Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Hüseyin Kaya o anları şöyle anlattı: “Ama birden silah sesleriyle irkilmeye başladık, kaçışmalar başladı, mermiler o kadar şiddetliydi ki çocukları havada uçuruyordu ve benim o anda Allah inancım kayboldu diyebilirim. Allah varsa bu vahşet karşısında kendisini göstermesi gerekiyordu diye düşündüm ve uzun bir süre o inançla yaşadım.” Sf. 281 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci…

  • Kework Gregoryan (Mehmet Balcı) Anlatıyor; Şimdi biraz önce Ermeni şeysinde; inadını söyledik ya, ben dedim sana, “kırk sene ben kız kardeşimle konuşmadım.” Ya! Ermeni inadı böyle… Sf. 257 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları,  1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 257) kitabından birebir alınmıştır.

  • M. Kirmitçiyan anlatıyor; “Sana söz veriyorum, memleketteki mülklerimizi satalım, tüm ayrıntılarıyla konuşacağım. Bırak konuşmayı, haykıracağım. Sen de yayınla, dünya duysun. Korkuyoruz, korkuyorum. Bak, Paris’te bile evin kapısına gerçek adımı yazmadım, biliyor musun? Korkudan, insan kaçacak yer arıyor…” Sf. 147 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları,  1. Basım, Şubat 2016…

  • Kadriye Aydın Hışman, Zıverta Zartar Kiremitçiyan’ın Kızı; “Bütün Tunceli annemin Ermeni olduğunu biliyordu. Annem Ermeni ve Alevi dinini birlikte götürüyordu. İki dine de saygısı vardı ve biz de saygı duyarız.” Sf. 109 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları,  1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • 38 Tertelesi’nde sağ kalan bir tanığın şu anlatımı son derece çarpıcıdır: “Köyümüzde yaklaşık, on hane Ermeni komşumuz vardı. Bizi toplayıp katletmeye götürdüklerinde onları bizden ayırıp bir dereye götürdüler. Büyüklerimiz onları neden ayırdıklarını sordular. Yüzbaşı ‘Gâvur kanı Müslüman kanına karışmasın’ dedi. Sonra onları da, bizi de kırdılar ” Sf. 17 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci…

  • “Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz. Ayrıştırmak isteyenlere karşı birleşeceğiz. Zamanın ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler.” Sf. 251 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 251) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Sırrı’nın sözünü keserek yeniden araya girdi) “Vatandaşlık maddesini sana yazdırıyorum: “Özgür iradesiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlılığını ifade eden her birey Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.” Sf. 242 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ben nasıl bu işe girdim, (Demirtaş’a dönerek) son bölümde sizinle ilgili de değineceğim. (Gülerek) Tabii siz de bana Osman-Botan gibi mi yaparsınız; ama ben tedbirliyim. Önderlik iddianız varsa ki isteğiniz, hevesiniz var, o halde donanımlı olmalısınız. Toplumsal sorunlara çözümler bulmalısınız. Çocuklarınızı seviyorsunuz tamam ama onları böyle tehlikelere açık halde bırakarak nasıl sahip çıkarsınız.” Sf. 213…

  • “Bakın, Ermeni meselesinde Talat Paşa ile iki Ermeni milletvekili bir gece önce sabaha kadar eğlenceli bir gece düzenleyip beraber oturuyorlar ama sabah tıpkı sizin KCK operasyonlarına benzer tutuklamalar başlıyor. Tarih 24 Nisan’dır, sizinki de 14 Nisan, burada bile benzerlik var. Ermenilerden 2000 kişiyi alıyorlar, sizde 10 bin kişi alındı.” Sf.204 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından…

  • “Devlete de güvenmeyin, devlet nedir, ben devleti yeniden inşa ediyorum. Kürtleri de devlete yerleştiriyorum. Devleti Kürtleştirip, Kürtleri de devletleştiriyorum. Bu 10 tane sahte Kürt devletinden daha iyi bir şeydir. Ama bunun için kendinizi hazırlayın, yetkinleştirin.” Sf. 99 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf.…

  • Protein açısından eksik olsalar da Bena Benalılar tavukların dışkı yediğine inandıkları için ne tavuk ne de tavuk yumurtası yerdi. Lâkin favori besinleri olan domuzlar zaten dışkı yiyordu. Sf. 85 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 –…

  • Cesaret ve agresiflik eğilimli genlere sahip bireylerin zürriyeti, genleri pasif ve çekingen olanlara kıyasla daha fazla olacağı söylenir. Sf.63 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi ayrıdır ve anlatıyor: Koluyla işaret ederek, “bunlar kuluçka makinaları” dedi. Yalıtılmış bir kapıyı açıp raflar dolusu deney tüpünü gösterdi. “Bu hafta kullanılacak yumurtalar. Kan sıcaklığında bekletiliyorlar; erkek gametlerse” dedi ve başka bir kapıyı açtı. “Otuz yedi yerine otuz beş derecede bekletilmek zorundalar. Tam kan sıcaklığı kısırlaştırır. Termojene sarılı koçlar kuzu doğurtmaz.”…

  • Din eleştirisi her türlü eleştirinin temelidir. Sf. 365 Din: İnsan Olamamış/İnsanlıktan Çıkmış Olanın Öz-Bilinci’dir. Sf. 365 Allah: insanın Belirsiz ve Bozulmuş imajı. (Engels, Collected Works 3, p. 465) İnsanın kendi özü, tasavvur edilebilecek herhangi bir Tanrının hayali özünden çok daha harika ve yücedir; Tanrı dediğimiz, eninde sonunda yalnızca insanın kendisinin belirsiz ve bozulmuş bir imgesidir.…

  • Dünya yükseliyordu, her şey iyi gidiyordu, çok yüksekteydik ve ancak bir eksiğimiz vardı, bir “Nobel” ödülümüz yoktu ve hep birlikte Yaşar Kemal’i Cambridge’e göndermiştik. İngilizce öğrene­cekti, ödülü mutlak alacaktı, İngilizcesi de olsun istiyorduk. Open house’da bazen bu konu da açılıyordu; Yaşar Kemal giderken ne bi­liyorsa işte “aynen öyle” dönmüştü; sorduğumuzda, “kabahat öğret­mende” diyordu, “ben ona…

  • Son toplantıyı, Köşk’ün karşısında, komite üyeleri için inşa edilmiş evlere nerede ise bitişik, geniş bir evde yapmak istiyordum. Son anda anahtarı alamadım, bir terslik olmuştu. Toplantıyı başka bir yerde yaparken, Aziz Bey ile yan yana oturuyorduk, “Aziz Bey, canım sıkıldı, tarihi bir yerde yapacaktık…” dediğimi hatırlıyorum. Aziz Bey, bazen mizah da yapıyor, yüksek sesle, “üzme…

  • Akif de, en başta şapkadan kaçtı, dönmedi, gelip öldürülmedi, Kahire’ye sığındı, hastalıktan ölüm teşhisi konunca geldi ve cenazesine, Cumhuriyet’ten bir bekçi dahi katılmadı, kısa hikâyesi budur. Kemalist Cumhuriyet Akif i ne şair ne de adam sayıyordu; asıl adı “Ragif’, bir şapka ve Kemalizm kaçkınıdır. Refik Halit Karay’ın yakın akrabası olduğu da kitaplarımda vardır. Karaim ya…

  • Üç, benim tanıdığım Öcalan, dindar değildi, Aleviliği çok konuşurduk. Üzüm üzüme baka baka kararır, Öcalan akepe’den yobazizm kaptı, not etmiştim. Dört, bu zamanda dahi, Murat Karayılan, “biz Zerdüşt’üz” diyordu ve Avesta’yı kutsal kitap kabul ettiklerine dair işaretlere rastlıyoruz. Beş, yobazizm’den çözülürlerse, laik Türkizm ile birliktedirler, başka yol göremiyorum. Sf. 273   Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış…

  • Aydınoğlularının ilerleyişi oldukça cezbediciydi. 1310’da önce Müslüman İzmir’ini daha sonra Selçuk, Tire, Sultan Hisarı gibi yerleşim yerlerini, 1326 yılında ise Gavur İzmir’i denilen İzmir’in sahil kesimini ele geçirmişti. Sf. 253 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 253) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gibbons’ın Bitinya’daki yeni oluşuma ve Osmanlıya ilişkin tezi Türk tarihçilerinin tam tersi olmakla şöyleydi: “… bir medeniyeti tahrip eden bir Asyalı ırkın coşkun istilası mevzu-u bahis değildir. Belki, bizim meşgul olduğumuz yeni bir ırkın doğduğu yerde mevcut unsurların kaynaşmasından müteşekkil bir ırkın tarihidir.” Gibbons Osmanlı’yı tek başına Asyalı göçebelerden müteşekkil bir kitle olarak görmüyordu; Gibbons’ın…