Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  •  16 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 57, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    Dâhiliye Vekâleti Bütçesi;

    Halis Turgut Bey (Sivas) (1926 da idam edildi); ” ..Bir meseleyi iki sendir halledemedik; mesele kırtasiyecilikte değil, merkeziyetçiliktedir. .. Bilhassa polis ile jandarmanın tevhidi lüzumunu (birleştirilmesi gereğini) arz edeceğim…” diyor. Sf. 53  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 44 (15.02.1925 / 26.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 57, Celse: 2, – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • 15 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 56, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    Mehmet Şükrü’nün İkaz Gazetesinin Manşeti Sorun Oluyor: (Mehmet Şükrü Bey bir buçuk yıl sonra idam edildi, sosyalist ve muhalif)

    (Mersin Mebus’u Besim Bey, Afyon Belediye Reisi’nin ümmi olduğunu (okuma yazmasının olmadığını) Dâhiliye Vekilinden soruyor, her gün soruyoruz cevap vermiyor diyor. Bununla ilgili olarak, Mehmet Şükrü Be, İkaz Gazetesinde şunları yazmış;)

    “Ey Muhterem Mebuslar; bilumum kanunları ve bilhassa kendinizin yaptıkları kanunları tatbik ettirmekliğiniz hem vazifenizdir hem namus ve vicdan borcunuzdur. Bunu yapıp yapmamak sizlerin şeref ve namusuna taalluk eden (namusunuzla ilgili olan) bir meseledir….” Sf. 6

    (Ali Saip ve Mazhar Müfit bu habere çok kızıyorlar.) Sf. 6

    Aşarın İlgası Hakkındaki Kanun Görüşülüyor:

    Besim Atalay Bey (Aksaray); (Toprak mülkiyetinin tarihçesini anlatıyor. Roma da halkın bir karış toprağı yoktu, hepsi devletindi, İslam döneminde bir kısmı halka dağıtıldı diyor ve anlatıyor:) “Fatih, eski Türk usulü tarzında teşkilâtını bir hakanın emri altında toplanan muhtelif hanların idaresinde olmak üzere tımar ve zeamet usulü ihdas etti (kurdu, yerleştirdi). Tanzimat her şeyi her milli teşkilâtı yıktığı gibi bunu da ortadan kaldırarak aşar usulünü ipka etti (yerine koydu). .. Tımar ve zeamet sahibi olan zat az çok toprağın imarını düşünürdü…” Sf. 10 

    Aşar vergisi bütçenin üçte birini karşılıyor onun yerine arazi vergisi koyacaklar ve diğer vergileri de arttıracaklar.  

    3. Celse Hafidir (Gizlidir).

    Aşağıdaki Bilgiler TBMM GCZ IV, (Sf.491) kitabından birebir alınmıştır.

    (Geri Dönen Rum ve Ermenilerle İlgili Bir Celse Olmalı.) (Eski dâhiliye vekilinin Ermenileri İstanbul’a aldığına dair bir gazete haberi konu olmuş, Ferit Beyden sordular.) TBMM GCZ IV – Sf. 491

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 44 (15.02.1925 / 26.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 56, Celse: 1 (sf. 6, 10 arası) (3. Celse Hafidir: TBMM GCZIV – Sf. 491) kitaplarından birebir alınmıştır.

     

  •  14 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 55, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    1925 Belediye Seçimlerindeki Baskılar Görüşülüyor;

    Feridun Fikri Bey (Dersim); (Elâziz seçiminde baskı var diyor;)Hâkimiyeti milliye (milli egemenlik) ve cumhuriyet mefhumunun (kavramının) halka bahşetmiş olduğu hakkı reyi (oy hakkını) kemali serbesti (tam bir serbestlik) ile istimal etmesine (kullanmasına) karşı, kuvvei hükümet tarafından (hükümet güçleri tarafından) müdahalat (müdahaleler, karışmalar) olmaktadır. .. Elâziz’de Halk Fırkası, Hoxili Süleyman Efendi isminde bir zatı muhteremi namzet (aday) koymuştur. Buna mukabil (buna karşılık) 15 sene evvel millet meclisin sıralarında bulunmuş .. cümlenin teveccüh ve hürmetini kazanmış Beyzade Mehmet Efendi de serbest ve müstakil (bağımsız) aday olarak yani ahali namzeti (halkın adayı) olarak namzetliğini ilan eylemiştir. Beyzâde Mehmet Nuri Bey’den aldığımız ilk telgraf şudur;

    Harput’tan 300 imza ile namzetliğim (adaylığım) ilan ve Dâhiliye Vekâleti’nin Harput Heyeti Teftişiyesine (denetleme heyetine) havale edilen emrinde, intihabadın (seçimlerin) hemen icra olunmasına rağmen, Heyeti Teftişiye’ce dünkü gün verilen karar üzerine müntehibi saniler (delegeler, ikincil seçmenler) tezkerelerle (yazılı emirlerle) şubatın sekizinci gününe davet olunmuş iken, geçen seneki intihabatta görülmemiş tehdidat (tehditler) ve istibdat icrası (baskılar yapılması) yüzünden mahkûm olan Vâli, amalini terviç maksadıyla (emellerini gerçekleştirmek amacıyla) Harput intihabının, hiç bir esbabı kanuni (yasal sebebi) olmadığı halde şubatın on beşine kadar tehiriyle (ertelenerek), Heyeti Teftişiye’nin bu kararını bozdurmak için şiddete imali nüfuz etmekte (baskı yaratmakla) ve Palu’ya bir yüzbaşı gönderdiği gibi, diğer kazalara da mektupçuyu gönderip icmayı istibdat ettireceğini (toplu baskı yaptıracağını) söylemektedir. … Vilâyetimizin şu zinciri tahakkümden kurtarılmasını selâmeti millet nâmına (milletin kurtuluşu adına) istirham eylerim. Beyzade Mehmet Nuri” (1) Sf. 415

    Feridun Fikri Bey (Devamla): Efendiler bu telgraftan sonra diğer bir telgraf daha gelmiştir bu da Elâziz ‘de Keban’da Hacı Kaya’dandır.” 

    “Keban müntehibi sânilerinin (delegelerinin) hapsine kadar müdahale ilerlemiştir. Tahrirat Müdürü (Yazı İşleri Müdürü) müdahale için Keban’a gönderildi, …. Jandarma başında bilâmuhaba (ürkütücü biçimde) Kaymakam, jandarma komutanı oturmakta jandarmalar vasıtasıyla günde bir kaç rey sandığa atmak suretiyle beş – altı günden beri intihabat (seçimler) devam etmektedir. Sandık hemen açılmadan Halk Fırkası (CHP) namzedine (adayına) rey (oy) verildiğini Kaymakam ve Jandarma kumandanı Valiye yazmakta olduğu da müdahalenin derecesini ispat eder. Palu’da arkadaşımız Haşim Bey’in de tazyik edilmekte olduğunu (baskıya maruz kaldığını) arz ederim. Müdafai Hukuk Reisi Sabıkı (eskisi) Hacı Kaya Sebati.”  Sf.416 Bunun üzerine Palu Kazası intihabadı (seçimleri) yapılmıştır. (Palu’dan gelen telgrafı okuyor:) “..elliye karib (yakın) gelmeyenlerin reyleri başkaları tarafından Heyeti Teftişiye’nin tensibi (onayı) ile yazılarak sandığa bırakıldı. Cinayetle mahkûm olanlardan rey (oy) alındı. Beyzade Mehmet Efendi’ye verilen reylerin ekserisi (çoğunluğu) Süleyman Efendi nâmına yazılmakla, men edildi (engellendi). .. Mukadderatı millet (milletin kaderi, milletin geleceği) maksadı mahsusa (özel amaçlara) feda edildi….   serbestii intihap (serbest seçimler) tehdit ve inhisar (tekel) altına alındı. … intihap edildi (seçildi) denilmektense mebus tayin kılındı demek daha münasip (uygun) olacağı..   intihapta cereyan eden yolsuzluğu ispata hazır bulunduğumuzdan ..  ” Hacı Nuhzade Mehmet. Sf.416

    Feridun Fikri (Devamla); “Eğin, namı diğer Kemaliye’de, Mebus intihabı için hariçten gelen tesirin (etkinin) şiddeti berveçhiâtidir (aşağıdadır); (Gelen telgrafı okuyor:) “Kazamızın mebus intihabı (seçimi) kaymakamımızın tesiri nüfuzu (nüfuzunu etki ettirmesi) ve hariçten Meclis’e (Kaza Meclisine) getirilen memur ve mütegallibenin celbi şiddetleri ile (zorbaların gelmesi sonucu olan şiddetle) açıldı. Hukuku meşrualarımızın (yasal haklarımızın) ayakaltına alındığı maalesef görüldü. İmza; Eğinli Sehlikzâde Hacı Ali Efendi. Sf.417  .. Buna müteakip (bunu takip ederek) Elâziz kasabası intihabadı açılmıştır. Telgrafı okuyorum; (Vali Elâzığ seçiminin Beyzadeye gitmekte olduğunu anlayınca Keban seçimine yükleniyor diyor:) “Vilâyetin gayri kanun vuku bulan teklifâtına tahammül edemeyen Keban Kaymakamı istifaya mecbur tutulmuş ve bütün şiddeti icra etmek üzere vekâlete bu gece Palu Kaymakamı gönderilmiştir. Sf.418 Arkadaşlar; Sabit Beyin bir sözü gayet mühimdi; bir mebus kazanmak için bir vilayeti feda etmek siyaset değildir.” Bu söz bâlâyı Meclise, fırka binalarının kapısına yazılacak bir cümlei mukaddesedir (kutsal bir cümledir). Bunu unutmayın!” 

    Neşet Bey (Kangırı); “Vaktiyle senin amcana da Dersim’de böyle yapmışlardı.”

    Feridun Fikri Bey (Devamla); “Şahıs mevzubahis değil, bir davayı avukat olarak teşhir ediyorum. Bu millet davasıdır. Bu usulü devam mı ettireceğiz, yani Valiler, Kaymakamlar böyle yumrukla mı intihap (seçim) yaptırmalı. .. İntihabadı kazanmanın da yolları vardır. … bu son zamanlarda muhtelif yerlerde intihabat (seçimler) bu tarzda oldu, bunlar çığır değildir. Kayseri’de Halk Fırkası namzeti (adayı) 77 rey almıştır. Müstakil namzet (bağımsız aday) 74 rey almıştır ve merkez kazasında azim bir ekseriyet (büyük bir çoğunluk) sandığa müstakil namzedin lehinde rey vermiştir. .. Vali cemali edeple (güzel! bir yüzle) sandığı açamıyor başına geleceği biliyor.  (Ve Keskin Belediye seçimleri hakkındaki telgrafı da okuyor.) “… belediye intihabadı (seçimleri) esnasında Belediye Reisi Fuat Efendi ve hempalarının (kafadarlarıyla, adamlarının) devri istibdatta (baskı devrinde, Abdülhamit devrinde) bir misline nadiren tesadüf edilen bir ceberutlukla (zorbalıklarla) intihabata müdahale edilerek cebren (zorla) rey almak, alamadıkları reyleri tehditle rey verdirmek, istinkaf ettirmek (çekimser oy kullandırmak), vücudu meydanda olmayan adamın namına rey vaz eylemek (oy verdirmek) gibi, her türlü yolsuz ve kanunsuzluğu irtikap eylediğine (yaptıklarına) dair.”  (Belediye encümeninden dört kişinin imzası var.) 

    Feridun Fikri Bey (Dersim) (Devam Ediyor) (70 imzalı bir telgraf daha var, Ali Fuat Paşa’ya gelmiş, Feridun Bey okuyor:) “Gayemiz, bilcümle maksadımız (bütün amacımız) memlekette zulmün, itisafın (yolsuzluğun) değil, kanunun, hürriyetin hükümran olmasından ibarettir. Halk; kanı canı, malı pahasına elde ettiği nimeti Cumhuriyetten müstefit olmayacaksa… ” Sf.440

      Feridun Fikri Bey (Dersim) (Devamla); (Konya Kadınhanı’ndan da telgraf var. Okutuyorlar;) “Burada esaslı teşkilatı olmadığı halde kendisine Halk Fırkası Reisi süsü vererek veya bu kuvvetle Kaymakamı tehdit sevdasına düşen Belediye Reisimiz Rıza Efendi müntahiplerin (seçmenlerin) rey vermesine engel olduğu. Sf.422 (Devam ediyor:) “.. Alaşehir Belediyesi intihabatında (seçimlerinde) Jandarmanın sokakta adam dövdüğü ve zorla intihabat (seçimler) yaptırıldığı hakkında matbuatta (basında) bir telgraf görülmüştür. Uşak Belediye Reisi Mehmet Enver imzasıyla olacak. Bunun üzerine ne yapılmıştır? .. Bundan evvel de Giresun’da intihap olmuştur ve Meclis’e bir takım telgraflar gelmiştir. Telgraf; “Giresun Meclisi Umumi intihabatına davet edildiğimiz halde her nasılsa hükümet konağında Vali Beyin dairesinde rey (oy) atılması ilan ve tatbikine başlanması,  müntehibi sânilerin (delegelerin)  beşer onar makama celp ve kapılar sededilerek (makama çağırılıp ve kapılar kapatılarak) okuyup yazma bilmeyenlere, hatta alenen müstahzer (açıkça hazırlanmış) pusulalar verilip attırılması ve telefon hattının da kesilmesi ve müntehibi sânilerin (delegelerin) jandarma kuvveti ile susturulması...” Efendiler; Rica ederim memleketin her tarafından yükselen bu avaz (bağırtı) hakikât değil midir? Kayseri Valisi sandığı açmaz, Elâziz Valisi bütün kuvvetleri sevk eder. Bu yol yol değildir, gidiş değildir.Sf. 423

    (Vakit geçti, hitamı müzakere.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 55, Celse: 2, – Sf. 415 ile 423 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1998): 1876’daki ilk Meclis’in Harput Mebuslarından olan Beyzade’nin telgrafının tek cümlesinde 94 kelime var, tekrarlanan kelime pek az bu cümlede 4 farklı zaman kullanılmış.

  • 14 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 55, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    1341 1925 Yılı Dahiliye Vekâleti Bütçesi:

    Sabit Bey (Erzincan); ” ..Memleketin emniyeti ve huzuru ile alakadar (ilgili) olan, muvazzaf (görevli, vazifeli) olan memurların adam dövdüklerini işitiyoruz ve buna inanmak istemiyoruz. İşte; İzmir’de Kısmi Adli Reisi’nin (Adli polis amirinin) dövdüğü adamlardan ve bu suretle gözü mettal (battal, sakat) ve kör olan birisinin muayenesinde tabibin verdiği raporu Riyaseti Celile’ye takdim edeceğim.”

    (İşkence başlamış sanırım, çünkü adamın ifadesinden bu anlaşılıyor.) Sf. 412

    Ziyaettin Efendi; (Erzurum) (Hoca) “.. Batının ilim ve fennini değil de ahlâkını alıyoruz. Ahlâkı ifsat (fesat ettiği) ve asayişi ihlâl ettiği (güvenliği bozduğu) için Japonya’da dans men edilmiştir. ..      yol yok, fabrika yok, hiç bir şey yok, sade asrilik bu imiş. İslam kadınlarını temettü mukabilinde (kâr karşılığında) vesikalarla (belgelerle) fuhşa sevk ediyorlar.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 55, Celse: 2, – Sf. 412) kitabından birebir alınmıştır.

  •  9 ve 10 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 51 ve 52, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    3. Celse: Refet Bey  

    Ardahan Mebusu Halit Paşa Meclis’te Vuruldu; (Silah sesi geliyor doğru düzgün bir açıklama yok oturuma devam ediliyor. Mebuslar izahat (açıklama) istiyorlar Reis, oturumu tatil ediyor.) Sf.268  

    10 Şubat 1341 52. İçtima Celse 1, Kâzım Paşa

    Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın Meclis’te Vurulması Hadisesi Görüşülüyor: Sf. 271  

    Reşat Bey (Saruhan); “Efendiler, bir zamandan beri, bu Meclisimizin muhitinde bir derebeyliğin havası istişmam edilmektedir (duyulmaktadır). Birçok rüfekâyı mükerreme (kerem sahibi arkadaşlar) biliyorum ve hissediyorum ki kanaatlerini izhar edemiyorlar (açıklayamıyorlar). Efendiler; burası Büyük Millet Meclisidir, her kes burada en samimi bir surette bütün kanaatlerini efkârı umumiyeye (kamuoyuna) arz edebilir. Dünkü hâdise bu maruzatıma şahidi adlidir (bu söylediklerimin adli şahididir). .. Nizamnamemiz dâhilinde “Meclisi Mebusan’da müsellahan (silahlı olarak) girilmesi” diye bir madde vardır.  

    (Kılıç Ali, Falih Rıfkı, Yakup Kadri, Ali Saip, Süreyya ekibi Reşat Bey’in bu sözlerini geri almasını istiyorlar. “Mecliste derebeylik yoktur” diyorlar. Kimse Reşat Beyi savunmuyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 51 ve 52, Celse: 2, – Sf. 268 ile 273 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 51, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    1341 (1925) Bütçesi;

    2. Celse: Refet Bey

    1341 Bütçesi; Başvekâlet (başbakanlık) Bütçesi

    Bir Mebus:Gün geçtikçe biz de otomobil hastalığı fazlalaşmıştır. Bir Cumhurbaşkanı bir de Başbakana otomobil alalım 3-4 otomobil de vekiller için alalım… pool sistemi (1) yapalım…. (otobüs koyalım sesleri) .. Evet, Demokrat bir millet için daha iyidir.  İsmen demokrat oluyoruz fakat o kadar aristokratız ki.”  Sf. 256 

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 51, Celse: 2, – Sf. 256) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) 2023; Pool sistemi; kurumsal yapılarda araçların kişiye özel kullanılması verimsizlik yarattığı için bu yönteme başvuruluyor. Filo yönetiminde araçların bir havuzda toplanması, ihtiyacı olanın bu sistemden araç çekmesi şeklinde çalışan bir araç yönetim sistemidir.

     

  • 8 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 50, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    Musul Meselesi;

    (Musul’a giden Fettah ve Nazım Beylerden oluşan iki kişilik heyet İngilizler tarafından tutanak tutularak esir kampına konulmuş, soru önergesi var.) Sf. 211

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 50, Celse: 2, – Sf. 211) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • 7 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 49, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    Memur maaşları görüşülüyor: Osmanlı Devleti’nde işçi ve memur sendikalarının olduğundan ve grev haklarının olduğundan bahsediliyor.  

    Başvekil Ali Fuat Bey; “.. Bizim memleketimizde memur sendikası olamaz Efendiler!”  Sf.199

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 49, Celse: 2, – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • 5 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 48, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    2. Celse: Refet Bey

    1341 (1924) Bütçesi;

    Muammer Bey (Sivas); “Eğer Türk rakamı sevmiş olsaydı büyük felaketlerin önüne geçerdi. Yabancı mallar günden güne çoğalıyor, Hindistan’dan fasulye geliyor mamul eşya değil. Sf. 172 Masrafları kısalım önce Meclis’in tahsisatından (ödeneklerinden) başlayalım. İkincisi, ordu masrafını tenkis edelim (kısalım). …  .. Orduyu bütün milletin malı yapmak istiyorum. Demokrat ordusu, halk ordusu yapmak istiyorum. (gürültüler) ..Askerin ayrı bir kışlası olur ayrı bir yeri olur.” 

    Ali Salip Bey (Kozan); “Faşist usulü”

    Muammer Bey (Devamla); (Memur sendikaları olsun diyor.) Sf. 175

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 48, Celse: 2, – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 47, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    2. Celse Hafidir (Gizlidir):   

    Başpapaz Araboğlu Konstantin’in Mübadeleye Tabi Tutulması Yunan Notasına Sebep Olmuş Bu konu görüşülüyor; Sf.143.

    Aşağıdaki Notlar: TBMM GCZ IV – Sf.475 ile 476 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    Şükrü Kaya Bey (Hariciye Vekili) (Menteşe); “.. İngiltere’nin bir büyük sözü vardır .. “Bekle ve Gör!”   İngilizler Türkler için şu sözü söylemekte ve şu zihniyeti tanımamaktadır; “Türk adam olmamıştır. Bütün yaptıkları bu; inkılâbı (devrimi), muhabere (haberler yani propaganda) vesaire hep zahiri (görünür) şeylerdir. Türklerin hududuna düşman geldi. Bu ise Türklerin asabiyetine dokundu, derhal ayaklandılar, düşman da zayıftı, harb ettiler ve düşmanı memleketlerinden attılar. Şimdi çubuklarını yakıp keyiflerine bakıyorlar. Siyaseti Hariciyeyle, iktisatla meşgul değildirler. Meşgul olsalar da kabiliyetleri yoktur. Binaenaleyh bir gün pişmiş yemiş gibi düşeceklerdir.” diyorlar. “Evvela malumdur ki; Türkiye sermayeye muhtaçtır .. bir propaganda yapalım Türkiye’de asayiş (güvenlik) yoktur diyelim…”   İngiltere’nin bize doğrudan doğruya düşmanlık yapabilmesi için ne yapabileceğini çok salâhiyettar bir zatla (kişi ile) görüştüm. İki milyon asker ve bir o kadar da masraf yapmaya mütevekkiftir (mecburdur), dedi. Hâlbuki efendiler, İngiltere’nin efkârı umumiyesi (kamuoyu) böyle bir fedakârlığa tehammil değildir (tahammül edemez, dayanıklı değildir) ve yapamaz.  Binaenaleyh İngiltere’nin bize karşı açık göğüsle ve merdane bir surette taarruzu (açık bir saldırısı) yoktur ve yapamaz, bunu kendilerinden beklemeyiniz.” 

    3. Celse Alenidir: Kâzım Paşa.

    Türk Yunan ilişkileri gergin, Bir hudut taburu Edirne’ye bir seyyar jandarma alayı ve bir süvari jandarma bölüğü taşınması için Müdafai Millîye Encümeninde kanunlaştırıldı ittifakla kabul edildi. Sf. 143 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 47, Celse: 1 Sf. 143, Celse 2 Hafidir: TBMM GCZ IV Sf.475,476 arası) kitaplarından birebir alınmıştır.

     

  • 2 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 45, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    1341 (1924) Bütçesi Görüşülüyor: (Muhalefet adına Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasından Ali Fuat Paşa bütçeyi eleştiriyor:)

    Ali Fuat Paşa (Ankara); “… 1340 (1923) bütçesi 140 milyon, bunun 78 milyon küsuru masraf, 62 milyon küsur memurin maaşatı (memurların maaşları).  Sf.63 İlk bütçe uygulaması 1326- 1327 (1910 – 1911) yılları arası. 1341 (1924) senesi için 80 milyon masraf, 78,890 milyon maaşa (memur maaş bedeli). 1340 (1923’te)  merkezde 2.056 memur, taşrada 71.821 memur.  Tabii bu memur adedi içinde Müdafai Milliye, Bahriye Vekâletleri ve jandarma hariçtir. 1341 (1924) bütçesinde merkezde 3.136 memur, taşrada 75.917 memur vardır. 1326 (1910) senesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun… merkezde;7.400, taşrada;75 bin memur vardı…. Osmanlı İmparatorluğu’nun 4.848 Emniyeti Umumiye memuruna (Emniyet Genel Müdürlüğü personeline) mukabil (karşılık) Türkiye Cumhuriyeti’nin 5.912’dir. Osmanlı İmparatorluğunun 9.886 adliye memuruna mukabil Türkiye Cumhuriyeti’nin 8.576 memuru vardır. .. 1326 senesinde maaşat kısmı o vakit ki tekmil (bütün) bütçenin üçte birini teşkil etmekte (oluşturmakta) iken…  bu günün bütçesinin nısfını (yarısını) teşkil etmektedir. Yine itiraf etmeliyiz ki; bu kadar fazla maaş koyduğumuz halde memurlarımızın tamamıyla terfih edildiklerini (yüceltildiklerini, yükseltildiklerini, daha iyi bir seviyeye geldiklerini) iddia edemeyiz. Bunun neticesi olarak idarede her gün tesadüf edilen suiistimaller vukua (yolsuzluklar meydana) gelmektedir. .. yapılacak şey vezaif  (görevler) ve umuru devlete (devlet işlerine) her gün yenisini ilave değil bilakis (tersine) haddi asgariye (en alt seviyeye) indirmektir. .. bugün şu Ankara’da ekmeğin okkası yirmi yedi ve sonra kaşar peyniri 200 kuruş olduğuna nazaran (göre) böyle 24 lira alan bir memur iki kişiye ekmek ve biraz peynir alabilir.”  Sf.69

    2. Celse: Refet Paşa  

    1341 (1925) Bütçe Görüşmelerine geçildi:

    Zeki Bey (Gümüşhane); “1340 (1923) bütçesi 11 milyon açık ile kabul edildi. Sene sonunda açık 40 milyonu buldu. Böyle idare makinesi olmaz. .. Buna Sorma Ver Bütçesi Derler.  .. İmparatorluk zamanında .. 19 – 20 vilayetle idare eden bir hükümet bugün 74 vilayetle idare ediliyor. Sf. 89 Bizimki yalnız halkı soymakla kalmıştır. … Sf. 86  .. Maatteessüf bize kanun hâkim olmamıştır, kanundan ziyade şahıs hâkim olmuştur.” Sf. 88  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 44 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 45, Celse: 2, – Sf. 63 ile 88 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  7 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 49, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    1341 (1924) Bütçesi; Dış Ticaret Rakamları.  

    Maliye Vekili Abdullah Bey; (1329 (1913) yılında ihracatımız 21.436.000 lira ithalatımız; 40.800.000 lira. 1339 (1923) yılında ithalat; 144,7 milyon lira, ihracat; 84,6 milyon lira. 1340 (1924) yılı şubat ayı ithalatı; 11,7 milyon, ihracat ise; 9,7 milyon liradır.  Bu ihracat fazlalığı da pamuk ve tütündeki ürün fazlalığındandır diyor.) Sf. 188,189

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 49, Celse: 2, – Sf.188,189) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 44, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    Çalışma Saatleri Arttırılıyor; Osmanlı Devlet’i zamanında 6 saat olan Günlük çalışma saatleri 6,5 ile 7 saate çıkartılıyor.  Sf. 31

    2. Celse:

    Divanı Muhasebat (Sayıştay) Kuruluş Kanun’u Görüşmeleri Sf. 57

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 44 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 43, Celse: 2, – Sf. 31 ile 57 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 31 Ocak 1341 (1925) tarihinde Tek İçtima: 43, Celse:2, Reis Kâzım Paşa

    1924 Yılı Bütçe Görüşmeleri:

    (Başvekil maaşı aylık 300 liraydı Encümen 400 liraya çıkardı. Müsteşar maaşı; 130 lira. Bakanların maaşı 200 liradan 300 liraya çıktı.) Sf. 70

    (Duyunu Umumiye de bol personel var.  Umum Jandarma Kumandanı maaşı; 60 lira, 23.368 jandarma neferi var, nefer aylığı; 13 lira. Diyanet İşleri Reisi; 155 lira, Başvekâlet Müsteşarı hariç tüm müsteşar ve genel müdür maaşı; 100 lira.) Sf. 29

    Maarif Vekâleti; İlkokullar; Erkek Öğrenciler; 1. sınıf; 110.436 2.sınıf; 42.330 3. sınıf; 20.708 4.sınıf; 9.600 5. sınıf; 4.912 6. sınıf; 2.691 toplam erkek öğrenci; 192.000 Van ve Bitlis’te; 1.323 öğrenci var. 1341 Yılı Kız Öğrenciler; 1.Sınıf; 35.504 2.Sınıf; 9.605 3. Sınıf; 5.559 4.Sınıf; 3.071 5.Sınıf; 1.430 6. Sınıf; 1.159 kişi.  

    İlkokullar; 3.694 İlkokul var. 

    Erkek Muallim (öğretmen); 5.545 kişi.

    Kadın Muallim; 1.865 kişi. 

    İlkokul Muallimlerinin Menşei; Rüştiye İptidai mezunu; 2.611 kişi.  Âli; 152 kişi.  Yüksek Mektep; 176 kişi.  Orta mektep; 554 kişi.  Medreseler; 293 kişi.  Diğer mektepler; 1232 Sf. 324

    Genel Mektep (okul) Durumu;

    Erkek Muallim Mektebi Sayısı; 15. Talebe sayısı; 3.148 kişi. Memur; 119 Muallim; 295 kişi.  

    Kız Muallim Mektepleri; Mektep sayısı; 26 adet. Talebe; 2.053 kişi. Memur; 56 Muallim; 174 Kişi.  

    İmam Hatip Muallimi; Mektep Sayısı;26 talebe; 1.508 memur; 46 muallim; 256  

    Kız Liseleri; mektep sayısı; 4 Talebe Sayısı; 1.343 Memur Sayısı; 34 Muallim Sayısı; 157 kişi.  

    Kız Orta Mektepler; Mektep sayısı; 7 Talebe; 1022 memur; 37 Muallim; 117

    Kız Sanayileri; (Kız sanat okulları olmalı); Mektep Adedi; 4 Talebe; 631 Memur; 11, Muallim; 69

    Erkek Sivil Liseleri; Mektep Adedi; 15 Talebe; 5901 Memur; 185 Muallim; 540 

    Askeri Sivil Liseleri (özel askeri lise olmalı); Mektep; 4 Talebe; 1704 Memur; 68 Muallim; 84

    Erkek Orta Mektepleri; Mektep Adedi;60 Talebe Sayısı;11.558 Memur;88 Muallim; 917 

    Ecnebi Orta Mektepler; 19 Talebe; 2.320 muallim; 244

    Hususi (Özel) Orta Mektepler;127 adet talebe sayısı; 22.191 kişi.   Muallim; 900

    Toplam Orta Mektepler; 290 okul Talebe; 53.382 Kişi.   Muallim; 3753 Kişi.

    Müdafai Milliye Bütçesi   

    Giderler; 1- Tayinat (Tayinler için harcırahlar); 5.821.000 2- Ot, saman, yem vs. 2.945.000 3-Mahrukat ve tenvirat (yakacak ve aydınlanma); 475.000 ve Tahsisatı Fevkalade (olağanüstü ödenek); 8.926.104 Faslı Mahsusa (Özel Ödeme Kalemi, örtülü ödenek olmalı); 3.420.000 Toplam; 32.212.474 lira.  Sf.75

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, (Tek İçtima) İçtima; 43, Celse: 2, – Sf. 26 ile 75 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •     31 Ocak 1341 (1925) tarihinde Tek İçtima: 43, Celse:2, Reis Kâzım Paşa

    1924 Bütçesi 31.1.1925

    1341 (1924) Yılı Gelirleri; 149 Milyon,

    Giderleri; 159 milyondur. Sf. 26  

    Bütçe Kanunu;

    BMM;1.468.599

    Riyaseticumhur; 208.791 

    Divanımuhasebat (Sayıştay); 478.000 

    Başvekâlet; 73.584

    Maliye; 9.614.000 

    Muhasebatı Zatiye; 10.741.000  

    Duyunu Umumiye (Genel Borçlar İdaresi Kurumu); 14.433.000 

    Rüsumat (Gümrükler); 4.520.000  

    Tapu; 955.000  

    Dâhiliye; 4.762.000   

    Posta ve Telgraf; 4.825.000  

    Emniyet; 3.606.000  

    Umum Jandarma; 10.745.000   

    Hâriciye; 2,587.000   

    Matbuat ve istihbarat; 616.000  

    Sıhhiye (sağlık) ve Muaveneti İçtimaiye (sosyal yardım); 4.661.000  

    Diyanet İşleri Başkanlığı; 1.660.000  

    Adliye; 6.007.000

    Maarif; 7.224.000  

    Nafıa; 18.514.000  

    Ticaret; 2.762.000  

    Müdafai Milliye; 32.212.000  

    Bahriye (Deniz bakanlığı); 4.222.000   

    Mübadele ve İmar İskân; 6.031.000 

    Ziraat; 6.047 Sf. 18   

    1341 Bütçe Gelirleri; (1)

    1- Bilavâsıta (Vasıtasız) Vergiler;

       a) Musakkafat (binalar) ve Arazi vergisi; 10.180.000

       b) Temettü (kâr) ve Harp Karşılığı; 4.250.000  

       c) Bedeli Nakdi; 1.500.000 

       d) Aşar; 20.000.000  

           Toplam; 42.000.000 LİRA.  

    2- Damga, Harç, Ceza Vs. Toplam; 4.695.000 Lira.

    3- Bilvasıta (Vasıtalı) Vergiler;

       a) İspirto ve alkol; 3.000.000 

       b) Gümrük; 30.000.000 

       c) Diğer Rüsumlar; 2.655.000 

           Toplam; 35.655.000 lira.  

    4- Tekeller;

       a) Tuz.  6.350.000 

       b) Tütün, Sigara kâğıdı; 9.000.000  

       c) Kibrit; 1.350.000

      d) PTT; 7.570.000

    5- Müessesât; (Resmi Matbaa, maden, demiryolları vs.); 1.720.000 

    6- Emlâk Ve Eşyayı Devlet Hâsılatı;

       a) Emlâkı Milliye hâsılatı; 11.165.000 

       b) Devlet Ormanları Hâsılatı; 2.250.000 

       c) Füruht Olunan (satılan) Eşya Bedeli; 1.500.000

           Toplam; 14.965.000 Lira. 

    7) İstihlâk (Tüketim) Rüsumu; 15.060.000 lira. 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, (Tek İçtima) İçtima; 43, Celse: 2, – Sf. 1 ile 26 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1998): Gelirlerine bakıldığında köylünün ve yoksulun sırtında bir bütçe.

  • 31 Ocak 1341 (1925) tarihinde Tek İçtima: 43, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    1341 (1925) Bütçesi 31.1.1925 (1342)

    (Memur sayıları; 1340 (1924) yılı;  64.951 iken 1341 (1925) yılı 69.415 olmuş.  Fark; 4.464 kişi. Bu rakama Ordu ve jandarma dâhil değildir. Bunların dışında müstahdemler yani hademeler yani şimdiki anlamda kamu işçileri; 1340 (1923) yılında; 6.303 kişi ve 1341 (1924) yılı; 7.809 olmuş.)

    Mazbata Muharriri Şakir Bey (Çatalca); “… Bu kadar azim (büyük) bir teşkilât hiç şüphesizdir ki bütçemizin yüzde ellisini bel’ edecek (yutacak) bir miktardadır.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, (Tek İçtima) İçtima; 43, Celse: 1, – Sf. 1 ile 280 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 31 Ocak 1341 (1925) tarihinde (Tek) İçtima: 43, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    1341 (1925) Bütçe Görüşmeleri:

    Nafıa Bütçesi; Genel Bütçeye oranı;1337 (1921) de % 1.25,  1338 (1922) yılı; %.0.95,  1339;(1923) % 1.47 1340 (1924) yılı ; % 11,22,  1326 (1910) yılı; 3,37,  1327 (1911) yılı; 3,91…     

    Maarif Vekâleti; 1326’da (1910); % 2,47, 1327’de (1911); 2,49,  1328’de (1912); 2,17,  1338’de (1922); 1,58 1339’da (1923): 2,25,  1340’da (1924); 4,9   

    Müdafai Milliye; 1326’da (1910); % 25 133’de (1921): % 61,  1338’de (1922); %56,  1339’da (1923); % 36,77 1340’ta (1924);% 20,41 ve 1341’de (1925); 20,76 Sf. 6, 7

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 43 (31.01.1925 / 14.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, (Tek İçtima) İçtima; 43, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  29 Ocak 1341 (1925) tarihinde İçtima: 42, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    Âli Askeri Şura (Yüksek Askeri Şura) Görüşmelerine Devam Sf. 384

     Kanun Kabul Edildi Maddelere Geçildi. Sf. 387   

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 42 (5.01.1925 / 29.01.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 42, Celse: 1, – Sf. 384 ile 387 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): 1926’de İzmir Suikastı davasında idam edilen Ayıcı Arif Bey; Genelkurmay Başkanı Meclis’e karşı değil Reisicumhur’a karşı sorumludur, Yüksek Askeri Şura’ya Meşrutiyetin bile vermediği yetkiyi verdik diyor.

  •     29 Ocak 1341 (1925) tarihinde İçtima: 42, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

    Urfa Valisi Belediye Seçimlerine Müdahale Ediyor:

    (Besim Bey Dâhiliye vekilinden soruyor; Urfa’daki Belediye seçimlerinde Vali entrikalar çeviriyor diyor.) Sf. 359 

    (Urfa’dan Valiyi şikâyet edenlerin dilekçesinde Şoför esnafı hâriç diğer esnafların başkanları şeyh olarak yazılmış. Mesela; Bakkal Esnafı Şeyhi gibi.)

    Dâhiliye Vekili: “Urfa’nın hususi vaziyeti dolayısı ile Vali doğru yaptı.” diyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 42 (5.01.1925 / 29.01.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 42, Celse: 1, – Sf. 359 ile 387 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 26 Ocak 1341 (1925) tarihinde İçtima: 41, Celse:1, Birinci Reis Vekili Refet Bey  

    Âli Askeri Şura Kanunu: (Yüksek Askeri Şura)

    Kâzım Karabekir (İstanbul); “.. bu kanun pek çok mahzurları hâvi olan (sakıncaları, kusurları içeren) eski Alman sisteminin daha mahzurlu olan bir şeklidir. .. Balkan faciasından hemen sonra bir ıslahatı askeriye (askeri iyileştirme) yapıldı ve bir Alman Islahiyesi Heyeti (iyileştirme heyeti) getirildi. Onlar ilk iş olarak dimağ mesabesinde (akıl seviyesinde) olan bu teşkilâtı kendilerine benzetmek istediler. .. Osmanlı Hükümdarları her şeyde aciz oldukları gibi ordu hususunda da pek câhil insanlar oldukları için bu mevki o zaman Enver Paşa’ya verildi. Enver Paşa .. adeta Alman ve Avusturya hükümdarları vaziyetine geçti. Bu sırada itilaf devletlerinde (İngiltere, Rusya, Fransa Vs.) başka şekiller ortaya çıktığı görüldü ki .. Orduyu bir serdarın eline tevdi (vermek) ile git muharebeyi kazan deyip milletin seyirci kalması .. mümkün değildir ve bu şekil pek mahzurludur dediler. İngiltere, Fransa ve İtalya barış zamanı ordularını hazırlayacak bir konsey kurup bunu Harbiye Nâzırı’na (savaş bakanına) bağladılar Savaşta ise Başbakana bağladılar. .. Bizim de hocalarımız Almandı ve bize daima öyle ders verilmeli ki Efendiler, harp başladığında siyaset biter, her iş bitmiştir, ordunuzun kuvvetine güvenirsiniz, bu nazariye (görüş) artık iflas etti. .Millet Reisleri harpte Başkumandanlığı aldıkları zamanlar bir takım felaketler vardır. Tarih bize zaferden ziyade felaketlerimizin çok olduğunu gösteriyor.”

    (Karabekir Paşa; Başkumandan yenilgiyi kabul etmez, Enver Paşa kaçmayınca sulh olmadı Başkumandanlık sisteminde siyaset, hâriciye her şey atıl olur. . . diyor.) Sf. 344, 348

    Yüksek Askeri Şura görüşmeleri sonraya kaldı: 

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 42 (5.01.1925 / 29.01.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 41, Celse: 1, – Sf. 344 ile 348 arası) kitabından birebir alınmıştır.