19. yüzyılda, batılı Hıristiyan devletlerin Osmanlı toprakları üzerindeki misyonerlik faaliyetleri artınca, Aleviler de ister istemez ilgi duyulan başlıca kesimlerden biri haline geldiler. Özellikle de bu yüzyılın ikinci yarısında, birçok batılı görevli ya da araştırmacının, Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları Kürdistan’ın kuzey-batı yörelerine geziler düzenlediklerini görmekteyiz.
Söz konusu gezginci misyonerler, sadece gezip görmekle kalmadılar elbet. Onlar, gördüklerini mektuplar ya da raporlar halinde gerekli yerlere sundular. Arşivlerinde saklı tutulan bu tür rapor ve mektupların önemlice bir bölümü, bugün artık elimizin altındalar.
Bu raporlar incelendiğinde, öne çıkan ana temalardan birinin Alevilerin Müslüman olmadıklarına ya da şeklen Müslüman olduklarına dair tespitler olduğu görülür.
Yine Alevilikle Hıristiyanlığın birbirlerine yakınlıkları da bu belgelerde sıkça dile getirilmektedir. Hatta Dersimli Alevilerin en azından bir bölümünün Hıristiyan olduklarına, onların İncil’e ve İsa’ya inandıklarına ilişkin bilgiler içerenleri de var. Sf. 215
Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın