Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt

  • Yüz yıl kadar ileriye gidebilseydiniz, torunlarınızın torunlarının konuşmaları karşısında şaşkına dönerdiniz; çünkü dilin kendisi, insan icatlarının sürekli değişim altında olan bir yansımasıdır. Sf. 73 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sözlük tanımlamaları, değişen kullanım ve bilgiye ayak uydurabilmek için sürekli olarak gözden geçirilir. Eski Roma’da, borçlarını ödeyemeyip alacaklılara kendilerini köle olarak sunan kişiler için kullanılan “addict” (bağımlı) sözcüğü, sonunda madde bağımlılığıyla ilişkilendirilir hale gelmiştir: Kişi, bağımlılığının (addiction) kölesidir. Başlangıçta ev sahipleri için kullanılan “husband” (koca) sözcüğünün ise evli olma durumuyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Ancak…

  • Beynin girdilerini sürekli olarak bükmek için kullandığı yollar sayesinde, dil sürekli bir evrim içindedir. Değişim, insan iletişiminin DNA’sına âdeta kazınmıştır ve bunun sonucunda da günümüzün sözlükleri ile beş yüz yıl öncekiler arasında çok az benzerlik vardır. Dilin konuşma ve bilincin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi yalnızca gönderimsel oluşundan değil, değişebilir oluşundan da kaynaklanır; onu yeni fikirlerin iletiminde bu…

  • Çoğumuz, yapılabilecek her şeyin zaten yapılmış olduğuna kendimizi ikna ederek, “son nokta” yanılsaması adı verilen bir durumun tuzağına düşeriz. Ama bükme olgusunun tarihi, başka bir hikâye anlatır bize: Daha sıkıp çıkarılacak sonsuzca şey vardır her zaman. İnsan kültürü, sürekli ilerleme halindeki bir süreçtir. Sf. 68 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David…

  • İnsan beyni, temel modelleri sonsuz çeşitlilikle bükebilir. Sf. 63    Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Land, kristalleri elde tutulabilen bir şeyden görülemeyen bir şeye dönüştürmüş, kısa süre sonra da içlerinde küçücük kristallerden binlercesinin gömülü olduğu cam tabakalar yapmayı başarmıştı. Kristaller mikroskobik boyutta olduklarından cam şeffaflığını koruyor ama parıltıyı da kesiyordu. Sürücü böylece yolu daha iyi görüyordu ama bu sonucu üreten yaratıcılık hâlâ görünmezdi. Sf. 61 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı…

  • Dahası, benzersiz toplumsal yaşantımız sayesinde sürekli bir etkileşim ve fikir alışverişine itilir ve birbirimizi zihinsel tohumlarımızla aşılarız. İnsan yaratıcılığının mucizevi özelliği, yeni fikirlerin durup dururken belirivermesi değil, fikirlerin geliştirilmesi için yaptığımız bu büyük beyinsel yatırımdır. Sf. 51 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar,…

  • Beynin, belirgin bölgelerden oluşan bir harita olarak temsil edildiği modeller görmüşüzdür hepimiz. Bu modellerde falanca bölge şu işi, filanca bölge de bu işi yapmakla görevlidir. Ama böyle bir model, insan beyninin en önemli yönünü göz ardı eder: Nöronlar fark gözetmeksizin bağlanırlar birbirlerine; hiçbir beyin bölgesi tek başına çalışmaz. Tıpkı bir insan toplumunda olduğu gibi, bölgeler…

  • Bükme, parçalama ve harmanlama, yenilikçi düşünmenin altında yatan beyin işlemlerini yakalamanın bir yolunu sunar. Sf. 49 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • Denizüzümü olarak bilinen küçük bir yumuşakça türünün, ilginç bir âdeti vardır. Yaşamının ilk dönemlerinde ortalıkta yüzer, sonunda kendine kaya midyesi misali tutunacak bir yer bulur ve ardından beslenme amacıyla kendi beynini emer. Neden mi? Çünkü beyne ihtiyacı kalmamıştır artık. Kalıcı evini bulmuştur. Beyni, ona tutunacağı yeri belirleme ve o yerde karar kılmasını sağlamıştır ve görev…

  • Yaratıcılığa yönlendiren itici gücü harekete geçiren bir etken daha vardır. Beynimizin ötesinde yaşayan bir şeydir bu: başkalarının beyinleri. Sf. 29 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlar, alışkanlıkları yansıtan otomatik davranışlar ile alışkanlıkları yenilgiye uğratan yönlendirilmiş davranışların rekabeti arasında yaşarlar. Beyin, bir nöral ağı verime yönelik olarak işlemeli midir, yoksa esnekliğe yönelik olarak dallandırmalı mıdır? Dayanağımız, her ikisinin de yapılabiliyor olmasıdır. Otomatikleştirilmiş davranışlar bize uzmanlık sağlar. Sf. 26 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony…

  • Öyleyse arı beyniyle bizim beynimiz arasındaki fark nedir? Arı beyninde bir milyon nöron varken bizimkinde yüz milyar nöron bulunması, bize geniş bir davranış repertuarı kazandırmıştır. Bizi ayrıcalıklı kılan bir şey daha var: nöronların niceliğinden öte, düzenlenme biçimleri. Yani bizde duyularla (orada ne var?) eylem (şimdi şunu yapacağım) arasında daha fazla beyin hücresi var. Bu da…

  • Tekrardan kaçınma, insan kültürünün temelidir. İnsanlar tarihin tekerrürden ibaret olduğunu sıkça söylerler ama pek doğru değildir bu. Tarih en fazladan, Mark Twain’in ifadesiyle “kafiye oluşturur”. Benzer şeyleri farklı zamanlarda yapmayı dener ama ayrıntılar hiçbir zaman aynı değildir. Her şey evrim geçirir. Yenilik zorunludur. İnsanlar yeniliğe gerek duyar. Yani bir denge gösterisi söz konusudur: Beyin bir…

  • Bir şeye ne kadar aşinaysak onun için o kadar az nöral enerji harcarız. Yeni İşyerinize arabayla ilk gidişinizde sürenin size fazla uzun gelmesinin nedeni budur. Sf.19 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  1. Basım Nisan 2019 – Sf. 19) kitabından birebir…

  • Beyniniz bir şeye alıştığında, onu her görüşünde giderek daha az tepki vermeye başlar. Farz edin ki yeni bir nesne, örneğin, bir sürücüsüz araba çıktı karşınıza. İlk gördüğünüzde beyniniz büyük bir tepki verecektir çünkü o sırada yeni bir şeyi soğurmakta ve kaydetmektedir. Arabayı ikinci görüşünüzde beyninizin vereceği tepki biraz daha az olacaktır. Sf. 17, 18 Alıntı;…