(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;)
Yeryüzünde makbul ve dosdoğru yolda ilerleyen, Allah’ın rahmetinin ikisi üzerine olası Hanefî ve Şafiî diye iki mezhep vardır. Geri kalanlar beyhude ve sapkınlık, şek (şüphe) ve gümandan (zannetmekten) ibarettir. Sultan şehîd Alparslan (Allah burhanını aydınlatsın) mezhebine tam manasıyla şiddetli bir şekilde öylesine bağlıydı ki, “Heyhat! Şu vezirimin mezhebi Şafiî olmayaydı çok daha mütehakkim ve azametli olurdu.” demeyi diline pelesenk eylemişti. Şafiî mezhebini bile ayıplamaya varan mezhebindeki bu katı tutumundan korkup kaygılanmaktaydım. s. 135
Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. 135) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın