Devletçiliği savunan kadroculardan Yakup Kadri Karaosmanoğlu devletçilik uygulamasını şöyle anlatıyor:
“Fakat bu iktisadi ve sınai gelişme hareketimiz öylesine “irrational”, öylesine başıbozuk bir tarzda kalmış ve araya işten anlamaz ya da kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmez komisyoncu, anaforu bir takım tufeyli unsurların karışımıyla kurulan fabrikalar, yapılan tesisler o kadar pahalıya mal olmuştu ki, uzun bir süre, millet bunların yalnız yükünü hissetmekle kalmıştır. Bu şarkvari iş ve teşebbüs hareketleri böyle alıp yürürken, öte yandan halk ise ne şekerin tadını tadabilmekte, ne de sırtını bir yünlü kumaş parçasıyla örtebilmekte idi” s. 114
Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – s. 114) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın