Ali Çavuş hemen Halit Efendi’den konyakları almak üzere aşağıya indi. Bir anda dondu kaldı. Portakal yoktu. Halit Efendi portakalı pahalı olduğu ve parası çıkışmadığı için alamamıştı. Bir anda ne yapacağını şaşırdı. Konyakları portakalsız götürse, Paşa’nın bu durumdan hoşlanmayacağını düşündü. Bu durumdan paşayı haberdar etmeliydi. İçeriye girip usulca yanına yaklaştı ve kulağına eğilerek, “Paşam, portakalı bulamadıkları için alamamışlar” dedi. Paşa bir anda hiddetlendi. Birden ensesindeki tüylerle, kaşları mızrak gibi dikilmişti.
“Mendebur, Mustafa Kemal ben değilim. Mustafa Kemal sensin. Ne istersen öyle yaparsın…”
Ali Çavuş fena halde bozulmuştu. Çünkü Ata’nın en sinirli anında en ağır sözünün “mendebur” olduğunu biliyordu. Sf. 104
Alıntı; Ali Çavuş (Mustafa Kemal’in Canyoldaşı) – Zeynel Lüle, (Doğan Kitap, 1. Baskı 2008, Sf. 104) kitabından birebir alınmıştır.
Bir Cevap Yazın