Boş inanca dayalı ritüellerin düzeyi, belirsizlik düzeyiyle birlikte yükselir. “Şans ve tesadüfi kaza unsurlarının, umut ile korku arasında duygusal etkileşimin geniş ve kapsamlı bir alan bulduğu durumlarda büyüyü görürüz,” diye açıklar Malinovvski. “Uğraşın kesin ve güvenilir olduğu, rasyonel yöntemlerle ve teknolojik süreçlerle sıkıca denetlendiği durumlarda büyü görmeyiz. Dahası, tehlike unsurunun bariz olduğu durumlarda büyüyle karşılaşırız.”
Sporcular, en başta da beyzbol oyuncuları arasındaki boş inançlara ilişkin benzer bir gözlemim var. Top tutucu konumundayken yüzde 90’ı aşan bir oranda başarılı oldukları için, boş inanca dayalı ritüelleri hemen hiç sergilemezler; ama ellerini, sopayı aldıklarında ve on atışın en az yedisinde başarısızlığa uğramaları kesin olan kaleye yöneldiklerinde, birdenbire belirsizlikle başa çıkmak için her türlü garip ritüel davranışına başvuran büyüsel düşünmeli insanlara dönüşürler. Sf. 104
Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 104) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın