Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Harun Karadeniz; “Aynı yıl Giresun Parkı’nda parasız bölümdeydik. Vali, parka açık lokantanın önünde hasır bir koltukta oturuyordu. Bir anda bağrışarak kalabalık bir köylü kadınlar grubu parka girdi ve valiye saldırdılar: “Açız” diyorlardı. Çünkü fırınlar onlara ekmek satmıyordu. Köylülere ekmek karnesi verilmiyordu. Sanıyorum birkaç gün sonra idi, bir köylü açlıktan vilayet konağı önündeki uçuruma atlayarak intihar…

  • Hitler ne kadar Sosyalist idi ise de, Özal da o kadar Liberaldir; keşke liberal olabilseydi! s. 175 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – s. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • “…dogmacı kişi, bir varsayımı, olguları açıklayabildiği sürece elde tutacağına, varsayımına uygun olgular ister.” “Eğer yasanın hesaba katmamış olduğu bir takım yeni olgular ortaya çıkarsa, bu durumda değiştirilmesi gereken şey olgular değil, yasadır.” Aragon. Sf. 155 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 155)…

  • Ne demişti rahmetli Menderes: “Biz hiçbir zaman devlete hâkim olamadık”. Sf. 150 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 150) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şimdi Paşa’nın konuşmasının bize göre en önemli kısmını birlikte okuyalım: “Biz, eski Anayasa ile Teşkilatı Esasiye Kanunu ile bir Anayasa düzeni içinde idik. O Anayasa düzeni, Meclisten çıkacak kanunların Anayasaya uygun olması lazımdır, kaydını koymuştu. Herkes bu kayda riayet edecektir; ama Meclisten çıkan bir kanunun Anayasaya uygun olup olmadığına da gene Meclis karar verecektir. Masum…

  • Celal Bayar, “fiili durum” dediği 27 Mayıs hareketinde, “Demokrat Parti‘ye karşı düşmüş ve devlete ortak olmuş iki grup vardır” der. Bunlar ordu ve aydın gruplarıdır. Ordu ve aydını şu kısımlara ayırmaktadır: “Anayasanın karakterine bakarak bu yeni ortakları ordu ve aydın diye niteleyebiliriz. Ordu, Millî Güvenlik Kurulu ile aydın, Anayasa Mahkemesi, Üniversite, TRT, Planlama ve hatta…

  • İsmet Paşa’nın sık sık tekrarladığı bir söz vardı. Bu, Lozan Sulh Konferansında Lord Curzon tarafından Osmanlı borçları konusu tartışılırken İsmet Paşaya söylenmişti; “Siz paraya ihtiyacınız olunca nasıl olsa bize başvuracaksınız” biçiminde bir sözdü bu. Hazin değil midir ki, bu sözleri söyleyen Paşa’nın CHP’si, 1950’den önce iktidarda iken, dış krediler almaya başlayan, bazı ikili anlaşmaları yapan…

  • Günaltay diyor ki: “Bir liberal çıkıp liberalizmin esaslarını… müdafaa… edemeyecektir. Teşkilatı Esasiye Kanununa muhalif bir hareket nasıl bir cürüm ise (devletçiliğe..) muhalefet aynı şekilde cürüm sayılacaktır.” Peker ise bu hususta şunları söylüyor: “Devletçiliğin nakızı olan liberallik… lehine hiçbir faaliyet yapılamayacaktır… bugün liberalizm ya çökmüş, yahut da… can çekişmektedir… Türkiye Devletinin hayatı için liberalizm… çok zararlı…

  • İsmet İnönü şöyle diyor hatıratında: “Kafileyi durdurdum. Subayları bir kenara topladım. İçinde bulunduğumuz vaziyeti bilesiniz. Bundan başka, subay olarak da yerinizi bilmelisiniz. Padişah düşmanınızdır. Yedi düvel düşmanınızdır. Bana bakın, dedim. Kimse işitmesin millet düşmanınızdır” Sf. 101 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf.…

  • Müslümanların yönetimi altında İspanya Yahudileri zenginleşerek varlıklarını sürdürdüler. Magripli Müslümanlar, Yahudilere karşı çok merhametli davrandılar. Müslümanlar, Kurtuba, Gırnata ve Toledo gibi elde ettikleri şehirlerin yönetim birimlerini genellikle Yahudilere bıraktılar. Yahudi tüccarlar ve onların ticareti cesaretlendirildi, teşvik edildi ve başarılar elde ettiler. Yahudi ve İslam düşüncesi birlikte yeşererek birbirlerini desteklediler, içlerinde Kurtuba’nın da bulunduğu, Müslümanların İspanya’da…

  • Buna karşın İncillerde bazen İsa’ya saldırgan, militarist bir tavır gösterir. Acemice yazılan ünlü bir pasajda, İsa’nın “barış için değil savaşmak için geldiğini” söylemiştir. Luka İncilinde, İsa silahı olmayanın silah almasını islemektedir. (Luka 22: 36) ve İsa hamursuz fısıh yemeğinden sonra silahlanıp silahlanmadıklarını gözden geçirir. (Luka 22: 38). Dördüncü İncil’de Simon Petrus, İsa tutuklandığı zaman bir…

  • Bir kurbanın, ellerinden asılıyken, nefes alması imkânsızdır. Kurbanın ayakları haça sabitlenmedikçe kişinin göğsündeki basınç ortadan kalkacak ve rahatlayacaktı. Fakat can çekişmesine, şiddetli acıya rağmen, ayaklarından sabitleştirilip asılan bir adam genellikle en azından bir veya iki gün hayatta kalabilecekti. Gerçekten mağdurun, bitkinlikten, susuzluktan veya eğer çivi kullanıldıysa kan zehirlemesinden ölmesi en fazla bir hafta alacaktı. Sf.…

  • Bu olay doğru olsa bile kaçınılmaz gerçek şu ki; İsa, Roma yönetimi, Roma mahkemesi, Roma mahkûmiyeti, Roma askeri ve Roma infazının bir kurbanıydı. Bu infaz ki sadece Roma’nın düşmanlarına uygulanan bir şeydi. İsa’nın çarmıha gerilmesi Yahudiliğe karşı suçlardan değil imparatorluğa karşı işlenen suçlardan dolayıdır. Sf. 415 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal…

  • Allegorik çalışmalar birçok kişinin elde edemeyeceği ilişkileri bir tek kelimeyle açıklamaya yetecek avantaja sahiptir. Bu çeşit çalışmaları herkes elde edebilir, fakat çalışmaların içerdiği anlam seçkin bir sınıfa hitap eder. Halk kitlesi dışında gönderici ve alıcı birbirlerini anlarlar. Bazı çalışmaların açıklanamaz başarısı kullanılan kinaye sanatının kalitesinden gelmektedir. Kinaye sanatı sadece bir moda olmakla kalmayıp aynı zamanda…

  • Kısaca Nostradamus’un kehanetlerinden çoğu tümüyle keramet ve ilham olmayabilir. Kerametler, harekete başlanması için gizli mesaj, şifreler, yönergeler veya bir tür planlar olabilir. Şüphe yok ki Nostradamus’un kehanetleri tümüyle keramet olmayabilir. Kehanetlerde Tapınak Şövalyeleri, Merovenj Hanedanı ve Lorrain Sarayının tarihine gönderme vardır. Sf. 189 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael…

  • Aşağıdaki kişiler Gizli Evraklarda sırasıyla belirtilen Sion Manastırının Büyük Üstatlarıdır. Bunlara resmi olarak eski Fransızca’da ‘dümenci’ veya ‘denizci’ manasına gelen ’Nautonnier’ denirdi. Jean de Gisors                    1188-1220 Marie de Saint – Clair            1220-66 Guillaume de Gisors             1266-1307 Edouard de Bar                   1307-36 Jeanne de Bar           1336-51 Jeanne de Saint Clair          1351-66 Blanche…

  • 1209’da Kuzey Avrupa’dan 30.000 kişilik şövalyeler ve yaya askerlerden oluşan ordu kasırga gibi güneye, şimdiki Güney Fransa olarak bilinen Prienelerin kuzey-güney eteklerine, indiler. Yapılan savaşta bütün topraklar dağıtıldı, ekinler yok edildi, kasaba ve şehirler yerle bir edildi, tüm halk kılıçtan geçirildi. Bu imha hareketinin hacmi o kadar büyük, o kadar dehşetliydi ki, bu olay modern…

  • Hatırlayacaksın, Sultanahmet’te duvar yazılarım vardı; gecenin belli veya belirsiz saatlerinde aklıma ya da içime düşenleri duvara yazıyordum. Bunlardan birisi şöyle; «Ben görmeyince daha iyi görüyorum». Dün sabah aldığım notu da aktarayım: «Dizlerim tutmuyor, aklım açıldı». Her ikisinde de bir bağlantı var; teorik insan, somut’tan uzaklaştığı ölçüde gerçek’e daha çok yaklaşıyor. Sf. 57  Alıntı; Ermeni Rahiple…

  • Pişman sanıklardan Aclan Sayılgan, daha sonra, bu 167 kişinin dökümünü şöyle veriyor. «Yüksekokul mezunu 35 kişi, yüksekokul öğrencisi 29 kişi, lise mezunu 19 kişi, ortaokul mezunu 22 kişi, ilkokul mezunu 10 kişi, cahil 52 kişi»  Bu aktarmayı pişman sanık Aclan Sayılgan’dan özellikle yapıyorum; sanıkların elli ikisinin cahil olduğunu yazıyor.  Sanıkların içinde önemli ölçüde tütün işçisi…

  • 1920 yıllarında Cumhuriyet Gazetesi’ni Yunus Nadi ile birlikte kuran Zekeriya Sertel’in çıkardığı solcu Tan Gazetesi’ne 1940 yıllarında gerici sürülerin saldırılarının planlanmasında Cumhuriyet, zamanın gizli örgütleriyle işbirliği halinde çalıştı. Bunu diğer çalışmalarımda gösterdim. 1950 yıllarının sonlarında, öğrenci eylemleri nedeniyle sık sık ilişki içinde olduğum Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Bürosu’nda istihbarat şefi, 27 Mayıs sabahı gazetedeki görevine yüzbaşı…