Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • DYP milletvekili Büyükelçi Coşkun Kırca bana şöyle demişti:

    “Kürt realitesi sözü çok kafa karıştırdı. Doğru olmadı. Nitekim askerler uyardı, Demirel de bir daha Kürt realitesi falan sözünü ağzına almadı.” Sf. 54

    Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marksist miydi Apo?

    (Öcalan); “Ben Marksist olmadım. Komünist olmadım. Komünist olmadı­ğım gibi bu konuya eleştirel baktım. Yaklaşımları, yöntemleri ters geldiği için farklı bir tarafa eğilme ihtiyacı duydum. Yani 1970’lerin tanımına göre bir Marksist’lik söz konusu değil. Reel komünist olmadım. TKP (Türkiye Komünist Partisi) tarzı komünist de ol­madım. En iyisi, demokratik sosyalizmdir. Sosyalizmi, özgür dü­şünceye en çok değer veren bir yaklaşım olarak görüyorum. Renklilik, çok seslilik en iyi sosyalizmle mümkün. Ama şimdi di­yebilirsin ki, düşündüğün sosyalizm gerçekleşmedi. Olsun. Bu benim için bir inanç meselesidir. Hayat var oldukça, bilimsel sos­yalizm de varlığını sürdürecek.” Sf. 40

    Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • Felat Cemiloğlu anlatıyor;

    “Evvela oğlunu babasına tokatlattılar.

    Yavaş tokat vurduğu için hem oğul hem baba coplanıyordu. Beş on denemeden sonra oğulun babaya vurduğu şiddetli tokat­ları beğenmediler. Bu kere oğul’u babanın sırtına bindirdiler. Bir taraftan babayı copluyor, daha hızlı koşması için zorluyorlardı. Oğul babasının sırtından indikten sonra ağlamaya başladı.

    Girdiğimiz sırada hepimize ağlamanın, inlemenin, özellikle gül­menin yasak olduğu 5 Nolu’da, ‘vatan haini orospu çocuğu ibneler’in bunların hiçbirine hakkı olmadığı hepimize söylenmişti. Ba­bayla oğul arasındaki bu tatbikatta hücredeki bazı tutuklular sı­rıtmış, bazıları suratlarını asmış ve oğul da ağlamıştı.”

    Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2004); Bu işkencenin aynısı, Şeyh Sait İsyanı sonrasında, Kürt Bölgesinde, bütün dünya ve insanlığa kapatılmış halde iki yıl süren,  “Tenkil ve Tedip Harekâtı” sırasında bu birliklerde asker olanların anlattıkları ile örtüşüyor. O zaman da acımasız ve ahlaksızca zulümler yapmışlar.

  • Felat Cemiloğlu anlatıyor; “Sonra­dan, mahkûmlardan sorumlu güvenlik amirinin Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran olduğunu, Birol Binbaşının güvenlikle alakası olma­dığını öğrendik. Asayişle ilgili her hususta olduğu gibi, diğer hu­suslarda da hep Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran’dı tutukluların muha­tabı. Ve yüzbaşı kendi deyimiyle ‘5 No’lunun Allah’ıydı.”

    Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Adım, Felat Cemiloğlu. 1928 Diyarbakır doğumluyum.

    1982 yılında Diyarbakır E Tipi Askerî Cezaevi’nin 33 No’lu ko­ğuşunda yaşadıklarım cehennemdi. …

    Savaş sonrası 1948’de Amerikan Marshall Yardımıyla birlikte sürgün kararı kalktı. Evinize dönebilirsiniz dediler. Ya da isteyen Ordu’da ve diğer vilayetlerde kalabilir dendi. Herhalde Amerikan yardımının bir önkoşulu olarak İskân Kanunu kaldırılmış oldu.

    Diyarbakır’a dönmeye karar verdi ailem.

    Topraklarımızın bir kısmına Bulgar muhacirler konmuştu.”

    Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Birçok general de bizim dostlarımızdır. Muntazam surette kendilerine tahsis olan paraları almaktadırlar ve istediğimiz zaman bize yardım etmeye hazır bulunacaklar.” Sf. 202

    Alıntı: Teşkilâtı Mahsusa ve Casusluk Örgütleri – Ergun Hiçyılmaz, (Kamer Yayınları 2004, Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaşamımızı ölüm kaygısıyla, ölümümüzü de yaşama kaygısıyla bulandırıyoruz. Sf. 248

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 248) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İtalyanların bana düşman olmalarına şaşıyorum; biz de İtalyanlar gibi Troyalıların soyundanız. Yunanlılardan Hektor’un öcünü almak benim kadar onlara da düşer. Onlarsa bana karşı Yunanlıları tutuyorlar. Sf. 244

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 244) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fatihlerin en zalimi olan Selim üstüne yazılanları okurken çok şaşırdım. Mısır Seferinde Şam şehrini bolluk ve güzellikle saran eşsiz bahçelere askerlerden hiç birisinin eli değmemiş, hem de kapıları kapalı değil açık oldukları halde. Sf. 240

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 240) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir elma ağacı Roma Ordusunun kamp yaptığı yerin ortasında kalmış da ertesi gün Ordu çekilip giderken olgun ve nefis elmaların bir teki bile eksilmemişti. Sf. 239

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 239) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çiçero; “Ayrı ayrı bakınca değer vermediğimiz kimselere, bir araya geldikleri zaman değer vermekten daha büyük budalalık olur mu?” Sf. 230

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tanrı beni kendimden korusun.” Sf. 226

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 226) kitabından birebir alınmıştır.

  • Agis’e, bir insan nasıl özgür yaşayabilir, diye sorulduğu zaman; “Ölümü küçümseyerek.” Demiş. Sf. 191

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 191) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Erdem, yaşamaktan korkmakta değil, baba,

    Belalara karşı koyup diretmekte

    Yolundan dönmemektedir.” Sf. 190

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 190) kitabından birebir alınmıştır.

  • Düşüncelerini kafa tutarak, emirler vererek ortaya koyanlar akıldan yana güçsüz olduklarını belli ediyorlar. Sf. 188

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • Publis Syrus; “Değiştirilemeyen bir düzen kötü düzendir.” 

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Panik, Pan Tanrısının saldığı korku. Sf. 177

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çiçero; “Memnun edemeyeceğini sanan, kimsenin dostu olamaz.” Sf. 167

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 167) kitabından birebir alınmıştır.

  • Askhesilias der ki; “Bütün iyilikler, diretmekten, dediğinden dönmeyip dosdoğru gitmekten, bütün kötülükler de kadere boyun eğip her şeyi duruma bırakmaktan ileri gelir.” Sf. 152

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ressamlara göre; ağlarken ve gülerken yüzümüzde beliren çizgiler ve hareketler aynıymış. Sf. 123

    Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.