Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
Peki, Türkmen boyları Şii miydi, herhalde soru budur. Ahmet Yaşar Ocak ve İrene Melikoff, Türklerin sadece Şiilikten değil, pek çok dinden etkilendiklerini ve Şiilik olarak kabul edilemeyecek bir tür heteredoks halk dinini yaşadıklarını ileri sürüyor. Türkler, sufiler ve Şii din adamları yoluyla İslam ile tanışsalar da, tarihçilerce Şii sayılmıyorlar. Ama Şii sayılmadığımız gibi, çoğu zaman…
-
Lindner de Osmanlıları İslam savaşçısı olarak görmüyordu. Onları İslam’dan çok Şamanizm’in savaşçıları saymaktadır. Nicoara Beldiceanu, Osmanlının bir din savaşı vererek İslam’ı yaymakta ve Hıristiyanları Müslüman yapmakta ekonomik bir çıkarının olmayabileceğini de yazıyordu ki, gazaya ilişkin önemli bir ampirik kayıttır. Sf. 221 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 1. Basım, Kasım 2007 –…
-
Ataman’ın babasında ve kardeşlerinde ve tabii oğlu Orhan’da, bir tek Arabi isim yoktur ve Kuran okumayı ise hiç bilmemektedir. O halde Ataman’a dönüyoruz. Ve döndürüyoruz. Ataman’dırlar ve modern anlamda, laik olduklarından kuşku duymuyoruz. Sf.10 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.
-
Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanı General Boğuşlu-1985; “Disiplin, dünyanın en pahalı üretimidir. Disiplini kolaylıkla üreten ve ucuza mal edebilen bir düzen, asker ocağı, kışlalar ve bazı eğitim kuruluşları dışında, henüz icat edilmemiştir. Türk tarihinde disiplini en ucuza mal edebilen düzenlerden biri ise İslamiyet’tir” Sf. 181 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin…
-
Obama Doktrini, 11 Eylül 2014, Orta Doğuda bir himaye planı açıklamaktadır. Hedef, yobaz İslam’dır. Askeri güç, yetiştirilecek Kürtlerdir. Sf. 133 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dokunmadıkları bir tek ezan kaldı, Türkçe söyleniyordu, “Tanrı uludur, Muhammed Allah’ın kulu” ve bunu Arapçalaştırma işini, Demokrat Parti iktidarına bıraktılar. Ve Bayar-Menderes iktidarının ilk işi budur; yalnız, artık chp genel başkanı İsmet İnönü, oylamada, cehepe grubunu serbest bırakıyordu, reddedenler çok azdılar ve çoğu ezanın Arapçaya çevrilmesi lehinde oy kullandılar. Sf. 122 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış…
-
Din yönetim içindir. Musa, Mısırdan çıktığı an, yönetmekle yükümlü bir halkı olunca derhal bir “din” buldu, yönetimi pek çok kolaylaştıran bir icattır. Diğer taraftan, hadis kitaplarını incelediğimiz zaman, bir yönetim sorunu tespit edilir edilmez bir ayet düştüğünü görüyoruz. Burada bir şaşmazlıkla karşı karşıya geliyoruz ve melekler, hiçbir halde gecikmiyorlar. Demek ki, tekrarlıyorum, dinler yönetim içindedirler…
-
Buraya Cahen’in şu tespitini aktarmamızın zamanıdır: Atamanlılar, Bizans ile sembiyoz halde, sanki yapışık biçimde, bir Avrupa Devleti idi ve Asya Devleti olarak alınması çok sonradır. Tarikatlaşması İkinci Bayezid ile ve Arap-Müslüman bir tabana kayması ise Birinci Selim ile başlamıştır. Sf. 461 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf.…
-
Mevleviliği canlandırma ve yayma işi de “sofu” da denilen Bayezid’in omuzlarına düşmüş görünüyor. Hem Nakşibendilik, hem de Mevlevilik, yöneten sınıfların tarikatıdır ve yönetenlerce yayıldılar. Sf. 442 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 442) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bayezid, babası Mehmet Fatih’in dinsiz ve imansız olduğunu yaymasının ötesinde, Mehmet’in Bellini’ye yaptırdığı resimlerin tamamını ya yırttırmış ya da pazarda sattırmıştı, resim yapılmasını da dinsizlik saydığını düşünmek durumundayız. Sf. 435 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 435) kitabından birebir alınmıştır.
-
Doktor Fisher, bu çalışmasında, daha çok Dalezze’ye dayanarak, İkinci Bayezid’in, “babam Peygamber Muhammet’e inanmazdı ve aslında hiçbir inancı yoktu” dediğini haber vermektedir. Sf. 430 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 430) kitabından birebir alınmıştır.
-
İkinci Mehmet, yine askerlerinin moralsizlikle savaştan dönmek istedikleri bir zamanda, adamlarının birisinin aracılığıyla, Eyüp’ün mezarını buluvermişti. Bugün “Eyüp Sultan” olarak bilinen yer, İkinci Mehmet’in uydurmasıdır; Mehmet, askerlerin batıl inançlarından yararlanmaya çalışırken, Hazret-i Eyüp’ü bulmuştu. Bir icattır. Sf. 392 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 392) kitabından birebir…
-
Yeniçerilik düzeninde Türklerin modeli yine kendileridir; tekrarlamak pahasına da olsa bu düzeni Türklerin kendi kölelik döneminde öğrendiklerini belirtmek durumundayım. İlk ve bir kurum olarak uygulayanlar Memlûk Devletini kurabilmişlerdir; Memlûk Devleti, Türklerin köle halinin işaretidir; “mülk” olmuş Türklerin devletleşmiş aşamasıdır ve “kölemen” tabiri çok daha uygun düşmektedir. Sf.373 Müslüman şefler, esir Türkleri buluğ çağında alıyordu ve…
-
Moğol sürülerinin her kampında bütün dinler yan yana ve serbestçe öğretiliyor, uygulanıyor. İmam, Rabbi, Papaz, hepsi hepsi haraç ve hizmetten aynı ölçüde bağışık tutuluyorlar; Cengiz, Buhara’da Kuranı atlarının ayakları altına atmakla birlikte, peygamber ve papadan aynı ölçüde saygıyla söz etmekten geri kalmıyordu. Vahşi ve hürmetlidirler. Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım,…
-
Profesör Kaldy-Nagy’nin incelemesinin asıl konusu, Atamanlı kuruluşunun bir “Cihad” olarak yazılmasıdır; buna net bir şekilde itiraz ediyor, isim-bilim verimlerine başvurması bu nedenle olmaktadır. İlaveten Kaldy-Nagy, Atamanlıların İslam’ı kabul ettiklerine inanıldığı zamanlarda pek uygulamadıklarını ve Hıristiyanlardan çok “Müslüman” beyliklerle savaştıklarını göstermeye çalışıyor. Deliller sunuyor, pek az medrese inşa etmiş oldukları da bunlar arasındadır. Sf. 101 Alıntı;…
-
Moğollar yıkıyorlar, öldürüyorlar ve öldürecek insan bulamadıkları zaman ölüleri öldürüyorlar. Gittikleri yerlere ölüm ve yıkım götürdüler. Daha ilerisine korku gönderdiler. Allahları yoktu, Allahsız’dılar. Dinselleri sevmezdiler, dinsizleştirdiler. Sf. 88 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kimya” adında, yanında büyümüş, terbiye almış, melek huylu zahir ve batın edepleri ile süslü, güzel bir evlâtlığı vardı. Üstelik bu kızda, tasavvuf ehline yaraşır bir safiyet, bir gönül zenginliği mevcuttu. Mevlâna, küçük yaşından beri, onu kendi çocuklarından ayrı tutmamış, öz evlâdı gibi sevmişti. Onu benimle evlendirerek, böylelikle Konya’ya yerleşmemi uzun uzun düşünmüştü. Sakındığı hususlar da…
-
Yollara sular dökün. Bahçelere müjdeler verin… Bahar kokuları geliyor, O geliyor, o! Ay parçamız, canımız, yârimiz geliyor. Yol verin, açılın, savulun, Beri durun, beri! Yüzü apaydınlık, ak pak Bastığı yerleri aydınlatarak, O geliyor, o! Sf. 174 Servi revanım geldi. Bak Allah aşkına! Bak şu baharın şevkine.. Ey güneş, dökül saçıl seraba! Sevgilim gibi cömert, Bir tohum…
-
Rüzgârın sesinde, rüyalarımın üveykinde hep Mevlâna. Yıldız şavklarında, cami şadırvanlarında gördüğüm daima Mevlâna. Sen canımın içindesin, canımsa senden habersiz… Dünya seninle dolu, dünya senden habersiz… Gönlüm, canım nasıl bulsun seni? Çünkü sen, tümüyle gönüldesin… Sense gönülden habersiz. Ey maşukum, ah Mevlâna’m; Sf. 128 Gün geçtikçe acım daha da derinleşiyordu. Baktım olmuyor, bari Mevlâna’mı ilk gördüğüm…