Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Ağustos 70.  Romalı Titus, Beyt-Ha Mikdaş’ın (Süleyman Mabedi) sadece batı duvarı kaldı.  Batı duvarı, Türkler tarafından, Osmanlılar zamanında ‘Ağlama Duvarı’ diye adlandırılan ve Avrupalıların ‘Şikâyet Duvarı’ dedikleri yerdir.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şia da, Ehl-i Sünnet’in zorla ele geçirildiğine inandıkları hilafeti, Ehl-i Sünnet’ten alıp Ehl-i Beyt’e verecek ve dünyayı huzura kavuşturacak bir kurtarıcı beklemektedir.   Bu kurtarıcı, Yahudilerin “Mesih”inin karşılığı olan “Mehdi Muntazar” dır.  …  Abdullah b. Sebe’nin Hz. Ali’ye gelerek “Sen sensin” yani “Sen İlahsın” iddiasında bulunması üzerine Hz. Ali, iki çukur açılması emrini vermiştir.  Fakat böyle bir cezalandırmadan çıkacak dedikodudan çekinerek, onu Medain’e sürmüştür.  …  İbn Sebe… ölmemiştir.  Kıyamet gününden önce bu dünyaya yeniden dönecek, cevr ile dolan arzı adaletle dolduracaktır.  …  İbn Sebe, beklenen Mehdi’nin Ali b. Ebi Talib’den başkası olmadığını ve “ilah” olduğunu da söyleyerek,  …  İbn Sevda’nın (Sebe) …  Şiiliğin asıl kurucusu Abdullah b. Sebe… 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 52, 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şia, Hz. Ali’yi seven onun halife olmasını isteyen Müslümanların meydana getirdiği bir fırkadır.  İbn Sebe’den önce, Şiilikle ilgili herhangi bir aşırı hareketin olmadığı görülmektedir.  …  Hz. Osman taraftarları, onun katillerinin bulunmasını istemişlerdir.  …  Durum iki tarafı birbiriyle savaşacak duruma getirmiştir.  Bunun asıl sebebinin, Abdullah b. Sebe ve arkadaşları olduğu düşünülmektedir. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Gnosticism: Bu terim, Yunaca “gnose” kelimesinden türemiştir.  Gnostisizm, ilahi bilgiye bütünüyle varılabileceğini savunan eklektik Hıristiyan tasavvufudur. O, M.S. II. Yüzyılında Yahudilikte Platonculuğu Hıristiyanlıkla kaynaştırmaya çalışan ilahiyatçıların bir ürünüdür.  Kabbala da bir Yahudi Gnostisizmidir.  (Dipnottur)

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 43, 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • Galanti, “Türkler ve Yahudiler” adlı eserinin 10. sahifesinde, Fatih’in İstanbul’u fethettiği zaman orada biri Rabbani, diğeri Karaî olmak üzere iki Musevi cemaatinin varlığından bahsetmektedir. Sf.72

    Beyoğlu’nda oturan Yahudiler, onu takip eden asırlarda yavaş yavaş İstanbul içlerine sokulmuşlar ve Türkler İstanbul’u aldıklarında orada bir Yahudi mahallesi bulmuşlardır.

    Galante; “Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettikten sonra, harp esnasında ölenlerin bıraktıkları boşluk ve ahalisinin büyük bir kısmının şehri terk etmesi yüzünden İstanbul’un nüfusu azalmıştı. Pek çok meziyetlere sahip olan Fatih, yüksek siyasî görüşü iktizasınca (gereğince) yeni payitahtını emniyetli unsurlarla zenginleştirmeyi düşünerek, Anadolu’nun pek çok yerinde yaşayan Ermenileri ve Yahudileri İstanbul’a davet etmiş ve bazı ahvalde de zorla getirmiştir. O sıralarda Anadolu’dan gelen Yahudiler arasında Balat, Tire, Antalya, Sinop Yahudileri vardı ki, şehirlerinin isimlerine izafeten İstanbul’da ibadethaneler inşa etmişlerdi. Bundan başka zorla İstanbul’a getirilen bir takım Yahudilerin inşa ettikleri ibadethaneye ‘Sürgünlerin İbadethanesi’ adı verilmiştir” Sf. 73

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 72, 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • Abdullah bin Sebe ile ilgili olarak Teberi şöyle demektedir: San’alı bir Yahudi’dir ve anası siyahîdir.  Osman zamanında Müslüman olmuş, Müslüman diyarlarda sapık fikirler yaymaya başlamıştır.  …  Abdullah bin Sebe .. şunu ileri sürdü: Ali de Muhammed’in vasisidir.  Muhammed, Peygamberlerin sonuncusu, Ali de vasilerin sonuncusudur.  Sf.43

     Hz. Ali için “Sen İlahsın” demiş, Şiiliğin kurucusu Abdullah bin Sebe.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 43, 44) kitabından birebir alınmıştır.

  •  Hz. Osman devrinde ölen (Ebu İshak diye künyelenen) Ka’bu’l-Ahbar (Ö.32/652-3), Yemen Yahudilerindendir.  …  Müslümanlar arasında ilmine hürmeten “Hibr” (Yahudi Âlimi) denmiştir.  Ka’bu’l-Ahbar, İslam’da ilk “Siyonist” olarak gösterilmektedir.  Hz. Ömer, onun Peygamber’den herhangi bir şey rivayet etmesine mani olmuş, yalan rivayetlerde bulunmasından dolayı onu dövmüş ve daima gözetim altında bulundurmuştur. Bundan dolayı Ka’b’ın, Hz. Ömer’in katlinde (katledilmesinde) büyük rol oynadığı ileri sürülmüştür.  “Müslüman olduktan sonra da Yahudiliğini devam ettirdiğine dair örnekler vardır.” 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • Safiye binti Huvey, Yahudi olduğu için, Ashâb ve Peygamberin hanımları arasında tereddüt meydana getirmiştir. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudilerin merkezi ve kalesi olan Hayber, 628 yılında, Müslümanlar tarafından zapt edilmiştir. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • Muhacirlerle Ensar arasında imzalanan anlaşma içine Yahudiler de dâhil edilmiştir.  Bu anlaşmada şöyle denilmektedir:  “Bize tabii olan Yahudilere gelince: Onlara da yardım edilir.  …  Beni Nadir Yahudileri müminlerle beraber olan bir ümmettir.  Yahudilerin dini kendilerine, müminlerin dini kendilerine aittir.  Yahudilerin köleleri de kendileri gibidir.  Muhammed’in müsaadesi olmadan kimse çıkarılamaz, intikam yasaktır.  Yahudilerin nafakaları kendilerine, Müslümanların nafakaları da kendilerine aittir.” 

    …  Hz. Muhammed’in sağlığında, onlardan Müslüman olanların adedi birkaç tanedir.  …  Hz. Muhammed; “Bana Yahudilerden on kişi iman etseydi, bütün Yahudiler de iman ederlerdi” demiştir.  Sf. 26

    Hz. Muhammed’in sağlığında, Müslüman olan Yahudilerin sayısı üç-beş kadardır.  Bu ilk Müslüman olanlar, samimi olarak kabul edilmektedir.  Daha sonra Müslüman olanlara ise, tereddütle bakılabilmektedir. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 26 ile 30 arası) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Medine Yahudileri, Fatyun isminde ahlaksız bir reisin idaresinde yaşıyorlardı.  Fatyun hain ve zalimdi.  “Bu adam evlenecek her kızın mutlaka kendi evinde bir gece geçirmesini istemiş ve bunu kabul ettirmişti.  …  Aynı hareket, Ensar’a da tahmil edilmek istendiğinden bunlar derhal isyan etmişlerdi.  Ensar’ın reisi Fatyun’u öldürmeye muvaffak olmuştur.”  Sf. 23

    Hz. Muhammed, Medine’ye “Hicret” ettikten sonra, onlarla bir dostluk ve ittifak anlaşması yapmış; …  Bütün ticaret merkezlerini elde edip Müslümanlara fahiş faizlerle borç vererek, onları müşkül duruma sokmuş ve rehin olarak Müslüman çocuklarını istemişlerdir.  …  Yahudiler zina ve kumara son derece düşkünlük göstermişlerdir.  Talmud’da şöyle bir maddenin bulunduğu belirtilmektedir: “Eğer Yahudi olmayan bir insan zarurete düşerse, ona vereceğiniz paraya o kadar büyük faiz koyunuz ki; o adam altından kalkamasın, bütün malını satmaya mecbur olsun, Yahudi’nin bu gibi şeylerden istifade etmesini, kendisinden başkasını ezmesini bilmesi şarttır.” Sf. 24

    “Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir.  Bizim amellerimiz bizedir, sizin amelleriniz de size aittir.  Bizimle sizin aranızda husumet yoktur.”  (Şûrâ suresi Ayet. 15)

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 23 ile 25 arası) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Yesrib (Medine) şehrinde, Yahudilerden başka, putperest olan Evs ve Hazrec kabileleri vardı. Bunlar birbirleriyle iyi geçinemiyorlardı. Yahudiler, bunlara, “Yakında bir peygamber gelecek, biz ona tabi olacağız ve onunla birlikte sizi Âd ve İrem gibi yok edeceğiz diyorlardı. Sf. 22

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudiler, Arap Yarımadasında İslamiyet’ten asırlarca önce yayılmış ve yarımadada Yahudi kolonileri kurulmuştur. Bu kolonilerin en tanınmışı Yesrib’dedir. Şehir sonradan ‘Medine adı ile anılmıştır, Romalıların Şam’ı ele geçirip Yahudileri çiğnemeleri ve öldürmelerinden sonra, Yahudiler üç kabile olarak (Beni Nadir, Kaynuka, Kurayza), burada yerleşmişlerdir. Sf. 21

    Aslında, Hz. Muhammed, Medine’ye geldiği sırada burada yoğun bir Yahudi kitlesi bulmuştur. Sf. 21

    Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudilerden başka, putperest olan Evs ve Hare kabileleri vardı.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  •  … Yarımada’da Yahudi kolonileri kurulmuştur.  Bu kolonilerin en tanınmışı Yesrib’dedir.  Şehir sonradan ‘Medine’ adı ile anılmıştır.  …  Hz. Muhammed, Medine’ye geldiği sırada burada yoğun bir Yahudi kitlesi bulmuştur.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Hz. Yakub’un on iki oğlundan dördüncüsünün adı olan Yahuda (Yuda), on iki oğlun soyuna ad olmuş ve onlar Yahudi olarak adlandırılmıştır.  …  “Beni İsrail” (İsrailoğulları) da Yahudi olarak isimlendirilmiştir.  …  Her İsrailli Yahudi olduğu halde, her Yahudi İsrailli nesep sayılmaz.

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Melek, Ahiret, Peygamber anlayışı ve inancı açık olarak görülmektedir.  İman esasları; Tanrının birliği, Musa’nın en büyük peygamber oluşu ve gecikmiş olsa da Mesih’in geleceği prensipleri etrafında oluşmaktadır.  …  Kur’an-ı Kerim’in 18 yerinde Tevrat kelimesi geçmekte, Hz. Musa’dan 34 Sûre’de bahsedilmekte, 13 Sûre’de Yahudilere değinilmektedir. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 15, 16) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • İsmail, Arap kabilelerinin babasıdır.  …   Arap olmayan milletler de İsmail’e mensup addolunur.  İshak’ın oğlu Yakub’a Tanrı (Yahve) tarafından İsrail lakabı verilmiştir. Sf. 15 Yahudiler ise, soy kütüklerini Nuh’un oğlu Sam’dan başlatarak, Hz. İbrahim’e, ondan İshak’a, İshak’tan Yakub’a ve onun oğullarına dayandırmaktadır. Sf. 16

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 15, 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • ..kendilerinin İbrahim oğlu İshak’tan (Avraham oğlu Yitshak) türediklerine inanmaktadır. 

    Alıntı; Dönmeler Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kur’an-ı Kerim’de 25 defa Yahudi (9 Yahud, 10 Hadu, 6 Haden), 41 defa Beni İsrail yani İsrailoğulları ve 1 defa da İsrail sözü geçmektedir. 

    Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.