Fatih, 4 bin Sırp’ı aileleriyle birlikte İstanbul’a getirir, şehre bağlı çevreleri tutsaklarla şenlendirir. Bir kısım vergi dışında tuttuğu Yahudileri İstanbul’a getirir. Rabbin’e sahip olma izni verilir. Yahudiler için Osmanlı İmparatorluğu gettosuz ve pogromsuz yeryüzü cenneti haline gelir. Mülklerini istedikleri gibi kullanabilmekte, istedikleri gibi giyinebilmektedirler. İstanbul’un fethinden sonra Yahudiler Balat semtinde ayakta kalabilen tek gruptur. Barkan’a göre nüfus 40 bin, 1453’te 30 ila 50 bin, 1478’de 97 bin 956’ya ulaşır. 9.517 hane Müslüman, 5.162 hane Hıristiyan, 1.667 hane Yahudi’dir.
1477’de İstanbul’da: 9.753 Türk, 31 Müslüman Çingene, İstanbul ve Galata’da 3.743 Rum, 818 Ermeni (384’ü Karamanlı), 1.647 Yahudi ve 382 Frenk evi vardır. Nüfus 60-70 bin hesaplanır. 1478 sayımına göre 8 bin 951 İslam hanesine karşı 3 bin 151 Hıristiyan Rum, Galata’da 535 Müslüman haneye karşı 592 Hıristiyan Rum vardır. Oysa fetih esnasında en fazla 50 bin tahmin edilen İstanbul’un Rum halkı hemen hemen tamamıyla dağılmıştır. Sf. 111
Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın