Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kürtler

  • Koçgiri Aşireti lideri Haydar Bey 2.000 kişilik bir kuvvetle 23 Nisan 1920’de, Erzincan ile Pilemori (Pülümür) istikametinden, Dersim kuvvetlerine iltihak üzere yola çıkmıştı. Haydar Bey’in komutasında bulunan kuvvetlerden Osmanlı hükümeti tedirgindi. Kürt aşiret lideri Haydar Bey’in kuvvetleri doğuya ilerledikçe, onun güçlerini arkadan takip ediyorlardı. Haydar Bey’in güçleri Erzincan’ın kuzeyinden geçerek Kureşan aşireti dâhiline yerleştiler. Haydar…

  • 20 Ekim 1920’de Sivas, Kangal, Divriği arasında hareket eden Türk postası, Dumarca dağlarında Canbeganlı Kürt aşireti tarafından müsadere edildi (mallarına el konuldu). Bu arada Ankara’daki Türk Hükümeti de 54. Süvari alayını Sivas’tan Koçhisar’a 32. Süvari Alay’ını da Tokat’tan Sivas’a, Erzincan’daki jandarma kuvvetlerini de Refahiye’ye intikal ettirdikten, Sivas, Erzincan ve Mezra vilayetlerinde sıkıyönetim ilan etti. (15…

  • Meço Ağa’nın safça tutumunu gören Diyap Ağa da Mustafa Kemal’in kendilerine sunduğu koltuğu geri tepmeyip Ankara’nın yolunu tutmuştu. Mustafa Kemal, Hozatlı iki Alevi Kürt ağasını aldattıktan sonra, Dersimli Mustafa’yı Kerebelo aşiretinden kolağalıktan emekli Kongo oğlu Ahmet Ramiz’i ve Binbaşı Kürd Hasan Hayri’yi de kandırarak, bunların da Dersim milletvekili olduklarını ilan etmişti. Dersim fiilen bağımsızdı. İdare…

  • Malatya’nın Arapgir ilçesi mıntıkasında Direjan Atmiyan, Tevrik (Divriği) dağlarında da, Parcikan’lı Kürd aşiretleri Milli Hareketlere iştirak edeceklerini vaad etmişlerdi. Aralarında varılan anlaşmaya göre ilk önce Dersim’de Kürdistan’ın istiklali ilan edilecekti. Hozat’ta Kürdistan bayrağı çekilecek, Kürd Mili Kuvveti; Erzincan, Mezra ve Malatya istikametinden Sivas’a doğru hareket ederek Ankara hükümetinden resmen Kürdistan’ın istiklalini tanımasını isteyecekti. Türkler, bu…

  • Hozat’ta Kürd aşiretleri tarafından yapılan ittifak neticesinde, Ankara hükümetinden Sevr antlaşmasına uyulması istenmişti. Dersimli liderlerin isteklerine karşılık Ankara Hükümeti de hile ve aldatmacılıkla Dersim’deki durumu yatıştırmaya çalışmışsa da bunda başarılı olamamıştır. Türk Hükümetinin aldatıcı tavırlarına karşılık Dersimli liderler de bir telgraf çektiler. Bu telgrafa Ankara hükümeti karşılık vermedi. Ancak Kürdleri oyalamak için Mezra Vilayeti vasıtasıyla,…

  • Alişan Beyin Refahiye kaymakam vekili olmaları sıfatıyla, Dersim kuvvetlerinin takibi bahanesiyle 100 kişilik bir birlikle Pülür (Pülümür olmalı) ilçesine gitti. Ve Pülür’deki liderlerle Kürdistan’daki durumu görüştü. Alişan Bey Pülür’deki Kürd aşiret liderleriyle birlikte Hozat’a gidip oradaki Kürd aşiret liderleriyle de temas kurdu. Hozat ile Malkisi mıntıkasında bulunan Kürd aşiret liderleri genel bir toplantı yaparak Kürdistan’ın…

  • 1918 yılında Kangal ilçesine bağlı Yellice nahiyesinin Hüseyin Abdal tekkesinde Kürd istiklal savaşının tecellisi (gerçekleştirilmesi) hususunda bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya Kurmesan, Canbegan ve bölgede bulunan diğer Kürd aşiretleri katıldılar. Toplantıda hazır bulunanlar ant içerek, Sevr antlaşmasının tatbiki ile Amed, Bitlis, Van, Dersim ve Sivas – Koçgiri mıntıkalarını kapsayan bölgede bağımsız Kürdistan kurmak için silaha…

  • Daha önce İstanbul’da kurulmuş bulunan Kürd Teali Cemiyeti 1918’de güçlendi. Bu cemiyetin lideri Seyyid Taha oğlu Seyyid Abdulkadir idi. Cemiyet bünyesinde İstanbul’da yapılan genel bir toplantıda; “Kürdistan istiklalinin ilanına karar verilmesi ve Kürdistan’da bir tek ecnebi kuvvet kalmaması.” karara bağlandı. Fakat Seyyid Abdulkadir bu karara itiraz ederek; “Türklerin düşkün oldukları, yani Ruslara yenik durumda bulundukları…

  • İkinci Fasıl: Vazifei Teşriiye Madde 9: Türkiye Büyük Millet Meclisi, kanunu mahsusuna tevfikan Millet tarafından müntahap mebuslardan müteşekkildir (seçilmiş milletvekillerinden oluşmuştur). Madde 10: (Özgün hali) On sekiz yaşını ikmal eden her erkek Türk Mebusan intihabına iştirak etmek hakkını haizdir.  (Değişik : 5/12/1934 – 2599 S. Kanun/md. 1) Yirmi iki yaşını bitiren kadın, erkek her Türk…

  • İhânet, sadece Mezrâ (Elâzığ) ve Malatya üzerine yürürken olmadı.  Şubat ayının sonlarında Şeyh Sâîd askerleri, büyük bir atak yaparak Çêwlîk (Bingöl)’in Kiğı, Horhol (Yayladere) ilçelerine ve Karakoçan üzerine yürümüş, ancak Kiğı’daki Hormek aşireti, Şeyh Sâîd askerlerini arkadan vurmuştur. Böylece Şeyh Sâîd Efendi’nin Hormek aşiretine daha önce gönderdiği mektup bir işe yaramamış; Hormek aşireti, Şeyh Saîd’e…

  • 26 Şubat günü Palo Mevkî Komutanlığı, Elâzîz Cephesi Komutanlığı’na şu haberi yollar: (1) “Palu Mevkî Kumandanlığından Elâzîz Cephe Kumandanlığına Bismillâhirrahmânirrâhîm 1-Elâzîz hududuna kadar telgraf hattını tamir etmek üzere telgraf çavuşları yola çıkarılmıştır. Zât-ı Âlileri de icâb edecek mahale kadar hattın tamirine emirler buyurunuz. Telgraf olmayınca mâlumat (bilgi) almak müşküldür.  2-Beş günden beri harb raporunuza nâil…

  • Bu esnada Şeyh Şerîf (Şeyh Sait’in yeğeni), Mustafa Kemal Atatürk ile irtibat kurarak, hükûmetin “resmî dîni İslâm” olan anayasaya işlerlik kazandırmasını istemiştir. Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 24) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • 23 Şubat’ta hükûmet, durumu ve alınacak önlemleri, CHF (Cumhuriyet Halk Fırkası) meclis grubuna iletti. Meclis grubunda İsmet İnönü, söz aldı ve yaptığı konuşmada her zaman olduğu gibi, “mürtecilerin öteden beri tahrikleri vardır; bizim görevimiz parti olarak hükûmete güvenmek ve bu gibi hâdiselere karşı şiddetle hareket eden ve edecek olan hükûmete yardımdır,” dedi. Ardından Adalet Bakanı…

  • 14 Şubat 1925’te Amed (Diyarbakır)’den Pîran (Dicle) istikametinde hareket eden ve Binbaşı İbrahim komutasında bulunan müfreze, 16 Şubat’ta Şeritan köyünde bulunduğu sırada, Pîran yönünden gelen 500 kadar mücahidin öğlen 11’de Şeritan’a yaptığı kuşatıcı taarruz, müfrezenin karşı taarruzu ile durdurulabildi. Saat 19.30’a kadar devam eden çarpışmada, müfreze daha fazla ilerleyemeyerek Silvan’ın Klîse (Akyol) köyünde kalmış ve…

  • İçişleri Bakanlığı’nın 15 / 16 Şubat gecesi, ayaklanmanın bastırılmasına dair “gizli” kaydı ile verdiği ve bir suretini Genelkurmay Başkanlığı’na sunduğu önerge ise şöyledir; “1-Harp ve vatan hâini sanıklar olduğu ihbar olunan ve tanık olarak Bitlis’teki Özel Harb Divanı tarafından çağrıldığı halde temaruz eden (kendisini hasta gösteren) Hınıslı Şeyh Sâîd, bir süredir konuk olarak bulunduğu Lice…

  • 16 Şubat 1925 günü Bakanlar Kurulu toplantısında, İçişleri Bakanı Cemil Bey, Pîran olayı hakkında lâzım gelenlere emir verildiğini ve meseleye kapanmış nazarı ile bakıldığını bildiriyordu. Gazetelerde yayınlanan bu haber, hükûmetin bu meseleyi ciddiye aldığını göstermesi itibariyle kamuoyunu rahatsız etmeye başladı. Durumu oldukça ciddî gören Genelkurmay Başkanlığı, 3. Ordu Müfettişliğine emir verir: “1-Şeyh Sâîd olayı bilinmektedir.…

  • Şeyh Sâîd’in cesedinin üzerinde fuhuş sineması açtılar, içki fabrikası yaptılar. Zilan Deresi’nden su yerine kan aktığını, Palu halkının Murat Nehri suyunun kırmızı akması karşısında donup kaldığını bilenler, bu bölgenin merkezi olan Amed’de içki fabrikası açılmasının ne anlama geldiğini çok iyi bilirler. Yine Bediüzzaman Sâîd-i Nursî’nin ölüsüne yapılan işkenceler, dirisine yapılanlardan kat be kat daha fazladır.…

  • Şeyh Sâîd Kıyam’ında, TC tarafından dünyada ve tarihte eşine ender rastlanır bir şekilde terör estirildi; rejim, önüne gelen herkesi astı. Sırf Türkçe bilmediği için asılanlar oldu. Mahkeme hâkimleri kimi zaman karşılarına Türkçe bilmeyen insanlar getirildiğinde, “Türkçe bilmeyen birinden vatana millete zaten fayda gelmez” deyip idâm kararları veriyorlardı. Ne de olsa Kürdistan halkı “hem Müslüman, hem…

  • Her şeyden önce doğuda ayrı, batıda ayrı işleyişiyle günümüzdeki CMUK (Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu)’a benziyor. Zaten TC tahakkümü altında 70 yıldır Fırat’ın batısında ayrı, doğusunda ayrı kanunlar uygulanıyor. Diyarbakır’daki İstiklâl Mahkemeleri ile Ankara’daki İstiklâl Mahkemeleri arasındaki ayrım, uygulamada “ilk” olma özelliğine sahiptir sadece… Tedbir teklifinin ilk maddesindeki “isyan bölgesindeki İstiklal Mahkemesi kararları derhal, Ankara İstiklal…

  • Hareketin başlangıcında Fethi Okyar, bu meseleye biraz daha ılımlı kaktığı için, Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile istifa ettirilip onun yerine sürekli olarak “biz hocaları ortadan kaldırmadıkça, hiçbir şey yapamayız” diyen asker kökenli İsmet İnönü, kabinenin başına getirildi. Takrir-i Sükûn kanunu çıkarılarak Şark İstiklal Mahkemeleri kuruldu. Ayrıca hareketin bastırılabilmesi için, oradaki şeyhleri elde etme amacıyla, kendi…