Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Yani, Ön Singulat Korteksini bir tür saptama aygıtı sayabiliriz. Peki, bunun yaratıcılık ve delilikle ne alakası var? “Kalıpların farkına varma açısından bakılınca, şizofrenik bir kişi tuhaf kalıpları hemen kavrar ve onlara dayanarak sonuçlar çıkarır,” diye devam eder Kuszevvski. “Örneğin, odanın karşı tarafındaki bir yabancının size bakmasından, daha sonra birine telefon açmasından ve tekrar size bakmasından…

  • Dopamin ve inanç arasındaki bağlantı İngiltere’nin Bristol Üniversitesinde Peter Brugger ve meslektaşı Christine Mohr’un yürüttüğü deneylerle saptanmış durumdadır. Boş inancın, büyüsel düşünmenin ve normal-ötesi şeylere inancın sinir kimyasını inceleyen ikili, dopamin düzeyi yüksek insanların tesadüfleri anlamlı bulmaya, var olmayan anlamlar ve kalıplar görmeye daha yatkın olduklarını belirledi, Sf. 155 Brugger ve Mohr deneyin ikinci kısmında…

  • Ne yazık ki, dopamin sisteminin sakıncalı bir yanı vardır ve o da bağımlılıktır. Bağımlılık yaratıcı ilaçlar dopamin nöronlarına iletilen ödül sinyalleri rolünü üstlenir. Kumar, pornografi ve kokain gibi uyuşturucular, beynin tepki göstererek dopaminle dolup taşmasına yol açar. Aynı şey bağımlılık yaratıcı fikirler için geçerlidir, en başta da toplu intiharlara (Jonestovvn ve Cennet Kapısı örneklerini düşünün)…

  • Her türlü deneyime beyin aracılık eder. Zihin dediğimiz şey beynin gördüğü iştir. Beyin aktivitesi dışında başlı başına “zihin” diye bir şey yoktur. Zihin beyindeki sinir aktivitesini tarif etmek için kullandığımız bir kelimeden ibarettir. Beyin olmazsa, zihin de olmaz. Beynin bir bölümü felç, kanser, yaralanma ya da ameliyat sonucunda yok olduğunda, gördüğü işlevin de ortadan kalkmasından…

  • Birisine fiziksel olarak dokunmak bir zihin genişlemesidir; onun da aynı karşılığı vermesi bir geribildirim döngüsü yaratır. Genişlemiş zihnin evrimle ortaya çıkan ilk biçimi dildi; dilin erişim alanı yazıyla daha da genişledi, ardından aynı sonucu veren matbaa, basılı kitaplar ve gazeteler geldi. Yakın dönemde radyo, televizyon ve özellikle internet, beyni üst büyüklüğe taşınmış ve zihnin bütün…

  • Bizler, anlamlı kalıplar bulma ve onlara amaçlı özne yükleme eğiliminin doğuştan yön verdiği doğaüstücü varlıklarız. Sf. 119 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 119) kitabından birebir alınmıştır. BİLGİ BAKKALI (2023); Türker Kılıç; “Dini köktenciliğin beyindeki bağlantısallık merkezlerini çalışan önemli bir araştırma yayınlandı.…

  • Aslında, normal-ötesi ve doğaüstü olaylar konusunda kendilerini “kuşkucu” sayan insanlar genelde içsel kontrol odağı bakımından, duyu ötesi algı, tinselcilik, ruh göçü ve mistik deneyim konusunda “inançlı” olduklarını belirten insanlar ise genelde dışsal kontrol odağı bakımından yüksek düzeye varırlar. Sf. 103 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı…

  • İnsanlarda ensest tabusu açısından bir tür tersine mühürleme görülebilir. Çocukluğun kritik döneminde sıkı yakınlık içinde büyüyen iki kişinin yetişkinlikte birbirlerini cinsel bakımdan çekici bulma olasılıkları düşüktür. Evrim bir pratik kuralı kafamıza programlamıştır: Birlikte büyüdüğün kişilerle cinsel ilişkiye girme; çünkü onlar büyük olasılıkla kardeşlerindir ve bu yüzden genetik olarak sana benzerler. Sf. 91 Alıntı; İnanan Beyin…

  • Her türlü öğrenmeyi nasıl ki ortadan kaldıramazsak, boş inanca dayalı öğrenmeyi de ortadan kaldıramayız. Doğru kalıp tanımanın hayatta kalmamızı sağlamasına karşın, yanlış kalıp tanıma mutlak ölmemize yol açmaz; bu yüzden kalıpsal-yaklaşım fenomeni doğal seçilimin savurma sürecine ayak diremiştir. Sağ kalmak ve üremek açısından bağlantılar kurmak zorunda olmamız nedeniyle, doğal seçilim bütün bağlantı kurma stratejilerini, hatta…

  • Savımın esasına dikkat etmek gerekir. Bu, sadece insanların saçma şeylere niçin inandığını açıklamaya dönük bir teori değil, insanların şeylere niçin inandığını açıklamaya dönük bir teoridir. Nokta. Kalıpsal-yaklaşım, kalıplar arayıp bulma, noktaları birbirine bağlama, A ve B arasında bağlantı kurma sürecidir. Yine belirteyim, bu düpedüz çağrışımla öğrenmedir ve bütün hayvanlar aynı şeyi yapar. Evrim çok yavaş…

  • Bir inanca bağlandıktan sonra, insanlar ne kadar akıllı olurlarsa, inançlarını rasyonelleştirmede o ölçüde ustalaşırlar. Bundan çıkan sonuç şudur: Akıllı insanlar saçma şeylere inanırlar; çünkü akıldışı sebeplerle vardıkları inançları savunmada hünerli olurlar. Sf. 55 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 55) kitabından birebir…

  • “Zihnin kendisini bilmek, insanlığı bilmektir.” Sf. 38 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnandığınız şey, gördüğünüz şeydir. Etiket davranıştır. Teori, verileri kalıba döker. Kavramlar, algıları belirler. İnanca bağlı gerçekçilik budur. Sf. 37 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beyin bir inanç motorudur. Duyular aracılığıyla beyne akan duyusal veriler doğal olarak kalıplar aramaya ve ardından bulduğu kalıplara anlam katmaya başlar. İlk sürece hem anlamlı, hem de anlamsız verilerde anlamlı kalıplar bulma eğilimi anlamında kalıpsal-yaklaşım diyorum. İkinci sürece ise kalıplara anlam, amaç ve özne katma eğilimi anlamında öznesel yaklaşım diyorum. Bundan kaçınamayız. Beynimiz dünyamızdaki noktaları…

  • O halde bir çözüm, bilimin neleri bildiğinin yanı sıra bilimin nasıl çalıştığını öğretmektir. Sf. 17 Öğrencilere nasıl düşünecekleri değil, ne düşünecekleri öğretilmektedir. Sf. 17 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır. BİLGİ BAKKALI (2023); Nörobilimci Türker Kılıç; “Bir başkasına…

  • Gerçeğin orada bir yerde olduğuna inanmasına inanıyorum; ama gerçek seyrek olarak apaçıktır ve hiç de basit değildir. Duygular temelinde inanmak istediğim şey ile bulgular temelinde inanmam gereken şey, her zaman çakışmaz. Bir kuşkucu olmamın sebebi; inanmak istememem değil, bilmek istememdir. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı…

  • Nihayet, yaşama, gerçekten geniş bir pencereden bakabilirsek, tüm sorunlar ve gelişmeler birbirine bağlı üç sürecin gölgesinde kalacak: 1.Bilim tüm toplumu, organizmaların algoritmalar ve yaşamın veri işleme süreci olduğuna ikna eden bir dogma olma yolunda ilerliyor. 2.Zekâ bilinçle yollarını ayırıyor. 3.Bilinci olmayan ama yüksek zekâlı algoritmalar yakında bizi bizden daha iyi bilecek. Bu üç süreçse bu…

  • Peki, Dataizm dünyayı fethetmeyi başarırsa insanlara ne olacak? İlk etapta sağlık, mutluluk ve güç elde etme gibi hümanist alanlarda hız kazanacaktır. Dataizm hümanist istekleri yerine getirmeyi vaat ederek yayılır. Ölümsüzlük, mutluluk ve ilahi bir yaratma gücü edinmek için devasa verileri insan beyninin kapasitesini aşan bir güçle işlemek durumundayız. Algoritmaların işlevi tam da budur. Ancak otorite…

  • Evrende veriye indirgenemeyecek bir şeyler olabilir mi? Bilinci olmayan algoritmaların bilinci olan zekâyı her türlü veri işleme alanında alt ettiğini varsayın; bilinci olan zekânın yerine bilinci olmayan algoritmaları geçirsek ne kaybederiz, ya da bir şey kaybeder miyiz? Sf. 411 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap,…

  • Peki, tüm bu harikulade algoritmaların kaynağı ne? İşte Dataizm’in gizemi de buradadır. Tıpkı Hıristiyanlık öğretisinin, insanların Tanrıyı ve planlarını anlayamayacağını iddia etmesi gibi, Dataizm de insan beyninin yeni üstün algoritmaları kavrayamayacağını iddia ediyor. Bugün bu algoritmaların çoğu, bir yandan hackerlar tarafından geliştiriliyor tabii. Ancak Google’ın arama algoritmaları gibi kritik olanlarsa büyük bir ekip çalışmasıyla geliştiriliyor.…