığın ulu Tanrısı Batıda geniş kabul gördü. Hıristiyanlık artan oranda laik (seküler) dünyevi güç elde ederken, böylesi bir Tanrı da halk için artan oranda çekici olmaya başladı. Krallar ve otorite sahipleri, böyle bir Tanrı’yı şehitliğe ve dünyevi işlerle kontak kurmaktan sakınan, tepki göstermeyen, pasif, uysal bir ilah olarak seve seve sunabileceklerdi. Ariancılık (Aryanizm) 325 yılındaki İznik konsilinde mahkûm edilmesine rağmen, Konstantin özellikle yaşamının sonunda devamlı Ariancılığa karşı hoşgörülü olmuştu. Sf. 462, 463

Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 462, 463) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın