Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sağlık, Tıp

  • Bu yolculuğu izlerdim. Ölmeden önce ölmek için ölümü canlı seyretmek lâzım. O nedenle kimi geceler mahallemizdeki caminin gasilhanesindeki tabutun kapağını açar, içine yatar ve sabaha kadar ölümün kokusunu çekerdim içime. Hiçbir zaman yün, pamuk türünden yataklarda uyumadım. Ya sert bir tahta üzerinde, ya bir kayabaşında yahut bir ağacın altında, bir tabutun içinde sabahlardım. Sf. 19…

  • Artavazd Karapıti Kıtratsyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Adapazarı) Ermeni olsun, Türk olsun fark etmez, insan, insan olmalıdır. Sf. 608 Gitti bir parça nabat şekeri getirdi: “Götür bunu döv; toz haline getir. Suyu kaynat ve üstünü iyice suyla kapla; çocuğun yüzünü buhara tut. Sonra o şekeri gözlerine serp ve bağlayıp yatır” dedi. Annem de öyle yaptı. Sabah…

  • Hrant Hovhannesi Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1908, Muş) “O Kürt dostun evinde tuvalet yoktu; evin arkasına gidip tuvaletimizi orda yapıyorduk. İşemek için dışarı çıktığımda ablamla ağabeyimin döndüklerini gördüm. Ablamı beş yerinden vurmuşlar; ağabeyimin ise bağırsaklarını dışarı dökmüşlerdi. Gidip ormanın içine girdik. Annem öküzdiliyle o yaraları iyileştirdi. Bir de başımda bir kaşıntıdır başladı. Başımı kaşıyınca elimde iki…

  • Dersimlilerin kendilerine has hekimlikleri vardır. Dersim’in dağlarında yetişen bütün otlar ismiyle ve özellikleriyle her Dersimli tarafından bilinir. Her ot veya çiçek bir hastalık içindir ve yerliler genellikle otları o hastalıkların ismiyle de anarlar. Mesela kordnug khod [siğil otu] siğili olana yedirilir ve siğil derhal yok olur. Kosi khod [uyuz otu] da hastaya yedirilir veya kaynattıkları…

  • Çadana (çetene); Bu ağacın zamkından günlük kokusu gelir; bıçak veya kılıç yaralarının üzerine bağlanarak yarayı iyileştirmede kullanılır. Sf. 89 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu Vadilerde tuz madeni olmadığı için gözleri gayet küçüktür. Ama batıdan doğuyu seçerler. Sanki gözleri dürbün aynasıdır. Ama beş on adım yerden bakan adam Kalmuğun gözleri gibi yoktur zanneder. Anadan doğdukları zaman bazısının gözleri köpek gibi bir hafta sonra açılır. Bazısının gözleri açılmayıp ustura ile gözlerini kesip açarlar ve tuz sürerler. Bu kavmin başları Adana…

  • Ama Tatar kavmi ömürleri boyunca su içmek ve yemek yemek nedir bilmezler. Eğer ekmek yeyip su içerlerse hemen o saat ölürler. Devamlı at sütü, deve sütü, boza ve talkan içerler. At sütüne kımız derler. Deve ve sığır, at, koyun keçi, domuz, yaban devesi, yaban atı, yaban mandası ve yaban eşeği yerler. Yaban sığırını tutup arabaya…

  • Hamsinin faydası, şekilleri ve hassaları: Bu balık bir karış kadar, ince ve morca cilalı, gümüş gibidir. Faydası o derecedir ki, yedi gün devamlı yiyen, kimsenin şehveti son derece artar. Çok kuvvet verici ve hazmı kolaydır. Sf. 459 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi II – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan;…

  • Eyüb hamamı hastalara, Ayasofya hamamı büyük şeyhlere, Sofular hamamı: sofulara, Azablar hamamı azablara, Bostan hamamı bostancılara, Cuma pazarı hamamı pazarcılara, Çukur hamamı mülhidlere, Çinili hamam nakkaşlara, Koca Mehmed Paşa hamamı yeniçerilere, Irgat hamamı ırgadlara, Cerrah Paşa hamamı hekimlere, Aksaray hamamı saraylılara, Sicanlı hamam zencilere, Sultan Bayezid hamamı velîlere, Alaca hamamı delilere, Sırt hamamı hamallara, Sultan…

  • 14 Ocak 1979 tarihinde, Şah Rıza Pehlevî İran’ı terk ederken, kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu. Ancak Humeyni yönetimi, solcuların “stratejik” hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı. Mollalar, Şah’ın bu uygulamasını devam ettirdiler. Ancak cezaları çok daha ağırlaştırdılar. Uyuşturucu kullanmanın, satmanın, taşımanın cezası idamdı. İran’daki Tebriz, Rızaiye, Hoy, Sasur…

  • İran’da hemen hemen hiç doktor yoktu.  Bu ülkede ilk tıp okulu 1950 yılında açıldı. Afyon her türdeki hastalığa karşı ilaç olarak kullanılıyordu. İranlılar, ilaç olarak kullandıkları bu uyuşturucunun ileride alışkanlık yaratacağını bilmiyorlardı. Her iki nedenle, İran halkının büyük bir bölümü afyonkeş olmuştu. Öyle ki, İran hükümeti 1931’de “afyon çekme evleri” kurdu; salgın ülkeyi sarmıştı. Küçük…

  • Malatyalılar, İran’a kaçak yollardan afyon ve hintkeneviri götürüyorlardı. Malatyalı Vahdet, arkadaşı Bahri’ye malların nakliyesinde taşıyıcılara ihtiyaçları olduğunu söyledi. İş oldukça kazançlıydı. Liceli Bahri düşünmeden kabul etti. Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;) “Sakallı, Elazığlı. Dört veya beş kişiyle dolaşır. Elazığ’da 1970’li yıllarda sıkı bir MHP’liymiş. Hatta bir ara Türkeş’in koruma görevlisi olmuş veya şoförlüğünü yapmış. O dönemde de tetikçi.” “Sizin basın ve yöre halkı ondan hep Sakallı diye bahsetti. Aslında biz onu ‘Yeşil’ diye biliriz. Kod adı Yeşil’dir!” “Bakın, ne polis ne de asker…

  • Pek çok akıl hastalığının aileden kalıtımsal olarak geçtiği bilinir. Söz konusu ister şizofreni olsun ister panik bozukluk ya da majör depresyon, karmaşık bazı genetik unsurlar keşfedilmiştir. Bunun sorumlusu genelde birden fazla gendir ve çevresel tetikleyiciler de devreye girebilir. Bazen kişiye akrabasından kalıtımla sadece hastalığa yatkınlık özelliği geçebilir ve hastalık yaşam koşullarına bağlı olarak bazen ortaya…

  • Söz konusu değişimler bağımlılıkla ilgili tüm davranışları denetler. Sinir iletici “dopamin” de işin bir parçasıdır. Dopamin hem ödülü hem de cezayı düzenleyen beyinsel bir mesaj taşıyıcıdır. Bağımlı kişi zorlanımlı olarak haz duygusunu arar, arzular ve yeniden yaratır. Dopamin, mesajları beynin zevk merkezlerine taşıyarak, bağımlıların haz veren eylemleri durmadan tekrarlamalarına neden olur; kişi artık ilk baştaki…

  • Beyindeki alkol veya uyuşturucu bağımlılığını güçlendiren sinir yolları aynı zamanda yemek, seks, alışveriş ve kumar da dâhil, hemen her tür zevk kaynağını odak alan saplantılı davranışları denetler. s. 275 Alıntı; Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar) – Gary Small ve Gigi Vorgan, Çeviri; Duygu Akın  (NTV Yayınları, 2. Baskı Mart 2013 – s. 275)…

  • Greg bir şişe daha almak için bara doğru giderken benim Greg deki zihinsel kaymalara ilişkin birincil tanısal teorim iş stresinden, zorlantılı su içme diye de bilinen polidipsiye dönüştü. Nispeten ender rastlanan bu rahatsızlık su intoksikasyonuna ya da zehirlenmesine yol açabilir. Hastanın sindirdiği suyun miktarı böbreklerin atabileceği miktarı aşar. Sonuç olarak vücuttaki sodyum düzeyi düşer ve…

  • Hastalar genelde zihnin bedene etki ettiği fikrine teslim olmaktansa, hastalığa olmadık, acayip birtakım nedenler atamayı tercih ederler. s. 92 Alıntı; Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar) – Gary Small ve Gigi Vorgan, Çeviri; Duygu Akın  (NTV Yayınları, 2. Baskı Mart 2013 – s. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Meselâ öfke, karaciğerimize zararlı olabilir. Doğu Tıbbı’nda, öfke duygusuyla karaciğer hastalıkları arasında doğru bir orantı bulunduğu yüzlerce yıldır kabul edilegelmektedir. Öfke duygusunun karaciğerlerimizdeki hücreleri öldürdüğü bilinmektedir. Bu da, öfkeli kişilerde siroz ve hepatit gibi hastalıklara daha sık rastlanmasının en belli başlı nedenidir. s. 114 Üzüntü, beyindeki Hipocampus Bölgesi’ne zarar vermekte, bu durum da Alzheimer hastalığına…

  • Belki sizin de bildiğiniz gibi, insan bedeninde “7 Chakra”, yani 7 adet enerji noktası bulunmaktadır. Kafamızdan, bel kemiğimiz boyunca aşağıya inen bölgelerde yerleşmiş oldukları düşünülen bu chakraların her birisinin, kendilerine has frekansları bulunmaktadır. s. 87 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 84) kitabından birebir…