Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Göbek adının “Osman” olduğunu söyleyen gazeteci Cengiz Çandar anlatıyor: “Dedem, yedi kuşak Selanikli olan Hakkı Sayar -evdeki adı Mehmed’dir- İttihat ve Terakki kursuyla Budapeşte’de şimendifer mühendisliği okur. Mehmed Hakkı, Mustafa Kemal’i Selanik’ten tanımaktadır. Selanik’te tekkede toplanırlar, dedem de onlara çay-kahve servisi yapardı.” (A. Cemal Kalyoncu, Derin Gazeteciler, 2002, s. 17) Sf. 88

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siyonistlerin Filistin’de Yahudi devleti kurma isteklerine başta Moiz Kohen, yani namı diğer Munis Tekinalp gibi Osmanlı Yahudileri karşı çıktılar; onlara göre Yahudi göçmenler Osmanlı topraklarına gelmeli ve özgürce yaşamalıydılar Osmanlı‘yı, daha sonra da Türkiye’yi Kenan ülkesi. İsrailoğulları’nın kutsal toprakları olarak değerlendiriyorlardı. Sf. 105 İzmir Alliance Okulu müdürü şöyle yazar: “Türkiye dindaşlarımız (Yahudiler) için vaat edilmiş bir toprak olabilir.” Sf. 106

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.

  • Emmanuel Karasu, Şişli Terakki Lisesi ve İ.Ü. Edebiyat Fakültesi mezunu, 1962- 1963’te Rockefeller Vakfı bursuyla Avrupa ülkelerinde araştırmalar yapan, Hacettepe Üniversitesi Öğretim üyesi ve Türk edebiyatının ünlü ismi Bilge Karasu’nun babasıdır. Sf. 84

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu arada II. Abdülhamid ile Theodor Herzl’in görüşmeleri sürerken, 1904’te Herzl öldü ve temaslarıyla birlikte tüm çabalar yarım kaldı. Sf. 105

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Selanik’teki İttihatçıları masonlarla tanıştıran kişi, İtalyan himayesi altındaki “Macedonia Risorta” Locası’nın üstadı âzâmı, Yahudi avukat Emmanuel Karasu’ydu. Sf. 84

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.

  • Theodor Herzl, ikisi II. Abdülhamid’le olmak üzere defalarca Osmanlı yöneticileriyle yan yana geldi. Osmanlı’nın borçlarını ödemek koşuluyla Filistin’den toprak istedi. Örneğin o günler için hayli büyük bir para olan 20 milyon sterlin önerdi.

    Ayrıca borçlar için de 1,5 milyon sterlin öneriyordu.

    Pazarlıklar İkinci Siyonist Kongresi’ne de taşındı.

    1903 yılında sermayesi 100.000 sterlin olan İngiliz-Filistin Şirketi kuruldu. Bu şirket Hayfa, Yafa, Kudüs, Hebron, Beyrut, Safed, Taberiye ve Gazze’de şubeler açtı ve her türlü toprak alım satımıyla ilgilenmeye başladı.

    Yahudiler, topla tüfekle değil, parayla ülke kurmaya hazırlanıyorlardı.

    Osmanlı Devleti ne yoğun Yahudi göçmen akınlarını, ne Siyonistlerin Filistin’de toprak almasını ve ne de Yahudilerin Filistin’de yeni yerleşim yerleri kurmasını önleyebildi. Sf. 105

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din düşmanlığı yaptığı, devlet içinde devlet kurmaya çalıştığı iddialarıyla, başta Papa XII. Clemens olmak üzere, Fransa hükümeti ve Hollanda hükümeti masonlara savaş açıp, locaları kapatınca; 1748’de Osmanlı da daha “emekleme dönemindeki” masonluğu yasakladı.

    Ancak masonluk, III. Selim (1789-1807) döneminde yeniden ortaya çıktı; 1839’dan sonra ise yaygınlaştı. Sf. 83

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siyonizm’i milliyetçi ve siyasal bir ideoloji haline getiren Theodor Herzl’di.

    1860 yılında Budapeşte’de orta halli konfeksiyoncu Yahudi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Theodor Herzl, Viyana Üniversitesinde hukuk doktorası yapmıştı. Sf. 104

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı’ya ilk matbaayı getiren (1727) “Macar dönmesi” İbrahim Müteferrika ve Osmanlı’da ilk Mühendishanei Berri Hümayunu kuran “Fransız dönmesi” Humbaracı Ahmed Paşa da (Kont Bonneval) ilk masonlardandı. Sf. 83

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siyon kelimesinin kökeni Zion’dur (Sion).

    Sion, Kudüs’te bir tepelik bölgenin adıydı ve zaman içinde Kudüs’le eş anlamlılık kazanmıştı. Aynı zamanda “Siyon”, yurtlarından kovulmuş Yahudi halkının Filistin’e dönme arzu ve özlemini benliğinde toplayan bir “siyasal inancın” adıydı!

    Yahudiler sürgünlerle dünyaya yayılmaya başlayınca Filistin’i hiçbir zaman unutmamışlardı. Buraya geri dönüp “Davud’un krallığını yeniden kurmak” hayaliyle yaşadılar. Bu dönüş ancak Mesih’in gelişiyle olacaktı. Bu inanç hahamlar tarafından sinagoglarda devamlı işlenmiş, “Mesih’le kurtuluş ümidi ateşi” cemaat dualarından hiçbir zaman eksik olmamıştı.

    Hiçbir Musevi vaizin hutbesini, “Kurtarıcı bir gün Siyon’a gelecek!” demeden ve cevap olarak cemaatin “âmin” i olmaksızın tamamlamaması düşünülemezdi.     

    Siyon’a dönebilmek için dünyanın çeşitli yerlerinde Mesihler ortaya çıktı. Örneğin, Bağdat’ta îbni Dugi (1120), Güney Kürdistan’da David Alroy (1150), İspanya’da Abraham Abulafia (1240-1291), Venedik’te Asher Lemmlin (1502), İzmir’de Sabetay Sevi (1626-1675), Polonya’da Jakob Frank (1726-1791), XVID. yüzyılda Rusya’da İsrael Eliezer Mesihlik iddiasıyla Yahudilerin karşısına çıktı. Ne var ki Mesihlerin varlığı Kudüs’e dönüş isteğini karşılayamıyordu. Sf. 105

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 104, 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Selanik’teki örgütün temelini Sabetayistler ve Yahudiler oluşturuyordu. Özellikle Balkanlar’da yayılan milliyetçi hava karşısında Osmanlı Devleti’ni bir güvence olarak gören Selanik Yahudileri ve Sabetayistler harekete hem fikri hem de maddi destek veriyorlardı.       

    Bir de masonlar vardı.

    İttihatçı kadrolar mı masondu, yoksa masonlar mı İttihatçıydı hâlâ tartışılan bir konudur!

    Masonluk, Osmanlı’ya İngiltere’den gelmişti

    İngiltere Büyük Locası’nın ilk Üstadı Âzamlarından Lord Montagu (1690-1749) İngiliz masonluğunun kuruluşunda büyük rol oynamıştı. Lord Montagu, 1716-1718 yıllan arasında İngiltere’nin İstanbul büyükelçisiydi. Sf. 82, 83

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 82, 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • O tarihte ittihatçılara katılan bir isim daha vardı:

    Türkiye’nin ileri yıllarda “Said-i Nursi” olarak tanıyacağı Said-i Kürdi!

    Manyasizade Refik Efendi aracılığıyla İttihatçılarla tanışmıştı. Kıyafeti hayli ilginçti ve herkesin dikkatini çekiyordu; kaplan postuna benzeyen bir kürkü, başında Buhara kalpağı, göğsünden beline doğru inen gümüş savatlı kemerde süslü bir Diyarbakır kaması vardı. Sf. 89

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu cemiyetin (İTC) önde gelen idarecileri ve kurucuları arasında Yahudiler ile Cavid Bey, Talat Bey gibi dönmeler de yer alıyordu. Sf. 79

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • Talat Efendi.

    Bekârdı. Kendisine Fransızca öğreten Edirne’deki Yahudi kızı unutamamıştı. Mehmed Talat bu kızla Edirne’deki Alliance Israelite Universelle (Evrensel Musevi Birliği) okulunda tanışmıştı Mehmed Talat bu okulda Türkçe öğretmenliği yapıyordu ve sevgilisi okul müdürü Mösyö Lupa’nın kızıydı.

    Talat, aynı zamanda daha önce iki yıl bu okulda yani Alliance Israelite Universelle’de öğrenim görmüştü. (Kâzım Karabekir, İttihat ve Terakki Cemiyeti (1896-1909) 1993, s. 166)

    Yahudi çocuklarına “Türkçe” öğretmenliği yapan Talat kuşkusuz, Ladino’yu (Yahudi İspanyolcası) biliyordu. Zaten bildiğini de en yakın arkadaşı Midhat Şükrü anılarında teyit ediyor. Sf. 78

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunların en ünlüsü, 1873’te Vali Mithat Paşa zamanında, Şemsi Efendi (Şimon Zvi) tarafından açılan Fevziye Mektebi’ydi. Sf. 59

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Selanik ve İzmir’de “efendi” sıfatını kullananların büyük çoğunluğunun Sabetayist olduğunu Selanik doğumlu yazar Münevver Ayaşlı da Dersaadet adlı kitabında böyle belirtiyor. Sf. 56, 57

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 56, 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • “On yedinci budur ki, onlarla (Müslümanlarla) nikâh akdedilmemesi lazımdır.” Sf. 44

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kapanî İbranicede İzmir’im demektir. Sf. 42

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yakubîler”, “Karakaş” ve “Kapancı” adlı bu üç Sabetayist gurubun toplumsal ve ekonomik konumları birbirlerinden farklıydı, Yakubileri, Selanik’teki üst sınıf Osmanlı memurları oluşturuyordu.

    En kalabalık grup olan Kapancılar, çoğunlukla İzmir’de oturuyorlardı; üst ve orta sınıfı oluşturan tüccarlardı.

    Muhafazakâr olmalarıyla bilinen Karakaşlar ise, zanaatkâr, esnaf ve işçilerden oluşuyordu, örneğin berberler, kasaplar, kunduracılar ve hamallar bu gruba dâhildi. Öyle ki, ilk dönemlerde Selanik’teki berberlerin tamamı Karakaş’tı.

    Bu üç ayrı grup, ayrı yerlerde ibadet ediyorlar, ayrı mezarlıklarda toprağa veriliyorlardı. Birbirlerinden kız alıp vermiyorlardı. Sf. 42

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tartışmalar sürerken, Osman Baha’nın ölümü grupta ayrılığı kesinleştirdi. Çünkü İbrahim Ağa, “Mesih ölmez, bedeni çürür görüşünü ileri sürerek, mezarın açılmasını istedi. Mezar açılıp ve İbrahim Ağa başkanlığındaki grup Karakaşlardan koptu.

    Çoğunluğu İzmirli olan ve başım İbrahim Ağa’nın çektiği gruba “Kapancı” (Kapaniler) denildi.

    Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.