Melikşah bu olay üzerine vezirine gönderdiği mektupta, “Sen benim devletimi ve memleketimi istila eyledin, evlatlarına ve damatlarına verdin. Bunlar benim adamlarıma saygı göstermiyor, halka zulüm yapıyorlar; sen de bunları tedip etmiyorsun. İster misin ki vezirlik divitini elinden ve sarığını başından alayım ve halkı tahakkümünüzden kurtarayım?” diyerek ağır bir hitap kullanmıştır. Fakat Nizamü’l-Mülk de cevap vermekte gecikmemiş ve, “Devlete ortak olduğumu henüz bilmiyorsun? Bu vezirlik diviti ile sarık senin tacın ile o derece bağlıdır ki, diviti aldıktan sonra taç da kalmaz gider!” diyerek o da Melikşah’ı bir nevi tehdit etmiştir. Şu halde denebilir ki, Melikşah için Nizamü’l-Mülk hemen hemen bütün ömrü boyunca siyaseten kendisine galebe çalarsa rüştünü ispat edecek bir “mesele” olarak kalmış, öte yandan saray içi bütün entrikalara rağmen Melikşah Nizamü’l- Mülk’ü görevden almaya hiçbir vakit cüret edememiştir. s. X
Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. X) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın