Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Dönmelerin, Eski Çağın Bakküs âyinlerinin bir devamı olarak, “Kuzu Bayramı” ismiyle her 22 Adar günü mumsöndü âyini yaptıkları, artık bizzat kendi itiraf ve ifşaatlarıyla da, kati olarak bilenmektedir. Sf. 267, 268

    1910‘da, iki Dönme genci, beraber tahsil yaptıkları Yahudi arkadaşlarına bu çeşit âyinlerin halen de mevcut olduğunu söylemişlerdir. İzmir’e yerleşmiş bir doktor, 1942’de İsrail’den gelen itibarlı bir misafiriyle sohbet ederken, dedesinin Selanik’te karıların değiştirilmesi âyinlerinden birine iştirak ettiğini anlatmıştır. 1900’lerde hâlâ sık sık nakledilmekteydi ki 1800’lere doğru İzmirlilerin (Kapanilerin) reisi olan Derviş Efendi (Yahudi ismiyle Judah Levi Toba), büyük bir Kabalacı olduğu gibi, karıların değiştirilmesi mistik doktrinini ve âyin esnasında yapılan fuhşu açıkça savunmuştu. Hatta o, bu âdeti, Zohar ve Kabbala’ya dayandırıyormuş. Derviş Efendi’ye ait olan ve tarafımızdan neşredilen el yazmaları bu İddiayı teyit etmektedir. Filhakika, Derviş Efendi, bu husustaki görüşlerini ispat etmek İçin, Kabbala hatta Kitab-ı Mukaddes metinlerini şahit göstermekte. Sf. 268

    Dönmelerin serbest aşk teorileri, sadece beli bir zümreye ait değildir. Toba (Derviş Efendi), şahsen, sadece onların haklılığını ispat etmeye çalışmış, kendiliğinden bir şey icat etmemiştir. Mumsöndü âyininin yapıldığı 22 Adar Bayramı, 1750 senesine doğru, Barukiya’nın müritleri tarafından yapılan bayramlar listesinde yer almaktadır.

    Mamafih, bu mezhebin Edirne menşeli en eski takvimlerinde bu tarih (bayram) henüz zikredilmemektedir. Fakat bu bayram, bütün Dönme mezhepleri tarafından aynı şekilde kutlanmış olmalıdır. Sf. 269

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 268, 269) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatay Sevi’nin şu antimomeen duası bir darb-ı mesel haline geldi:

    “Ya Rabbi, ey Kâinatın Kralı olan Tanrımız, ey haram olanı helâl kılan, seni takdis ederiz.”

    Tevrat ahlâkının tersine çevrilmesiyle fuhuş ve cinsî sapıklıklar dönmeler arasında öylesine yaygınlaşmıştı ki 18. asırda hahamların aforoznamelerinde Dönme çocuklarının otomatikman piç (mamzerim) kabul edilmesi gerektiği İfade edilmektedir. Sf. 267

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 267) kitabından birebir alınmıştır.

  • Günahın kutsiyeti doktrini (İran’daki bazı Mehdi’ci Müslümanlarda da görülen muhakeme tarzı) Dünyada kötülük artıp günah yaygınlaşmadan Mehdi devri gerçekleşemez. O halde Mehdi devrinin gelişini hızlandırmak için başta biz günaha dalalım. Tevrat’ın ahlâkî hükümlerinin aksini yapalım… Sf. 266

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 266) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dönmeler, ahlâksızlığı (Tevrat ahlâkının ve üniversal ahlâkî esasların tersine davranışları) ve cinsî sapıklığı (mumsöndü, ensest. vs.’yi) bir inanç sistemi haline getirmişlerdir. Sf. 262

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1616 yılında İzmir’de doğmuş, 1676 güzünde sürgün olarak bulunduğu Arnavutluk’un Dulcigno (veya Ulcini) şehrinde ölmüştür. 1666 yılında zahiren (görünürde) Müslümanlığı kabul edince Mehmet Aziz Efendi ismini almıştır, Sabatay Sevi, gayet kuvvetli bir haham terbiyesi almış. Talmud’a vakıf ve Kabbala’ya dalmış birisiydi, 1665’de Gazali Natan’ın Sabatay Sevi’yi Mehdi (“Messie” Mesih) ilan etmesinden sonra hareketi Filistin, Yemen ve İran’dan Rusya, Polonya ve İngiltere’ye kadar bütün dünya Yahudiliğini (Diasporayı) sarmıştır. Türkiye Yahudilerinden başka bilhassa Orta ve Doğu Avrupa Yahudileri arasında geniş bir taraftar zümresi toplamıştı. Fakat Sabatay Sevi’nin zahirî irtidadından (görünürde dinden çıkmasından) sonra bu taraftarlarının büyük bir kısmı, hayal kırıklığı içinde, onun hareketini terk etmişlerdir. Sf. 262

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • İbni-i Sebe adında bir Yahudi, kraldan daha kralcı çıkarak Hz. Ali’nin (r.a.) Allah’ın tecessüdü (ceset bulmuş hâli, vücut bulmuş hâli) olduğunu iddia etmişti. Bunun üzerine Halife Ali (R.A.) kendisini hapsettirmiştir. Sf. 255

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye Yahudi tarihi mütehassısı (uzmanı), Meşrutiyet İhtilâlcisi, Türkçü, CHP Niğde Mebusu ve Siyonist müellif Prof. Abraham Galante. Sf. 252

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 252) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkiye’de Musevi veya Ortodoks Yahudilerinden başka bir de Dönmeler veya Sabatay yahut gizli Yahudiler vardır. Bunlar 1900’lerde, bilhassa İstanbul, Selânik, İzmir, Edirne ile muhtelif Balkan ve Ege şehirlerine dağılmış olarak 50 bin kişi civarındaydılar. O zaman Selanik’te 20 bin dönmenin yaşadığını kat’î olarak biliyoruz. Zaten Selânik dört asır boyunca dünyanın belki yegâne Yahudi şehriydi. Değişik rakamlar ileri sürülmekle beraber, bize en sıhhatli görünen istatistiğe nazaran 1900’lerde Selânik’in nüfusu 150 bin kadardı ve bunun 60 bini Ortodoks, 20 bini Sabatay olmak üzere 80 bini Yahudi idi. Hakiki Türklerin nüfusu ise ancak 15-20 bin kadardı. 20. asır başlarında Selânikli ve Türk isimli, fakat modernist zihniyetli olanların hepsi, -umumi kaide olarak- Yahudi’dir. Bizim tahmini hesaplarımıza göre, Türkiye’de halen 200 bin kadar dönme vardır.” Sf. 248

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 248) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Balam’ın öğüdü ile Rabb’e karşı tecavüz etmelerine bunlar sebep oldular ve böylece Rabb’in cemaati arasında veba oldu! Ve şimdi çocuklar arasındaki her erkeği öldürün ve erkekle vatmış olarak erkek bilen her kadını öldürün ve erkekle vatmış olmayarak erkek bilmeyen bütün kadın çocukları kendiniz için sağ bırakın!” (Sayılar 31/7, 9/18) Sf. 229

    “Şimdi git, Amaleki vur ve onların her şeylerini tamamen yok et! Onları esirgeme! Erkekten kadına, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür!” (I. Samuel: 15/3) sf;230

    Ele geçen her adamın gövdesi delik deşik edilecek ve tutulan her adam kılıçla düşecek. Yavruları da gözleri önünde yere çalınacak; evleri çapul edilecek ve karıları kirletilecek.” (İşaya: 13/6-8.11,13-16) Sf. 242

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 229 ile 242 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sen benim topuzum ve cenk silâhlarımsın ve seninle milletleri kıracağım ve seninle ülkeler helâk edeceğim ve seninle atı ve binicisini kıracağım ve seninle cenk ve esvaplar isteyecek ve oğullarınızı ve kızlarınızı onlarla süsleyeceksiniz ve Mısırlıları soyacaksınız” (…)

    “Ve İsmailoğlulları Musa’nın sözüne göre yaptılar ve Mısırlılardan gümüş şeyler ve altın şeyler ve esvap istediler ve Rab Mısırlıların gözünde kavme lütuf verdi ve istediklerini verdiler ve Mısırlıları soydular. Ve esvaplar isteyecek ve oğullarınızı ve kızlarınızı onlarla süsleyeceksiniz ve Mısırlıları soyacaksınız.” (Çıkış: 3/21-22; 12/35-36)

    “Çünkü sağa sola yayılacaksın (…) Ve milletlerin sütünü emeceksin ve kralların memelerini emeceksin! Milletlerin servetini yiyeceksiniz ve onların izzeti size geçecek.” (İşaya: 54/3; 60/16; 61/6)

    “Her yedi yıl sonunda bir ibra yapacaksın. Ve ibra şöyle olur: Her alacaklı, komşusuna ödünç verdiği şeyi ibra edilecektir; komşusunu ve kardeşini sıkıştırmayacaktır, çünkü Rabb’in ibrâsı ilân edilmiştir. Yabancıyı sıkıştırabilirsin; fakat kardeşinde olan kendi her şeyini elin ibrâ edecektir. Bununla beraber sende fakir olmayacaksın. .”

    “Ve çok milletlere ödünç vereceksin, fakat sen ödünç almayacaksın ve çok milletlere saltanat edeceksin, fakat onlar sana saltanat etmeyecekler!” (Tesniye: 28/12; 15/1-8)

    “Sana karşı yapılan hiçbir silâh işe yaramayacak ve hükümde sana karşı kalkan her dili suçlu çıkaracaksın.” (İşaya: 54/17)

    “Arabasını ve binicisini kıracağım ve seninle kocamış adamı genci kıracağım ve seninle genç adamı ve ere varmamış kızı kıracağım ve seninle çobanı ve sürüsünü kıracağım ve seninle çiftçiyi ve çiftini kıracağım ve seninle valileri ve kaymakamları kıracağım;” (Yeremya: 1/10:51/20-24)

    “Çünkü İsraillin Allah’ı Rab”,..  Sf. 224, 225, 226, 227

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 224 ile 227 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • ‘Doğuştan veya ihtida ederek bir defa Yahudi olunca, artık Yahudilik bağından kurtulmak mümkün değildir; inkârla da bir başka dine geçmek suretiyle de olsa Yahudilikten vazgeçilemez. Sf. 224

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kanunun gereği olarak, bir Yahudi anneden doğmuş veya Yahudiliğe dönmüş ve başka bir din taşımayan her insan Yahudi sayılır. Sf. 221

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • Buna mukabil, babası Yahudi olduğu hâlde annesi Yahudi olmayan bir fert, Yahudi sayılmamaktadır çünkü onun hakikatte hangi babanın çocuğu olduğundan hiçbir zaman emin olunamaz. Sf. 216

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • Filhakika, İzafiyet, Kübizm, Marksizm, Daha Müşahhas Mûsikî, Mücerret Sanat, Psikanaliz ve zamanımızın iki büyük hâdisesi olan Sovyet ihtilâli ile Nükleer Fizik hep Yahudilerin eseridir. Sf. 207

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudiler, bütün ihtilallere faal bir şekilde iştirak etmişlerdir. Sf. 201

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • Haham Josue; “Akıl artık gökte gizli değildir ve Şeriat te artık göklerde bulunmamaktadır. Şeriat yere inmiştir ve onu anlayıp izah etmek de insan aklının işidir.” Sf. 199

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • Haham Eliyezer;

    “İnsanlara zekâ bahşetmiş olan Yahova, bu zekâyı gönüllerince kullanmalarına mâni olma hürriyetine sahip değildi.” Sf.199

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şu hâlde Yahudilerin hayat ve memat hakkındaki telâkkileri, ihtilâlci ruha sahip olmalarının birinci sebebidir. Hayrın, yani adâletin, ölümden sonra diriliş gününe kadar uyku hâli mevcut olduğuna göre uhrevî (ahiretsel) hayatta değil, bu dünyada tahakkuk etmesi lâzım geldiği fikrinden hareketle, hep adâlet peşinde koştular ve onu hiçbir yerde bulamayınca da daima gayr-i memnun bir zümre teşkil ettiler ve ona kavuşmak için çırpınıp durdular. Sf. 197

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ernest Renan; “Uhrevî mükâfatların teminatı, zulme karşı duyulan kini fevkalâde azaltmaktadır” der. “Filhakika, mükemmel İlâhî adâletin tecelli edeceği uhrevî hayata inananların nazarında, ölümle kurtulunan şu dünyevî ve pek kısa zulüm devresinin ne ehemmiyeti vardır? Ruhun bekasına (ölümsüzlüğüne) olan iman, insanı tevekküle götürür. Bu o kadar doğru bir tespittir ki Benî İsrail arasında da ebedî hayat akidesi kökleştikçe Yahudi îtilâfgirîzliği (uyuşmazlık hâli) yatışmaya yüz tutmuştur.”

    “Fakat bu ruhun bekası fikri, Yahudiler arasında, manevi hayata inanan insan tipinin teşekkülüne hiçbir katkıda bulunmamıştır.” Sf. 196

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Fransız matematikçi, fizikçi ve politikacı Lazare Nicolas Marguerite, Kont Carnot;)

    “Ahirete inanan, tatlı ve teselli edici hülyalarla, dertlerini unutmaya çalışan ve ebedî hayat rüyasıyla oyalanan, uhrevî ceza ve mükâfat, Cennet ve Cehennem inancına saplanan bütün halklar; fakirliği, hastalığı, hep başlarını eğip sineye çektiler. Uhrevî hayat hayâli, onlara destek oldu ve felâket ve sefaletlerine kızgınlık göstermeden katlandılar. Bu dünyadaki zulümler karşısında, öbür dünyanın saadetini düşünerek teselli buldular. Cennetteki tatlı hayatın ümidiyle, zulmeden kuvvetli karşısında yakınmadan boyun eğmeyi kabul ettiler.” Sf.195

    Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 195) kitabından birebir alınmıştır.