Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kürtler

  • Ottoman Empaire of America kurulmaktadır; plan budur ve burada “Tükler” için yer yok. “Türk İslam Sentezi” veya “Avrasya Birliği” Amerikano – Judaik yayılmanın paravanasıdır. İleri sürdüğüm “rezerv devlet” kavramı tartışılmalı ve geliştirilmelidir. Irak’ta kurulmakta olan Kürdo – Judaik devletler de alınmalı ve incelenmelidir. İslâm’dan sonra Yahudi Devletleri, benim önerdiğim yeni bir kavramdır; a) İspanya’daki Arap…

  • Kuşkusuz, darbenin lideri Orgeneral Tağmaç ve daha sonra yerine geçen ve Kıbrıs Savaşı’nda Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral Semih Sancar da Sabatayisttiler. 12. Mart 1971 Darbesinin ilk Başbakanı, Güneş’in akrabası, Nihat Erim de ve üçüncü Başbakanı Naim Talu da Sabatayist ailelerden geliyorlardı; ortadaki Başbakan, Vanlı Ferit Melen’in bir Kürt – Yahudi kökenli olup olmadığı araştırmaya değer…

  • Erich Brauer, bir de “Targum” hazırlamıştır, Kürt Yahudilerinin dili demektir. Brauer’in kitabına ek olarak verdiği kısa sözlükte, “Hüdai” girişinin karşılığında “Jewish” (Yahudi) yazmaktadır. .. Türkiye’de pek çok kimse ve dünyanın her yerinde inançlı Yahudiler, “Hüdai” ile karşılaşınca Yahudi olduğunu düşünmek durumundadırlar. Aslı Yehuda idi ve bunu Kürt Yahudileri, “y’ huda” olarak söylüyordu; “y” sesinin düşmesi…

  • Selahaddin Eyyubî Yahudilere özgürlüklerini iade etti. .. bu lütuf nedeni ile doğu Yahudileri, Mizrâhîler, bu arada kripto – Yahudiler ve Sabatayistler bir şükran ifadesi olarak “Selahattin” adını taşıyorlar ve “Eyyubi” veya “Eyuboğlu” sözcüklerini soyadı olarak alıyorlar. Kudüs’ü bir daha alan Yavuz Selim’den de Sabatayistler “yavuz” ve Yahudiler de “Selim” adını çıkartıyorlar; kapıları açan Bayezid ile…

  • .. babası Fatih’i zehirlettiği konusunda pek az şüphe taşıdığımız Bayezid, tarihimizde, Osmanlı kapılarını Seferad Yahudilerine açmasıyla hatırlanmaktadır. Oğlu Selim tarafından tahttan indirilmiş ve zehirlenmiştir, artık Selim’in Kudüs’ü zapt etmesini bir tesadüf sayamayız. Sf. 221 Selim’in defterdarı Yahudilikten dönme Abdül Selam’dı. Yine Ansiklopedi Judica’nın yazdığına göre Saray Doktoru Moşe Hamon ve İstanbul’un en önemli yöneticisi Elia…

  • “Dinsellikle bu Türk – Kürt ikilemi, Türkoloji ve Kürdoloji’nin doğuşunda da kendini göstermektedir; eğer yapılan analizler doğru ise, Türkoloji, esasında bir İngiliz keşfi ise, Fransa bu keşfi geliştiriyordu Rusya’nın da Kürdoloji’yi keşfederek buna cevap vermesini beklemek zorunludur. Gerçekten de, burada çok kısa olarak bunu göstermek imkânımız var. Kürdoloji çalışmalarını, zaman zaman “Kürdoloji’nin Babası” olarak ta…

  • İkinci Dünya Savaşı sonrasından itibaren Türkoloji’nin bir Amerikan disiplini hâline geldiğini saptıyoruz. Sf. 276 1979 yılında Tahran’da Amerikan Büyükelçiliği işgali ile açığa çıkan Amerikan diplo­matik belgeleri, Washington’un, Kissinger döneminden itibaren bir “Büyük Kürdistan” projesi üzerinde çalıştığını gösteriyordu. Türkiye’de zaman zaman düzeni sarsan ve pro-Amerikan iktidarları tehdit eden sol ve sosyalist cereyanlar, Washington’un gözünde, Irak-İran-Türkiye’de yaşayan…

  • Aybar ve Boran’ın liderliğinde, hem tam bir Türk-Kürt politik yürüyüşü kurul­muştu ve hem de, Türkiye tarihinde ilk ve bugün itibariyle son kez, Türkiye sosya­listleri, parlamentoya girdiler; 1965 Seçimlerinde on beş yeni sosyalist milletve­kili arasında Aybar İstanbul’u ve Boran, Kürtlerle yoğun Urfa’yı temsil ediyordu. Sosyalistler, parlamentoyu eski usul çalışamaz hâle getirdiler; ayrıca, üniver­siteleri, yargı ve kamu…

  • Paris’te Doğu Dilleri Enstitüsü’nde Soranca öğretmenim Halkaut Hâkim, doktora çalışmasında, Nakşibendi tarikatının yüz elli yıl kadar önce Buhara ve Semerkant’ta doğduğunu buradan Batı’ya ve Doğu’ya, Hindistan’a, doğru yayıldığını yazmaktadır. Osmanlı topraklarına getiren Mevlana Halit adlı bir Kürt idi ve çalışmasından Kadiri olan Mahmut Berzenci’nin dışında, önde gelen Kürt şeflerinin hep Nakşibendi tarikatı mensubu olduğunu öğreniyoruz.…

  • 1945 yılı sonu, İran’ın kuzeyinde biriyle iyi ilişkilerde olmasa da, iki “otonom cumhuriyet” dünyaya geliyor. İran’ın bölünmekte olduğu izlenimini almak mümkündür ve tam bu sırada, neredeyse, günü gününe, Türkiye’de büyük bir komünizm tehlikesinin keşfedildiğini en az iki yıl süren bir “sağ terör” uygulandığını görüyoruz.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002,…

  • Rusça ve İngilizce kuşkusuz Farsça ve Kürtçe bilen Gazi Muhammed’in yabancı dillere meraklı olduğunu haber vermektedir. Şeyh Sait, Şeyh Ubeydullah ve Molla Mustafa gibi Nakşibendi tarikatı mensubu Gazi’nin, kurduğu cumhuriyette, Mahabad’da yaşayan Yahudilerden bakan yapması ilgi çekicidir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 243) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şah zamanında olsa da İranîler’in, Kürtleri, “Dağ İranîleri” sayarak aşağılamalarının etkisini tahmin etmek zor değildir, genellikle böyle oluyordu. İşte böyle bir ortamda, 1943 Ağustos ayında, Mahabad, genç Kürtlerin bir araya gelerek Komala-i Jizn-i Kürde, Kürt Gençlik Derneği’ni kurmalarına tanıklık ediyordu; daha çok kültürel aktivitelere yöneliyordu. Ancak demek, Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye türünden Irak kentlerinde de…

  • Lord, Erzurum’daki camilerin çoğunun eski Ermeni kiliseleri olduğunu tespit etmekte zorlanmıyor ve Şerefname’de de yazılmasına ek olarak, Bitlis için, “an Armenian town” demekten geri kalmıyordu.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 195) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Dersim Kürtleri 1877-1878 yıllarındaki savaşlarda Türkiye Hükümeti’nin bütün isteklerini reddederek emirlere kulak ver­memiştir” denilmektedir. “Ne asker ne de vergi vermişlerdir.” şeklinde sürdürüyorlar; eğer Rusya Ordusu’nun savaş raporlarına dayanan bu bilgilere güvenecek olursak, “diğer Kürtlere oranla hürriyet arzularının daha fazla olması ve Türkler ile Kızılbaş Dersim Kürtleri arasında dinî farklılıklar” nedeniyle, bazı yerlerde daha net olmakla…

  • Şeyh Sait başkaldırısı nedeniyle Seyit Abdülkadir’in ve İzmir suikastı nedeniyle Mehmet Cavit’in idamları üzerinde çok kısa olarak durmakta yarar var; Şûra-ı Devlet üyesi Abdülkadir’in Sait’in başkaldırısı ve Cavit’in de suikast ile bir ilgilerinin olmadığı, o zaman da biliniyordu ve bugün ise kesin sayılmaktadır. Ancak Şeyh Ubeydullah’ın çocuklarının, Abdülkadir çocuklarından birisidir, Bedirhan’ın çocuklarının Fransa’ya bağlılıklarının karşısında,…

  • Kürt kökenli milletvekillerinin hükümeti Musul’u teslim etmekle eleştirdikleri görülmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 153) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Şeyh Sait başkaldırısı ile başlayan ve İzmir suikastı ile sürdürülen iki yıllık bir olaylar zinciri içinde, Türkiye solunun, İstanbul basınının önde gelenlerinin hemen hemen hepsi, İstiklâl Mahkemeleri önünde sanık sandalyesine oturtulmuşlardır; çoğu pişmanlığa zorlanmış ve yeni düzenin içine çekilmişlerdir. Ancak İttihat ve Terakki ile Teşkilât-ı Mahsusa’nın kalan kadrolarının bir bölümü, ölümden kurtu­lamamışlardır; anlamı burada aramak…

  • Bu da, Ankara’daki yeni önderliğin “defeatist” bir psikolojiye sahip olmasıyla ilgilidir; aynı psikoloji ile Musul Eyaleti’nin de katılması hâlinde, yeni coğrafyanın yönetilemez olabileceği değerlendirmeleri de ihtimal dâhilindedir. Kemalizm’e yüklenen gerçekçilik felsefesini, “ne kadar küçük olursa, o kadar kolay yönetilir” bakış açısı olarak da değerlendirmek gerekmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs…

  • Ankara, Fransız kuvvetlerinin Kilikya’dan çekilmesinden kısa bir zaman sonra, 17 Mart 1922 tarihinde, Revanduz’a bir Türk kaymakam tayin ediyordu; bu, Musul’da hak iddia etmek anlamındadır. Ancak aynı Türkiye, 22 Nisan 1923 tarihinde, Irak-Britiş kuvvet­lerinin baskısıyla, en ufak mukavemet göstermeden kaymakamını geri alıyordu; yerine, bir Kürt vali atanmıştır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2.…

  • Başkaldırının hazırlığı gizli yapılmıştır; ancak bu gizlilik çok tartışmalıdır. Komite, ordu içinde örgütleniyordu ve Halit Bey, 1924 yılı kasım ayında, diğer Kürt liderlerinin katılımını sağlamak üzere, Diyarbekir üzerinden, Halep’e gidi­yordu. Harekete katılanların birbiriyle irtibatı, konspirasyon kurallarına hiç uymayan bir gevşeklik içinde geliştirdiklerini artık çok iyi biliyoruz; bütün bun­ların, zamanında Ankara tarafından da bilinmediğini düşünmek çok…