Beynin girdilerini sürekli olarak bükmek için kullandığı yollar sayesinde, dil sürekli bir evrim içindedir. Değişim, insan iletişiminin DNA’sına âdeta kazınmıştır ve bunun sonucunda da günümüzün sözlükleri ile beş yüz yıl öncekiler arasında çok az benzerlik vardır. Dilin konuşma ve bilincin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi yalnızca gönderimsel oluşundan değil, değişebilir oluşundan da kaynaklanır; onu yeni fikirlerin iletiminde bu ölçüde güçlü bir araç haline getiren de budur. Dilin sunduğu yaratıcı olanaklar sayesinde söyleyebildiklerimiz, söylemek istediklerimize ayak uydurabilir. Sf. 72
Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 1. Basım Nisan 2019 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın