Dersimliler aynı zamanda güneşe, aya, çeşitli parlak yıldızlara (gezegenler), şafağa, günbatımına, havanın çeşitli durumlarına, her birine birer anlam yükleyerek huşuyla taparlar. Aynı şekilde ateşe, suya, toprağa, taşa, oduna, bitkiye, ağaca vs. de inanır, tapınırlar. Sf. 125
Kuraklık yıllarında, yeni ölmüş birinin kafasını (ölü yakınlarından gizli) keserler ve götürüp nehrin veya gölün kıyısına gömerler ki yağmur yağsın. Eğer haddinden fazla yağmur yağarsa, dursun diye, khaçergatı yağmurun altına bırakırlar. Sf. 126, 127
Gökyüzünde kuyruklu bir yıldız gözüktüğünde Tanrı’dan bir bela geleceğinin işaretidir. Bir yıldız kaydığında ise birinin öldüğünün işaretidir; çünkü herkesin bir yıldızı vardır gökyüzünde; hayatının ışığıdır o, sönüverir birden.
Eğer hatmi çiçeği kapanırsa dolu yağar. Sf. 127
Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 125 ile 127) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın