Birçok siyaset teorisinin temeli olan Aristoteles’in Politika’sından başladım.
Aristoteles, bir demokrasinin (kadınlar ve köleler gibi bazı önemli istisnalarla) tamamen katılımcı olması ve kamu yararını amaçlaması gerektiğini varsayıyordu. Bunun elde edilmesi için demokrasinin herkese görece eşitlik, “orta karar ve yeterli mülkiyet” ve “kalıcı refah” sağlaması gerekiyor.
Diğer bir deyişle Aristoteles, aşırı zenginlik ve yoksulluk varken, demokrasi hakkında ciddi olarak konuşulamayacağı kanısındaydı. Sf. 274
Çok büyük zenginlikle demokrasinin yan yana var olamayacağı fikri de Tocqueville, Adam Smith, Jefferson ve başka önemli figürler de dâhil olmak üzere- Aydınlanmaya ve klasik liberalizme kadar uzanır. Doğruluğu az çok kabul edilen bir fikirdi bu. Sf. 274
Aristoteles, kusursuz bir demokraside az sayıda çok zengin insanla çok sayıda çok fakir insanın bir arada bulunması halinde, fakirlerin mülkiyeti zenginlerden almak için demokratik haklarını kullanacakları hususuna da değindi. Aristoteles öyle bir durumu adaletsiz bularak iki olası çözüm öneriyordu: fakirliği (onun tavsiye ettiği de buydu) veya demokrasiyi azaltmak. Sf. 274
Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi, 2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın