Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ekonomi, Tekeller

  • Böylece kılıç miktarına dönüş, tımar sipahiliğinin nesiller boyunca aile mülkü halinde güçlenmesine engel olur. Esasen incelemeler tımarların elden ele büyük bir süratle devredildiğini gösteriyor. Bunlar yeniden tayin, terfi, feragat, mübadele ve mazuliyet yollarıyla gerçekleştiriliyor. Sf. 22 Sahib-i arz da dense, tımar “vazifeye bağlı maaş” niteliğindedir. Mülkün geliri değildir. Sipahinin hizmete yarar erkek evlatlarından birine veya…

  • Osmanlı yönetimine karşı 1916 “Arap İsyanı” şeklindeki romantik kavramın ki Arabistanlı Lawrence tarafından popüler hale getirilmiştir, Arap milliyetçiliği ile pek ilgisi yoktur. Bu hareket büyük ölçüde Hicaz yönetiminin miras yoluyla intikal eden yerel bir imparatorluk arayışı, şeriat hukukunu devam ettirme arzusu ve Osmanlı vergilerinden duyulan korkunun eseriydi. “İsyan”ın kendisi, imparatorluğun kaderi üzerinde stratejik açıdan önemsiz…

  • ABD, Türkiye’de haşhaş ekiminin yasaklanması için, siyasî ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında, ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500.000 kişiydi. Bugün bu rakam yirmi katını aştı… ABD’de, 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor. Bu ülkede “uyuşturucunun ticarî hacmi” 50 milyar doları geçti. Mafyanın kazancı ITT, General Motors, General Electric, Ford Motor, IBM, Chrysler, RCA gibi…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) İkta sahiplerinin, memur ve gulamların yerlerine çakılıp kalmamaları, ulaşılmaz yapılar ardına sığınmamaları ve rahatsızlık vermemeleri, halka aklı başında ve iyi muamele etmeleri ve dolayısıyla memleketin huzuru için onları iki yılda bir değiştirmelidir. s. 51 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI.…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) İkta sahibi olan kişilerin, kendilerinden tahsil etmeleri istenen mal dışında reayadan bir şey almaya hakları yoktur. s. 41 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. 41) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2015); İkta: Osmanlı ve Selçuklu…

  • a) Önceden gelen vergi olarak “aşar” vardır. Bu, ürünün 1/10 una eşit olmakla beraber hemen de tamamen mahalli kalmaktadır. Yani, “aşar”, bunu toplayan mültezim ya da askeri valinin emrinde kalmakta, merkezi hükümete gitmemektedir. Bu vergi ancak on dokuzuncu yüzyıl sonlarında merkeze gelmeye başlamıştır. b) 1858’de toprak vergisi konmuştur. Yapılan toprak değerlendirilmesine göre düşük oranda bir…

  • Türkiye’de iktidarlar bankalar sistemine kolay kolay egemen olamayacaklardır. Bankalar sistemi zaten enflasyonu içinde taşımaktadır; fakat Türkiye’deki bankalar sistemi enflasyonu büsbütün artırma eğilimindedirler. Yapı, budur. s. 186 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1. Baskı Ağustos 2010 – s. 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • Devletçiliği savunan kadroculardan Yakup Kadri Karaosmanoğlu devletçilik uygulamasını şöyle anlatıyor: “Fakat bu iktisadi ve sınai gelişme hareketimiz öylesine “irrational”, öylesine başıbozuk bir tarzda kalmış ve araya işten anlamaz ya da kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmez komisyoncu, anaforu bir takım tufeyli unsurların karışımıyla kurulan fabrikalar, yapılan tesisler o kadar pahalıya mal olmuştu ki, uzun bir…

  • Nihayet üretim güçleri tasfiye olurken, devletin artan gelirlerini karşılama olanağı daha da azaldığından, Tanzimat bürokratı dış borçlanmayı savunmaya başlayacaktı. 1854’te ilk defa olarak 3,3 ve 1855’te 5,5 milyon Osmanlı altını değerinde, fakat İngiliz lirası üzerinden borçlanmalar oldu. Böylece Osmanlı Devleti’nin, Batı finans baronlarının vesayeti altına düştüğü dönem açılmış oldu. s. 75 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması…

  • Yabancılar %5 gibi düşük gümrük resmi ödedikten sonra Osmanlı ülkelerine istedikleri malı getirip serbestçe satabilirlerdi. Hatta sadece dışardan getirdikleri malı değil, Osmanlı topraklarında üretilen herhangi bir yerli malı da bir yerden alıp diğer bir yerde serbestçe satabilirlerdi. Böyle bir liberalizm, sanıyorum, dünyada ilk defa uygulanıyordu. s. 72 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer, Yayına…

  • Lale devrini sona erdiren Patrona Halil Ayaklanması gibi, Üçüncü Selim’in devlet eliyle fabrika kurmaya çalışmasını da kapsayan Nizami Cedit denemesi de, ulema-esnaf-yeniçeri birliği karşısında yenik düşmüştü. Batı kurumlarını alabilmek için çalışanlara karşı, bu ulema-esnaf-yeniçeri birliği, İslamcı akımın gittikçe büyüyen çekirdeğini meydana getirmişti. s. 69 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman,…

  • İmparatorluk, üretim ilişkileri içinde tarımda azalan getiri, nüfus artışı, ihracatı kısıcı, ithalatı teşvik edici eğilimleriyle birlikte genişleyip hegemonya paradoksuna düşmekle (İmparatorluk yayıldıkça yayılmak zorunda kalmakla), nicel genişleme nitel güçsüzlüğe dönüşmüştü. Bu, üretim güçlerinin gelişmesini engelleyen fasit tarihî bir kapan yaratmıştı. s. 65 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık,…

  • Osmanlılarda iç ve dış olarak iki hazine vardı. İç hazine padişahın, dış hâzineyi, Devlet hâzinesini dengeye getirmek üzere gerektiğinde kullandığı hazine idi. Sözü edilen, Viyana kuşatmasını da kapsayan savaşta iç hazine tamamen boşaltılmıştı. s. 54 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – s. 54)…

  • Artık üründen gelir elde eden padişahın rütbe verdiği gruplar vardı. Bunlar: a)Ulema (ruhban) grubu ki bunlar şeriatı öğreten ve uygulayanlardı. b)Yeniçeriler, yardımcı ordu kuruluşları mensupları. (Bunlara giden artık ürünü padişaha gidenden transfer olarak da kabul edebiliriz). c)Tımarlı sipahi, vs. diğer yöneticiler. Emekçiler karşısında bir üretim gücüne sahip olarak sadece padişah vardı. Padişah sınıf olmadığı gibi,…

  • “İş adamları”mız, Devletin türettiği rantiyelerdir. Burjuva demek yanılgıdır. Sf. 150 Bizim iş adamları ve onu tutan yazarlar bir ideoloji üretemezler. Sf. 151 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 150, 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsmet Paşa’nın sık sık tekrarladığı bir söz vardı. Bu, Lozan Sulh Konferansında Lord Curzon tarafından Osmanlı borçları konusu tartışılırken İsmet Paşaya söylenmişti; “Siz paraya ihtiyacınız olunca nasıl olsa bize başvuracaksınız” biçiminde bir sözdü bu. Hazin değil midir ki, bu sözleri söyleyen Paşa’nın CHP’si, 1950’den önce iktidarda iken, dış krediler almaya başlayan, bazı ikili anlaşmaları yapan…

  • Asya’da, Ön Asya’da bu mekanizmayı mükemmelleştiremeyen ve ikta verme işlerini kan bağlarıyla yürütmek isteyen hükümdarlıklar uzun ömürlü olmamışlardır. Osmanlıların başarılarından biri de buradadır (kulluk sistemi). Fatih Sultan Mehmet’in 20.000 kadar özel mülk halindeki köye ya da malikâneye el koyup tımarlı hale getirişi gibi. Sf. 59 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel…

  • Doğrudan üreticiler genel olarak tımar (ikta) sistemi ile gözetilip denetlenecektir. Tımar sahibi, köylülerin tasarrufuna bırakılmış toprak düzenine müdahale edemez. Köylü, ailelerine (Osmanlı reayası: Müslüman, Hıristiyan) verilmiş sınırlı toprak içinde kapalı tarla sistemi ile serbest çalışır. Oysa Avrupa’da feodal lord kendisi çiftçi olarak geniş toprağını serf aileleri arasında olduğu gibi, ürünler arasında da yeniden düzenleyebilir; açık…

  • “İstila, hem istilâ edenin ve hem de edilenin üretim biçimlerinde değişime sebep olur”. Yeni sınıf ve hâkimiyet ilişkilerinin dolayısıyla yeni bir toplumsal yapılar bağlantısı ile yeni bir bütün oluşur. Güç, yenisine gebe her eski toplumun, ebesidir. Gücün kendisi bir ekonomik iktidardır”. Sf. 51 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil…

  • Şövalyeler zaman içinde en büyük sarraflardan olmuştu. Paris onların sayesinde Avrupa’nın finans merkezi olmuştur. Büyük olasılıkla bugün kullandığımız çek daha o devirlerde Şövalye Tarikatı tarafından bulunmuştu. Tapınak Şövalyeleri tahmin edileceği gibi sadece parayla çalışmıyorlardı. Şövalyelerin Yahudi ve İslam kültürü ile olan sıkı münasebetleri dolayısıyla, yeni buluşlar ve yeni fikirlerde odak haline gelmişlerdi. Gerçekten o çağın…