Sevi, Tapınağın Yıkılışı’nın yıldönümü olan 1626’da Küçük Asya’daki İzmir’de varlıklı bir Sefardik ailede dünyaya geldi. Büyürken, bugün belki de manik depresif tanısını koyabileceğimiz garip eğilimler geliştirdi. Ailesinden ayrılıp inzivaya çekildiğinde, derin keder dönemleri geçirir oldu. Bunları esrikliğe yakın bir sevinç izliyordu. Bu “manik” dönemler sırasında, bilerek ve hayret verici bir biçimde Musa Yasası’nı çiğnedi: Herkesin önünde yasak yiyeceklerden yedi, kutsal Tanrı Adı’nı ağzına aldı ve özel bir vahiyle böyle yapmasının bildirildiğini iddia etti. Kendisinin çoktandır beklenen Mesih olduğuna inanmıştı. Sonunda hahamlar buna daha fazla dayanamadılar ve 1656’da Sabetay’ı kentten sürdüler. Osmanlı İmparatorluğu’nun Yahudi toplulukları arasında gezer oldu. İstanbul’daki manik bir konuşması sırasında, Tevrat’ın kaldırıldığını bildirdi, yüksek sesle ağlayarak şöyle dedi: “Yasakları kaldıran, Kutsanmış Tanrımız Efendimiz Sensin!” 1648’de Polonya’daki kanlı Yahudi kıyımından kaçmış, artık fahişe olarak yaşamını sürdüren bir kadınla Kahire’de evlenmesi skandala neden oldu. 1662’de Sabetay, Kudüs’e gitmek için yola koyuldu: Bu sıralarda kasvetli bir hali vardı ve cinlerin kendisini ele geçirmiş olduklarına inanıyordu. Filistin’de Nathan adında bilgili, cinleri kovmakta usta genç bir haham olduğunu duydu ve Gazze’deki evini bulmak üzere yola çıktı. Sf. 466
Başta Sabetay bunların hiçbirini düşünmüyordu ama Nathan’ın belagati sonunda onu inandırdı. 31 Mayıs 1665’te, aniden manik bir hazza tutuldu ve Nathan’ın cesaretlendirmesiyle, Mesihlik görevini bildirdi. Sf. 466
Natan, Osmanlı İmparatorluğu’nun kentlerine olduğu gibi İtalya, Hollanda, Almanya ve Polonya’daki Yahudi cemaatlerine de iyi haberleri mektupla bildirdi ve Mesih’e ilişkin heyecan tüm Yahudi dünyasında söndürülmesi olanaksız bir yangın gibi yayıldı. Zulüm ve sürgünle geçen asırlar Avrupa Yahudilerini ana görüşten yalıtmıştı ve olayların bu sağlıksız gidişi çoğunu, dünyanın geleceğinin yalnızca Yahudilere bağlı olduğuna inanmaya koşullandırdı. Sefardimler, İspanyaya sürülmüş Yahudilerin torunları, Luriancı Kabbala’dan etkilenmişlerdi ve çoğu Dünyanın Sonu’nun yakın olduğuna inanır olmuştu. Tüm bunlar Sabetay Sevi kültüne yaradı. Yahudilik tarihi boyunca, birçok Mesihlik iddiası olmuş ama hiçbiri böylesine yoğun destek görmemişti. Sabetay hakkında kuşkuları olan Yahudilerin bunları açıkça söylemeleri tehlikeli hale gelmişti. Sf. 467
Bütün işler durdu; Türkiye Yahudileri uğursuzca şabat günü dualarından Sultan’ın adını çıkarıp yerine Sabetay’ı koydular. Sonunda, Sabetay 1666’nın ocak ayında İstanbul’a vardığında, asi olarak tutuklandı ve Gelibolu’da hapsedildi. Sf. 467
Asırlarca süren zulüm, sürgün ve aşağılamadan sonra, umut vardı. Tüm dünyada, Yahudiler içsel bir özgürlüğü ve kurtuluşu tattılar. Sf. 467
Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 466, 467) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın