Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kuyucu Murat Paşa, I. Ahmet’in saltanat döneminde sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Celali isyanlarını bastırmada başvurduğu sert yöntemler ve asileri kuyulara doldurarak diri diri gömmesi nedeniyle Kuyucu sıfatı ile tarihe geçmiştir. Çeşitli kaynaklara göre, Anadolu Türk halkından yaklaşık 50-150 bin kişiyi öldürttüğü tahmini yürütülmüştür. Sf. 101

Celali bahanesiyle yoksul Anadolu köylüsünün kitleler halinde katledilmesine Ermeni Rahip Kemahlı Grigor’un 1595-1640 yılları arasını kapsayan kronolojisinde de değinilmektedir. Ermeni rahip de Kuyucu Murat Paşa’dan övgüyle söz etmekle birlikte, katledilen köylülerden oluşan tepeleri de yazmaktadır: “Görenlerin bize bizzat anlattıklarına göre Murat Paşa bütün konakladığı yerlerde önceden kuyular kazdırır ve bütün Celâlileri, muzır adamları öldürüp bu kuyulara attırır, oraya indirilen birkaç adam da atılanları istif ederdi. Vakadan dört sene sonra kış mevsiminde oradan geçerken ev büyüklüğünde olan kuyuları görmüştük. Birkaç tanesi çökmüş olduğundan odun, toprakla kapatılmıştı. İşte böylelikle ortadan kaldırılan melunlar duman gibi yok olarak Allah’ın şanından mahrum kaldılar.” Bu şekilde Canbolatoğlu’yla olan karşılaşmasından sonra 26 bin kişinin başını kestirerek tepe yaptığı iddia edilir. Sf. 103

Naima, Kuyucu Murat’ın çocuk öldürmesine tanık oluşunu şu şekilde anlatmaktadır; “Bir gün pişgah-ı otakta (otağın üstünde) iskemle üzerinde oturup harf olunan (kazılan) bi’re (kuyuya) gelen adamları katlettirip doldurmakla meşgul idi. O sırada gördü, halk verasında (arkasında) bir atlı sipahi, bir sabiyi (çocuğu) kenduye redif edip (ardından getirme) geçup gide. Paşa emreyledi varıp sabiyi at arkasından indirip huzuruna götürdüler. Oğlancığa:

– Sen ne yerdensin? Celali arasına neden düştün? Dedikte, Sabi doğru söyleyip,

– Falan diyardanım, kıtlık sebebinden babam beni alıp bunlara katıldı. Boğazımız tokluğuna yanlarınca gezerdik, dedi.

– Baban ne idi? deyu sorıcak

– Şeştar çalardı ve anınla doyunurdu.

Vezir-i Azam Murad Paşa başını sallayarak acı acı güldü.

Hay, Celâlileri şevke götürürdü, deyup, çocuğun katline işaret etti, işaret üzerine çocuğu cellatlara verdiler. Fakat cellatlar;

– Bu sabi masumu nice öldürelim, deyu çekilip her biri bir tarafa gidip göz yumdu. Murad Paşa emrinin neden geciktiğini sordukta, cellatların çocuğu merhamet edip istinkâf ettiklerini bildirdiklerinde, Paşa:

– Yeniçerilerden birisi öldürsün, deyu buyurdu. Yeniçeri dilaverlerine teklif olduklarından onlar dahi, sabiye bakıp;

– Biz cellat mıyız? Cellatlar bile merhamet etti. Vezir kendi iç oğlanlarına emretti ki sabiyi öldüreler. Onlar da huzurundan dağılıp kabul etmediklerinden oğlancık meydanda kalıp onu öldürecek adam bulunmadıkta, ihtiyar vezir arkasından kürkünü bırakıp ve kalkıp sabiyi kendi eliyle alıp, kuyunun kenarına getürüp başını vurup boğazını sıkıp helak ve kendi eliyle kuyuya inkaa etti.”

İsmail Hakkı Danişmend ise hakkında şu ifadeleri kullanmaktadır: “Anadolu Türk’ünün ebediyen lanetle anacağı Kuyucu Murat ihtiyarlığından dolayı ‘Koca’ lakabıyla da tanınan 90’lık bir zalimdi. Kuyucu yalnız asilerle taraftarlarını değil, onlara her nasılsa ekmek ve su vermiş zavallılardan başka civarlarda bulunan komşularını bile kılıçtan geçirtecek derecede kana ve bilhassa Türk kanına susamış bir canavardır.” Sf. 103, 104

Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 101 ile 104 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın