Siyasal kurumlar ile demokratik konsolidasyon (pekişme) arasındaki bağa işaret eden bir başka örnek; başkanlık demokrasisi, parlamenter demokrasiye göre daha dengesiz olabilir iddiasıdır (Linz, 1978, 1994). Bu düşünce bizim çerçevemizde karşılık buluyor çünkü yasama, yürütme ve yargı ile lobicilik, seçkinlerin radikal politika önerilerini engellemesine olanak sağlayabilir, oysa doğrudan seçilmiş bir başkanın toplumda çoğunluğun taleplerini temsili daha muhtemeldir ve bu nedenle de daha popülist olmak durumundadır. Dolayısıyla başkanlık sistemleri seçkinlerin çıkarını daha fazla tehdit eder ve bu nedenle de daha fazla darbeye neden olur. Sf. 57
Alıntı; Diktatörlük ve Demokrasinin Ekonomik Kökenleri – Daron Acemoğlu ve James A. Robinson, Türkçesi; Ebru Tutu, Sevil Kurdoğlu, Ümit Tatlıcan, Çok kötü bir çeviri. (Bağlam Yayıncılık, 1. Basım Kasım 2016 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın