Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Öte yandan “kapitalizmin Kâbe’si” ABD’de 36 milyon Amerikalı parasızlıktan sokaklarda yatıyor. Ama mortgage krizi nedeniyle de 36 milyon ev boş duruyor! Sf. 114 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyada en fazla sayıda tıp fakültesi ve hekime sahip Hindistan’daki sağlık adaletsizliği neoliberalizmin gerçek yüzüydü! Küresel şirketlerin ilaç ürettirdiği Hindistan’da, nüfusun üçte ikisi ilaca erişememektedir. l950’lerden beri komünistlerin yönetimde olduğu Kerala eyaletinde kamucu sağlık politikaları sonucu durum oldukça farklı, örneğin, Hindistan genelinde bebek ölüm hızı binde 40 iken, Kerala eyaletinde binde 12’ye kadar indirildi. Ortalama…

  • Martin Luther King dedi ki: “Tüm eşitsizlik biçimleri içinde, sağlıkta adaletsizlik en şoke edici ve insanlık dışıdır.” Sf. 89 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rahmetli Uğur Mumcu’yu anımsatmalıyım: Prof. Doğramacı’nın 1952 yılında yazdığı Annenin Kitabı adlı kitabının intihal olduğunu 1981 yılında Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde satır satır ortaya çıkardı. Kitap, ABD’li Dr. Benjamin Spock’ın 1946 yılında çıkan Bebek ve Çocuk Bakımı (Baby and Child Care) eserinden kaynak gösterilmeden çalınmıştı! Sf. 79 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı…

  • Romalı filozof Çiçero ne dedi: ”Eski zamanlarda ne yapıldığını bilmemek, her zaman çocuk kalmaktır.” Sf. 48 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • C. F. Samuel Hahnemann (1755-1843) Deneysel farmakolojinin babası olarak adlandırılan bu Alman tıp adamı homeopatinin kurucusuydu. Sf. 40 Ve “alternatif tıp” ekolü yarattı: Bu, “benzer benzeri tedavi eder” anlayışıydı: “Bir insanı hasta eden onu iyileştirir de!” Yani, aşıda uygulanan sistemdi! Aslında, “benzerlerin yasası” daha önce Hipokrat ve Paracelsus tarafından tanımlandı. Mayalılar Çinliler Yunanlılar ve Amerikan…

  • Naturopati, bedenin kendini iyileştirme yeteneği olduğunu ileri sürer; hastalık belirtilerinin bedenin kendini düzeltme girişimi olduğunu ve hastalanmaması gerektiğini söyler. Tedavi daha kötü bir zarar vermemelidir ve hastalığa göre değil de kişiye göre düzenlenmelidir. Alman rahip Sebastian Kneipp (1821-1897) “modern naturopati”nin temel kuramlarım ortaya koydu. “Hidroterapi” (kaplıcalar gibi su), “fitoterapi” (botanik ilaçlar), “egzersiz” ve tam tahıllar…

  • Teoloji, her dönemde “Procuste”ün yatağı olmuştur. Bu haydut, bu yatağa yabancıları yatırırdı; ayakları yataktan uzun olursa keserdi. Üzerine yatmak zorunda bıraktığı kimsenin ayakları yataktan kısa olursa, atlarla çektirerek ayaklarını uzatırdı. Sf. 396, 397 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 396, 397) kitabından birebir…

  • “Shakespeare”, “Hamlet” faciasında, kahramanlarından birine, yaklaşık, şu öğüdü verdirir: “Tanrı’ya yemin ederek sözünü doğrulamak isteyen kimseye güvenme; sözünü yerine getireceğine Tanrı’yı tanık gösteren, bu tanıklıktan çekinecek kadar onur ve namus sahibi değildir!” Koca bile! Sf. 379 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 379)…

  • Mme Roland siyasetgâha, yani kafası yere düşürülmek üzere “giyotin’e götürülürken, “O Liberte que de crimes out ete conmis â ton nom”, yani, “Ey özgürlük! Senin adına ne kadar cinayet işlendi!” diye bağırmıştı. Din adına işlenen cinayetler ise, özgürlük adına işlenen cinayetlerden yüz binlerce kez çoktur. Engizisyon başkanı Torquemada’nın diri diri ateşe attırıp yaktığı insanların sayısı…

  • Tercüman Ahmet Cevdet’in dipnotu; Ünlü şaki Çakırcalı, çok mümin ve sofuydu. Yolcuları, köyleri her soydukça ve soyulanlardan direnenleri her katlettikçe, hep yanında bulunan imamının arkasında avanesiyle birlikte namaz kılar ve işlediği cinayetlerin affını Tanrı’dan sağladığına tümüyle inanmış ve rahatlamış olarak, lanetli sanatına devam ederdi. Bizim edebiyatı müceddidimiz Şinasi Efendi de, “Nuri rahmet neye güldürmeye ruhi…

  • Tereddütsüz bir adama tapınan ya da ekanimi selasenin anlaşılması mümkün olmayan sırrına kesin bir olgunlukla inanan Protestan Hıristiyan, Katolik Hristiyan’la alay eder. Çünkü bu “Katolik” fazla olarak kutsal ekmeğin ve şarabın şaşırtıcı bir şekilde Hz. İsa’nın kanına ve etine dönüşmesine (transsubstantition) de inanır. Protestan, Katoliğe, “deli, kâfir, putperest” der. Çünkü Katolik, içinde, evrenin yaratıcısını gördüğünü…

  • Madde ve Kuvvetin (Kraft und Stoff) yazan Louis Büchner’in Fransızcaya Dr. Cb. Letourneau tarafından La vie Psychipue des betes yani “Hayvanların ruhsal hayatı” adıyla çevrilmiş olan nefis ve çok cazip kitabının karıncaların ve arıların hayatı, akli ve toplumsal durumlarına ayrılan uzun ve çok tatlı bölümlerini okuyun. Büyük “Shakespeare de V. Henry” adlı tarihi dramında “Cantobery”…

  • Dr. Abdullah Cevdet’in önsözünden; “Sağduyu kutsal bir isyandır ve bunu gönüllerde gezdirmek aşkının ateşi hiçbir zaman söndürülemeyecektir. Promete, Kafkas dağlarında değil gönül dağlarındadır ve zincirlerini kırmıştır. Mabudumuz erdemdir. Erdemin yaratılması ise hürriyetsiz mümkün değildir. Hürriyetlerin en önemlisi ve kutsalı, fikir ve vicdan hürriyetidir. Bu çevirinin konusu, bir bağlılık ve ibadettir.                                                                                Doktor Abdullah Cevdet” Sf.…

  • Zihni Yılmaz, düşüncesi, okuduklarıyla, olaylarla ve kırsal alandaki kitlelerin tecrübeleriyle biçimlenen materyalist, ateist, eşitlikçi ve ütopyacı komünist Meslier’nin, 1919’da, genç Sovyetler Birliğinin başkenti Moskova’da bilimsel sosyalizmin öncülerinden biri olarak tespit edildiğini belirtiyor. Sf. 47, 48   Dr. Abdullah Cevdet’in ve dolayısıyla yazarın üslubuna dokun­madık. Bu üslubu yadırgayanlar, hatta kaba bulanlar olabilir. Voltaire şöyle diyor: “Bu kitabın…

  • Doktor Abdullah Cevdet’in Aklı Selim adıyla Fransızcadan çevir­diği kitap, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları arasında 1928’de Arap, 1929’da ise Latin harfleriyle olmak üzere iki kez yayımlandı ve bası­mı İstanbul’da Devlet Matbaası’nda gerçekleştirildi. Dr. Abdullah Cevdet, eski harflerle olan ilk basımın bir örneği­ni, Gazi Mustafa Kemal’e 29 Aralık 1928’de eliyle yazdığı şu ithafla sunmuş: “En büyük acizden…

  • Bu kitaptaki karşılığı: “…vatandaşlarına yaptıkları kötülükten dolayı ceza­landırıldıkları ya da hor görüldükleri ve bunlara yaptıkları iyilikten dolayı da son derece hak ve adalete uygun olarak ödüllendirildikten zaman, in­sanlar iyi olacaklardır.” Sf. 37 Bu kitaptaki karşılığı: “…böyle bir gücü, kişisel özelliklerine bakarak bazı insanlara vermesi, inanılır bir şey midir? Mucizeler, Tanrı’nın şerefini yük­seltmek, dinin kökeninin Tanrısal…

  • Aklı Selim’in 1928’de Arap harfleriyle yapılan ilk basımının, Mustafa Kemal Atatürk’e sunulan nüshasının ithaf sayfası: “En büyük acizden en büyük iktidara.” Dr. Abdullah Cevdet 1912’de İstanbul’da yazdığı şu dörtlüğü de el yazısıyla eklemiş: “Ölen tayyûr-i hayalâta muntazır-ı ianem Yanar tebessümü bir gülistan-ı lanettir Bu maneviyyat-ı meçhûle-i yetimânem Okunmadan yakılan nâme-i muhabbettir”. Kitabın orijinali Çankaya Kitaplığı’nda…

  • Ey Mastarların, Hazarların, Gölcüklerin, Muratların ülkesi Elazığ, ey bağlarında tat, dağlarında buzlu sular kaynayan yeşil Uluovaların evlatları, ey Tunceli ve Bingöl’ün göklerle yarışan çetin dağları, bağrını bin bir haşeratın kemirdiği boynu bükük ormanları, ey dar zümrüt vadilerin çileli yiğit çobanları ve mert insanları, hepinize gönül dolusu selam, sevgi ve saygılar… Ey saadetinize sevinç, dertlerinize gözyaşı…

  • Ahmet Emin Yalman anlatıyor; Sıdıka Avar’ın mukavemete, hatta karşılaştığı düşmanca hareketlere karşı pek garip bir silahı da vardır. Bunu kendisi şöyle anlatır: -Velihaki Köyü’nün ağası bana şu nasihati verdi: “Gittiğin yerde bir düşmanlık görürsen hemen sofralarına otur ve yemeklerini ye… iş değişir, düşmanlık ortadan kalkar. Daha şiddetli, daha düşmanca hareketle karşılaşırsan “Bu gece burada misafir…