Beynin, belirgin bölgelerden oluşan bir harita olarak temsil edildiği modeller görmüşüzdür hepimiz. Bu modellerde falanca bölge şu işi, filanca bölge de bu işi yapmakla görevlidir. Ama böyle bir model, insan beyninin en önemli yönünü göz ardı eder: Nöronlar fark gözetmeksizin bağlanırlar birbirlerine; hiçbir beyin bölgesi tek başına çalışmaz. Tıpkı bir insan toplumunda olduğu gibi, bölgeler birbirleriyle sürekli konuşma, pazarlık ve işbirliği içindedirler. Görmüş olduğumuz gibi, bu yaygın etkileşim, insan yaratıcılığının nörolojik temelidir. Belirli beceriler, yalnızca belirli beyin bölgelerine atfedilebilse de yaratıcılık, beynin bütününün devreye girdiği bir deneyimdir ve birbirinden uzak nöral ağlar arasındaki kapsamlı işbirliğinden doğar. Sf. 50
Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 1. Basım Nisan 2019 – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın