Konstantin’in Mehmet’e şu cevabı geldi: “Kent’i teslim etmek ne benim iktidarımdadır ne de buna buradaki herhangi bir kimsenin gücü yeter. Hepimiz kendimizi ölüme hazırladık ve bundan da üzüntü duymayacağız.” Kent’ini ve halkını seven bir onurlu yönetici davranışı ile karşı karşıyayız.
29 Mayıs yaklaşırken surların içinden en çok “Kirye Elison” sesleri yükseliyordu; İstanbullular “Tanrım, bize acı” diye ağlıyorlardı. Barbaro, kuşatmanın son günü için “Kent’in lanetlenmiş halkı Kent’in çoktan düşmüş olduğunu hissediyordu” notunu düşmüş; doğru, son gün her yerde ve surların üzerinde sonun geldiğini haber veren çan çalıyordu. Kuşatmanın son gününde İstanbullular, “Merhamet, merhamet, tanrım, Konstantin’in memleketine Cennet’ten yardım gönder, yardım gönder de bu memleketi dinsizler yönetmesinler!” sözleriyle hem dua ediyorlar ve hem de inliyorlardı. Sf. 407
Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 407) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın