Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Kürtler
-
Profesör Hasretyan’ın, sözünü ettiğim derlemesinde, kendisinin kaleme aldığı bölüm (1), yeteri ölçüde açık ve güven vericidir. Profesör Hasretyan’ın, o tarihe kadar en geniş katılımlı bu başkaldırı ile ilgili olarak, “İsyan şeyhler tarafından değil, esas olarak, başında, Türk ordusundan Albay Cibranlı Halit Bey, gazeteci Kemal Fevzi, Doktor Fuat gibi tanınmış aydınların bulunduğu Azad-i Kürdistan Komitesi tarafından…
-
Sait’in de bir “İngiliz ajanı” olmadığını, geniş kütlelere, göstermek bana kalıyordu. Zamanın Britanya diplomatik belgeleri artık açıktır ve bunlarda, Sait’in İngilizler ile temasına dair bir işarete rastlamıyoruz; öte yandan, Türkiye’ninki, daha önce Bulgarların ve daha önce de Elenlerinki dâhil, bütün nasyonalist hareketlerde az veya çok, bir dinsel boyut olmuştur. Muhtemelen, Şeyh Sait başkaldırısının dinsel yanı…
-
Sevres taslağı, Kürtlere net ve tanımlanmamış bir otonomi önerirken, bilerek veya bilmeyerek, asıl bu birliği tehdit etmiştir. Kürt şeflerinin Sevres’den rahatsızlığı ve ürküntüsünün, Türklerden daha az olduğunu düşünmek için hiçbir nedenimiz bulunmuyor; Sevres, Van ve Bitlis de dâhil geniş bir coğrafyada, bir Ermeni devleti öneriyordu; bu, Berlin Antlaşması’nda sözü edilen ve Hamidiye Alayları ile çok…
-
Profesör Lazarev, Hamidiye Alaylarının, aynı zamanda tarih sahnesine çıkan, ancak Arap ve Arnavut kökenlileri de kapsayan “Aşiret Mektepleri” ile birlikte, Kürt milliyetçiliğini törpüleme ve bağımsızlık isteklerini tüketme işlevi de olduğunu ileri sürüyordu. Lazarev, Kürt aşiret reislerini silâhlandırmak, onlara rütbe ve silâh vermek politikasında çok bilinçli olduğuna bizi inandırmaktadır; Sultan Hamid’in, “Küçük Asya’da bunları, Kürtleri, asimile…
-
Osmanlı merkezî kuvvetleri, bütün zayıflıklarına karşın, Kürt Prensi Bedirhan’ın liderliğindeki isyanı bastırmayı başarmıştır; bundan sonra, Kürt hareketliliğinde, asil sınıfların önderliği bitmiş olmaktadır. Artık Kürt aşiret ve topluluklarını, şeyhlerin sürüklediğini görüyoruz; aşiretleri bir araya toplayarak isyanlar çıkarabilen ve ulusal birlik programlarına yaklaşanlar da bunlardır. Çok azı Kadirî ve çoğunluğu Nakşibendi olan bu şeyhler, hiçbir zaman Müslüman…
-
Musul sorununun tartışılmasını erteliyorlardı; bu erteleme, Türkiye’nin görünüşü kurtarmaya yönelik tepkilerine bile sahne olmadan, Musul’un Büyük Britanya mandasındaki Irak’a bağlanması sonucunu doğurmuştur. Süleymaniye Valisi Şeyh Mahmut’un, bundan sonra, arada bir bağımsız Kürt Devleti’ni ve kendi krallığını ilân ettiğini ve arkasından, İngiliz kuvvetleri tarafından uzaklaştırıldığını ve sonra tekrar Süleymaniye’ye getirilerek yönetici yapıldığını görüyoruz. Bunları, Mahmut’un, fırsatları…
-
Kürt şeflerinin politik açıdan yetkin, ancak bakışları dar ve aşırı egoist olduklarını varsaymak, Türkiye coğrafyasındaki gelişmeleri çözümleyebilmek için de çok gerekli bir anahtardır. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.
-
Çok açık bir Kürt birliği perspektifi olan ilk Kürt lideri sayabileceğimiz Şeyh Ubeydullah’ın İran’ın içine yönelen büyük isyanının, Sultan Hamid’le birlikte geliştirildiği iddiası, hâlâ tartışılmaktadır. Bunu, Sultan Hamid’in, imparatorluğu tümüyle pan-islamist ilkelere dayandırmak ve aynı amaçla daha doğuya kaydırmak heveslerinin bir uygulaması sayabilir miyiz; en azından, Büyük Britanya’nın Ubeydullah’ın Doğu’ya doğru yayılmasından çok kaygılandığı ve…
-
Ayrıca Kürtlerin bir ara, batılıların, Ermeni pogromları nedeniyle, “Kızıl Sultan” adını taktıkları Sultan Hamid’e de, “Kürtlerin Babası” dediklerini biliyoruz. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.
-
İttihat ve Terakki’nin birkaç kuruluş tarihinden söz edebiliriz; ancak öncelikle, Harp Okulu öğrencisi dört arkadaş tarafından kurulduğu, genellikle, kabul edilmektedir. Bunlardan İbrahim Temo, Arnavut kökenli iken, Mehmet Reşit Çerkes ve geriye kalan Abdullah Cevdet ve İshak Sükûti ise Kürt idiler. Bunu da, modem Türkiye tarihinin uç sahnelerinde, Çerkes ve Kürt aktörlerin sıklıkla görülmesinin ayrı bir…
-
Osmanlı vilayeti Musul’un, Büyük Britanya için, Türkiye’den ayrı, önemiyle ilgili elimizde tarihsel göstergeler bulunmaktadır; bunlardan birisi, doğrudan doğruya, galip taraf ile teslim olduğunu bildiren Bab-ı Ali arasında silâh bırakışma anlaşmasının imzalanmasının geciktirilmesidir. İstanbul Hükümeti, Türk tarafında esir bir İngiliz generali aracılığıyla teslim olduğunu, Büyük Britanya tarafına bildirdiğinde, müttefiklerin, Türkiye’yi almak için hiç de acele etmediğini…
-
1925 yılına gelinceye kadar, bugünkü Türkiye sınırları içinde, 1880 tarihli Şeyh Ubeydullah’ın İran topraklarının içine yönelen Kürt Başkaldırısından bu yana, her açıdan ihmal edilebilecek olan Koçgiri hariç, hiçbir ayaklanmanın olmaması oldukça düşündürücü görünmektedir. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kürt kökenli Cemal Kutay, yer yer anıları (Ethem’in anılarını) bükmüş olmasının dışında bir de yazılarını Kemalist çerçeveye uydurma konusunda aşırı gayretli olmakla ünlüdür. (1) Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2014): Egemen Bağış ve Cemal Kutay, Kürt başkaldırılarının ilkini yöneten Prens Bedirhan’ın…
-
İran Komünist Partisi’nin .. yönetici kadroları arasında İranlı yok denecek kadar azdır. İran Komünizmi, özellikle Azeri ve Ermeni kökenli ve arkasından da İran Kürtlerinin bir hareketi olarak gelişiyor. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.
-
İç Asya bozkırında her etnik kökenli kavmin, varlığını ancak birlik olarak sürdürebileceği olgusunu başlangıç noktası alabiliriz; buna karşılık Erzurum – Van çevresi veya daha güneyi labirenti hatırlatan vadi, dağ, ırmaklarıyla, buradaki Ermeni veya Kürt Aşiretleri için birlik, hiçbir zaman hayati bir zorunluluk olmuyordu. .. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf.…
-
MED Televizyonunda benim “Türkiye Kürdistan’ı sömürge değildir.” Sözüme dayanıyordu, sanık kürsümden Turgut Bey’e “Değerli Yargıç anladım şimdi yine mahkûm edeceksiniz, Beşikçi Hoca’m “sömürgedir” diyor, mahkûm ediyorsunuz, ben ise üstelik Kürtlerin yaşadıkları yerlerin adını kullanırken başına hep “Türkiye” sıfatını ekleyerek konuşuyorum, “sömürge değildir” diyorum, anladım, yine ceza vereceksiniz.” Diyordum, acı mı? Değerli yargıcımın bir ayrım yaptığını,…
-
Uğur Mumcu’nun MOSSAD’ı Kürt Devleti kurmakla suçlamasından 17 gün ve Demirel’in Şam’a gidişinden 5 gün sonra öldürülmesine dikkati çekmektedir. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 460) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türklerde “tükenme” kompleksi kadar, “bölünme” korkusu da ürkütücüdür. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 297) kitabından birebir alınmıştır.
-
a)Türkoloji İngiliz emperyalizminin icadıdır ve daha çok Rusya’nın İç Asya’yı kolonize etmesine bir çare olarak düşünülmüştür. Türkiyat’ın Türkiye’ye atlaması daha sonra gerçekleşiyordu. b) Rusya buna karşı olarak Kürdoloji’yi buluyor ve geliştiriyordu, karşı silah olmuştur. c)Türkoloji’nin temellerinin Macar asıllı İngiliz istihbaratçısı Vambery ile Fransız Cahun olduğunu biliyoruz ve bugünün en popüler temsilcileri ise, Anglo – Amerikan…
-
Washington, İskenderun’dan Tiflis’e kadar olan bir hat ve çevresini koparmak istemektedir ve buna Kuzey Irak ile İran Azerbaycan’ının eklenebileceğini düşünmek doğaldır. Önümüzdeki tarihte Amerika’nın bu hattın dışında kalan Türkiye’ye hiçbir ihtiyacı kalmıyor ve çok rahatlıyor. … Peki önlemek mümkün mü? Çok mesafe alınmıştır kolay görünmüyor. Ayrıca bugünkü nokta Demirel – Ecevit ikilisinin mahsulü olarak ortada…