Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 1912 genel seçimi “sopalı seçim” diye adlandırıldı. Söylenenlere göre İttihatçılar güç gösterileriyle halktan zorla oy toplamış ve oy sayımlarında da hile yapmıştı. İddialar üzerine Evliyazâde Refik Efendi seçildiği belediye meclisi üyeliğinden 27 Mart 1912’de istifa etmişti.

    Bu siyasal çalışmaları sonucu mu Refik Efendi belediye başkanı seçilmişti?

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 170) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yahudilerin kendilerini Türk olarak tanımlaması” fikrini savunan sadece Moiz Kohen (Tekinalp) değildi; İzmir Yahudi’si Selim Mizrahî gibi isimler de benzer görüşü yayan birçok yazı kaleme aldılar.

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yakub Cemil, İzmitli Mümtaz, Mustafa Necib, Sapancalı Hakkı, ile Silahçı Tahsin, Eyüb, Yenibahçeli Şükrü ve Nail kardeşler, Filibeli Hilmi ve Samuel İsrael gibi fedailer silahlarını kuşanıp Babıâli’ye doğru yürümeye başladılar.      

    Binbaşı Enver, beyaz bir atın üstündeydi…

    Halk merakla ittihatçılara bakıyordu. Bir köşede Ömer Naci, diğer köşede Ömer Seyfeddin halkın desteğini almak için heyecanlı konuşmalar yapıyorlardı:

    “Hükümet Edirne’yi Bulgar’a verecek, hürriyet kahramanı, Trablusgarp kahramanı Enver Babıâli’ye yürüyor. Hadi siz de ona katılın!”

    Ateşli söylevler etkisini gösterdi. Halk “Yaşasın vatan… Yaşasın millet…” diye slogan atmaya başladı.

    Enver Babıâli önündeki demir kapıdan içeri girdi. Atından atladı ve baskını başlattı. Darbe başladıktan sonra Babıâli binası savaş yerine döndü; her yerde kan vardı. Sf. 160

    Harbiye Nazın Nâzım Paşa’yla birlikte ölü sayısı yediye yükseldi. On dokuz yaralı vardı.

    Fakat eylem bitmemişti. İttihatçılar, sadrazamın odasına girdi.

    Sadrazam Kıbrıslı Kâmil Paşa sakindi. “Ne istiyorsunuz evlatlarım?..” dedi.

    Binbaşı Enver, “Paşa hazretleri, millet sizi istemiyor, imzalamaya kararlı olduğunuz sulhtan sonra, bu devlet baki kalmaz, lütfen istifanamenizi yazınız” diye emretti. Kâmil Paşa istifasını yazdı. Kâğıdı Talat Paşa aldı, okudu, sinirlendi. “Paşa hazretleri ‘ciheti askeriyeden vaki ısrar üzerine’ diye yazmışsınız. Lütfen pencereden bakar mısınız, dışarıda sadece askerler değil, her meslekten millet var” dedi. Kıbrıslı Kâmil Paşa iade edilip önüne konan kâğıda “ve millet” ibaresini ekledi. …

    Ancak Üsküdar’daki evine gelen Miralay İsmail Hakkı, “Almancı” Mahmud Şevket Paşa’yı sadrazam olmaya zor ikna etti. Sf. 161

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 160, 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sadece Rıza Tevfik değil, Hürriyet ve İtilaf Fırkasının kurucusu Dr. Rıza Nur da, Alliance Israelite Universelle mezunuydu!

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2019); Rıza Nur’un Türkçülüğü ve ırkçılık konusundaki keskinliği, Yahudiliğinden dolayı olabilir mi? Dinsiz ama Yahudi milletinden olabilir.

  • Hürriyet ve İtilaf Fırkasının önde gelen ismi Aydın mebusu Rıza Tevfik (Bölükbaşı) Edirne Alliance Israelite Universelle’de öğrenim görmüştü ve Ladino ile İbraniceyi iyi biliyordu. 11 Mart 1909’da İstanbul’da Genç Yahudiler Derneği’nde yaptığı konuşmada, Siyonist olduğunu açıklayıvermesi herkesi hayrete düşürdü!

    Ama Rıza Tevfik bu açıklamasına sonra bir çekince koydu: “Lütfen bunu bağımsız bir Yahudi devleti kurma anlamında anlamayın!..” Sf. 156

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngiliz Büyükelçiliği baş tercümanı Fitz Maurice’ti. Bağnaz bir İrlandalı Katolik olan Fitz Maurice, İttihatçıların masonlar ve Siyonistlerle işbirliği yaptığını iddia etmekteydi. Baş tercümana göre İkinci Meşrutiyet hareketi Siyonistlerin hazırladığı “dünya imparatorluğu” projesinin ilk adımıydı. İkinci Meşrutiyet’i gerçekleştirmek için “bilhassa Selanik’te yaşayan 80.000 İspanyol Musevi’si ve 20.000 dönme ile İtalyan mason locaları işbirliği” yapmıştı. “Toy zabitlerin perde arkasında masonlar, dönmeler, kozmopolitler yani tek kelimeyle Yahudi dehası vardır.”

    Evet, İttihatçılar daha çok ekonomik nedenlerden dolayı Yahudilerden bir şekilde yararlanmayı düşündüler. Siyonistlere bile “beyaz gül” vermekten geri durmadılar. Yahudilerin Filistin’e girişlerini kolaylaştırdılar, toprak sahibi olmaları için izin verdiler. Makedonya ve Mezopotamya’da yeni kolonizasyonlar açmayı düşündüler. Sf. 151, 152

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 151, 152) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şehzade Süleyman Efendi (1860-1909) Padişah Abdülmecid’in oğluydu. Üç ağabeyi sırasıyla padişah olmuştu: V. Murad, II. Abdülhamid ve Mehmed Reşad.

    Dört karısı vardı. 1909’da eşlerinden Ayşe Tarzıter Kadın’dan olan kızı Naciye Sultan’a iyi bir kısmet geldiği haberini aldı.

    Berlin de ikinci Ateşemiliter olarak bulunan Binbaşı Enver, Naciye Sultan’la evlenmek istiyordu! Sf. 146

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Selanik evlenmelerinde” hep karşımıza çıkan ilginç bir durum var. Damatların çoğunluğu hep “içgüveysi” oluyor! Neden? Yanıtı yine yok!

    Miralay Caferi Tayyar, eşi Hayriye Hanım’ın babası Morali Ali Rıza Paşa’nın, Selanik’te zenginlerin oturduğu Yalılar semtindeki büyük konağına “içgüveysi” girmişti. Sf. 145

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gözleri maviydi. Bu nedenle ağabeyi II. Abdülhamid, “nazarı değer” diye onunla görüşmekten kaçınırdı. İki kardeş on dokuz yıl birbirlerini hiç görmemişlerdi! Sanırım bu tek olgu bile Osmanlı Sarayı’nda yaşayanların ruhsal durumunu göstermektedir. Özellikle son otuz iki yıl içinde Dolmabahçe Sarayı’ndan dışarıya hiç çıkmadı. İstanbul’u gezmesine, halkla konuşmasına II. Abdülhamid döneminde hiç izin verilmemişti.

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngiltere Büyükelçiliği görevlisi Yüzbaşı Bettelheim’in ayaklanma günü Ayasofya’da gericilerin yanında görünmesi, İttihatçıları olayların arkasında “İngiliz parmağı var” görüşüne yöneltti. Sf. 137

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • İki gün süren iç savaş sonrasında Hareket Ordusu’ndan 3’ü subay, 71 asker öldü. Bunlardan 21’i Musevi Taburundandı!

    İsyan bastırıldıktan sonra Mahmud Şevket Paşa ile Harbiye Nazın Salih Paşa, Hahambaşı Haim Nahum’u ziyaret etti. Her iki paşa da, Selanik Yahudilerinin verdiği destek için teşekkür etti. Sf. 135

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hareket Ordusu’na katılan gönüllü Yahudiler için o günlerde şarkı yapıldı:   

    “Köylerdeki gençler

    Ve Selanik’ten birçoğumuz

    Gönüllü olduk

    Askerliğe gittik

    Ya Hürriyet gerçekleşecek

    Ya kanımız akacak

    Türkiye’ye olan aşkımız için!..

    Türkler, Yahudiler ve Hıristiyanlar

    Hepimiz Osmanlılar

    Ellerimizi tutuşturduk

    Kardeş olmaya yemin ettik

    İstanbul için hareket edeceğiz

    Kötülerle savaşacağız

    Türkiye’yi kurtarmak için!..’’

    Türkiye’de Ladino şarkıları söylemesiyle tanınan Jak Esim, Cem İkiz’le birlikte Çekirdek Sanatevi Konserleri kapsamında bu şarkıyı 1986’da seslendirmişlerdi. Sf. 134

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.

  • Uzatmayalım… 1826’da Yeniçeri Ocağı kaldırılırken Yeşeya Aciman ve Çelebi Behor Karmona gibi büyük Yahudi tüccarlar öldürüldü. Yeheskel Gabay Antalya’ya sürüldü. Yahudi cemaati ne yapacağım bilemiyordu, çünkü asırlardır ilk kez bir Yahudi cemaat lideri öldürülüyor, önde gelen Yahudi tüccarlar ya sürülüyor ya da yok ediliyordu.

    Sonuçta Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla Yahudi sermayesinin siyasal ve ekonomik ağırlığı büyük darbe yedi. Buna karşılık Ermeni lobisi siyasal ve ekonomik gücünün doruğuna çıkacak bir sürece girdi… Sf. 124

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeniçeri Ocağı, zamanla salt askeri bir güç olmaktan çıkmıştı. Yeniçeriler özellikle son yüzyılda bir ekonomik gücün kontrolü altına girmişti: Yahudi sermayesiyle ticari ilişkileri vardı. Dönemin önde gelen Yahudi sarrafları Yeşeya Acıman, Çelebi Behor Karmona, Yeheskel Gabay, Yeniçeri Ocağı sarrafıydı ve yeniçeri ağalarıyla kurdukları ortaklık sonucu Saray üzerinde büyük etkiye Sahiptiler.

    Özetle, Yahudi sermayesi Yeniçeri Ocağı’nın lağv edilmesini istemiyordu.

    Bununla birlikte Yahudi tüccarları karşısında Osmanlı piyasasından giderek güç kazanan Ermeni sermayesi ise Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılıp Nizamı Cedit ordusunun kurulmasını destekliyordu. … Sf. 123

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Ekimde (1909) Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti.

    6 Ekimde (1909) Yunanistan Girit’i topraklarına kattı.

    “Ve aynı gün, yani 6 Ekimde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Bosna-Hersek’i ilhak etti.

    “Hasta Adam’’ Osmanlı Devleti’nin toparlanmaya başlamasından korkanlar “ellerini çabuk tutmuşlardı”! Sf. 118

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Milli marş olmadığı için subaylar mızıka takımlarına Fransız İhtilâlinin marşı “Marseillaise” i çaldırıyorlardı. Sf. 114

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir bayrak, bir efsane kahramanı olan Binbaşı Enver kimdi?

    Asıl adı İsmail Enver’di. 12 Kasım 1881 İstanbul doğumluydu. Hacı Ahmed-Ayşe çiftinin altı çocukları var: Enver, Nuri, Kâmil, Ertuğrul, Hasene ve Mediha.

    Enver, baba tarafından Gagavuz Türklerindendi! Sf. 113

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amerikalıların 4 Temmuz’u, Fransızların 14 Temmuz’u olduğu gibi bizim de 23 Temmuz’umuz vardı. 8 Temmuz 1909’da kabul edilen yasayla, 23 Temmuz “Hürriyet Bayramı” olarak kutlanmaya başlandı. Ancak bu bayram 13 Mayıs 1935’te kaldırıldı. Sf. 111

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • Selanik Merkez Komutanı Albay Nâzım Bey korkunç bir hafiyeydi. Yıldız Sarayı’na bildirmek üzere 397 kişilik tevkif listesi hazırladığı bilgisi İttihatçıları telaşlandırdı. Albay Nâzım’ı ortadan kaldırmaya karar verdiler. Üstelik bu suikastı Nâzım’ın kayınçosu Binbaşı Enver sayesinde yapacaklardı. Binbaşı Enver, ablası Hasene’nin eşi Nâzım’ın ortadan kaldırılmasındaki görevi seve seve yerine getirecekti. Çünkü biliyordu ki, eniştesi ablasına hep kötü davranıyordu.

    29 Mayıs 1908 akşamı Yüzbaşı İsmail Canbulad ve Binbaşı Enver’in yardımıyla Selanik Yalılar Akaretlerdeki eve giren Fedailer Grubu’ndan Teğmen Mustafa Necib, Albay Nâzım’a iki el kurşun sıkmış ama öldürememişti.

    Binbaşı Enver, eniştesine yapılan suikastta parmağı olduğu ortaya çıkınca apoletlerini sökerek dağa çıktı. Sf. 108

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 108) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gelecekte Evliyazâde ailesinin yakın dostları arasına girecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı olacak, o dönemin önde gelen İttihatçılarından Mahmud Celal (Bayar), 1886 yılında kurulan Bursa Alliance Israelite Okulu’nda öğrenim görmüştü! (Abraham Galante, Türkler ve Yahudiler; 1995Sf. 219) Sf. 107

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 107) kitabından birebir alınmıştır.