Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  •    3 Ekim 1339 (1923) tarihinde İçtima: 31, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey

    Men’i Şekâvet (Eşkıyalığın Yasaklanması) Kanun’u Görüşmelerine Devam Edildi

    (Kayseri Mebusu Ahmet Hilmi bu kanundan yana konuşuyor. Sekiz dönem mebusluk yapmış.)

    Zeki Bey (Gümüşhâne) (1); “- … jandarmanın ve hakimin iyisini seçip almazsak, jandarmaya polis gibi maaş vermezsek bu iş düzelmez.. .. Dersim’de ne yaptık? Yol mu yaptık, mektep mi yaptık, maarifi mi fazlalaştırdık, esbab-ı istirahatlarını mı temin ettik? (rahat olmalarını mı sağladık) Bu kanunla oradaki şekâvet kalkacak mıdır? Hiçbir vakit kalkmayacaktır!” Sf.483

    (Karahisarı şarki Mebusu Mehmet Emin Yurdakul üstü kapalı bir şekilde bu yasaya muhalefet ediyor.) Sf. 486

    Halis Turgut Bey (Sivas) (2); “-.. para ile istihdam ettiğimiz memur, jandarma vs. asayiş vâsıtaları (güvenlik araçları) icra-i vazife etmezken (görevlerini yapmaz iken), halka; sen şu vazifeyi ifa et (şu görevi yap) demek kadar mânâsız birşey yoktur. Halk yapmaz ve yapmamakta hakkı vardır. .. Bendeniz bu kanundan şunu anlıyorum, bir yerde asayişsizlik mi var: derhal ahaliyi vur kır ahaliyi, onu taciz ve tazyik et ondan sonra hiç kimse orada asayişsizlik olduğundan şikâyet edemeyecektir. Netice itibarı ile halkın yalnız dili tutulur.” Sf. 490 

    İcra Vekilleri Reisi Ali Fethi Bey (Edirne); “-..biz burada komedi yapmakla meşgul değiliz.”   

    2. Celse. Birinci Reisvekili Sabri Bey.

    Men’i Şekâvet Kanununun Heyet-i Umumiyesi (genel olarak) Kabul Edildi. Maddelerinin görüşülmesi sonraki içtimaya kaldı.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 31, Celse: 1, – Sf. 483 ile 490 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (2016): Bilgili ve akıllı adam, 2. Dönem mebusu, Zeki Kadirbeyoğlu, Kelkitli, sultani mezunu, tüccar, çiftçi.

    BAKKAL’IN NOTU (2) (1996): Halis Turgut Bey: Mülkiyeci, Ziraat Odası Reisi, 1886 doğumlu, 13.7.1926 günü İzmir Suikastı davasında idam edildi.

  •   2 Ekim 1339 (1923) tarihinde İçtima: 30, Celse: 2, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey

    Men-i Şekâvet (Eşkıyalığı Yasaklama) Kanunu Görüşmelerine Devam.

    (Bozok Mebusu Süleyman Sırrı Bey teslim olmaları tebliğ edildiği halde teslim olmayan eşkıyayı öldürmek suç değildir yollu bir kanun teklifi verdi. Yani yargısız infaz yasalaşsın.) 

    Haydar Rüştü (Denizli); “-.. Hükümet bu kanun ile halka ve eşkıyaya vazifeler tahmil ediyor (görevler yüklüyor, hamule ediyor) Kanun mucibince (gereğince) halk yataklık yapamayacak, halk eşkıyayı öldürecek, halk Hükümete ihbar-ı keyfiyet edecektir. Ve sonra da eşkıyaya vazife tahmil edilmiştir (görev yüklenmiştir). O şakiler de (eşkıyalar da) beraberce arkadaşlık etmiş oldukları şakileri öldürecek ve öldürdükten sonra da memlekete gelecek ve bir kahraman vaz’ı ve tavrı ile memlekette serbest serbest gezecektir. .. ondan sonra da halk ve eşkıya vazifesini gördü diye Hükümet çubuğunu yakıp kahvesini içecek. … bu kanunla ilan ediyoruz ki; bu memlekette asayiş yoktur, hatta o kadar yoktur ki, hükümet bunu kendi kuvveti ile yapmaya muktedir olamamış da halkı kendi mesaisine teşvik etmiştir dedirteceğiz. .. Nefiy (sürgün) kısmına gelince ..  bir aileyi bir noktadan kaldırıp diğer bir noktaya sevk etmek .. halkın hukuk-u tasarrufiyesini (hukukî birikimini), hakk-ı serbestisini (hürriyetini), hayatını, yaşama hakkını nez’ etmek (düşürmek, alçaltmak) demektir.”

    Görüşülmeye Devam Edecek.. 

    Haydar Rüştü Öktem Bey, Hukukçu, Anadolu ve Duygu Gazetelerinin Muharriri (yazarı)

    (İzmir Mebus’u Mahmut Celal Bey (Bayar) böyle bir yasayı getirdiği için hükümete teşekkür ediyor.) (1) Sf. 472

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 30, Celse: 2, – Sf. 472) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Ali Şuurî, Haydar Rüştü Öktem ve daha niceleri gibi bilgili insanlar silinip gidiyorlar, Celal Bayar gibi adamlar devletin Cumhurbaşkanı bile olabiliyorlar.

  •   2 Ekim 1339 (1923) tarihinde İçtima: 30, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey

    Men’i Şekâvet, (Eşkıyalığı Yasaklama), Kanunu;

    İdare-i Örfiye (Keyfi İdare, Sıkıyönetim) Teklifi;

               TBMM Riyaset-i Celile’sine;

    Asayişin pek muhtel (bozuk) bir şekil aldığı Aydın Livasıyla, Ödemiş, Denizli ve Burdur, Dinar, Çivril, Sandıklı ve Isparta’nın Eğirdir, Uluborlu kazalarında şekâvet (eşkıyalık) hadisatına (olaylarına) münhasır olmak (sınırlı olmak) ve jandarma ve ordu kuvvetlerinin temerküz (toplanma) ve teksifi (yönlendirilmesi) suretiyle ve müddetle mukayyet (zamanla sınırlı) olmak üzere İdare-i Örfiye ilanının Dâhiliye Vekâletinin ol baptaki (bu konudaki) teklifi üzere İcra Vekilleri Heyeti’nin hükmetin) 5.9.1339 tarihli içtimasında takarrur eylediği (toplantısında kararlaştırdığı) berayı malûmat maruzdur (bilgilerinize arz olunur) Efendim. (1)

                İcra Vekilleri Heyeti Reisi Ali Fethi.”  Sf. 438 

    Dâhiliye Encümeni Mazbatası; (Kanun-u Esasi’nin (1876 tarihli Anayasa) 113. maddesine göre Örfi İdare ilanı için ya ihtilâl olmalı ya da Vali, Vilayette bir ihtilal çıkacağının emarelerini görürse teklif edebilir. Şekâvet (eşkıyalık) için örfi idare ilânı yasa dışıdır diyor. Şekâvet için askeri güçler gerekiyorsa Vali bunu talep edebilir, bu yetkisi var. Hatta civar vilayetlerden dahi asker çağırma yetkisi var. Buna göre İzale-i Şekâvet (eşkıyalığı giderme) Kanunu’nu acilen görüşüp çıkartalım diyor.)

    Dâhiliye Encümeni Âzâsı Ali Şuurî (Karesi); “-Heyet-i Vekile (Hükümet); Aydın, Denizli ve Burdur .. kazalarında idare-i örfiye ilân etmiş, yani balta ile tırnak kesmeye kalkışmıştır. .. İdare-i Örfiye Fransa’dan bize gelmiş. Fakat Fransız ihtilal hükümetlerinde hiç kullanılmamıştır. Sonradan bunu icat etmişler ama ilanını kuvve-i teşriiyeye (yasama kuvvetine, Meclise) bırakmışlar. Sonra Fransız hükümetleri Meclis’in bu hakkını elinden alıp kullanmış. İdare-i Örfiye kelimesi biraz tuhaf Fransızlar bunun ismini (elaj de siege) yani muhasara hâli. Malûmuâliniz örf kelimesi âdet, teamül manasına geldiği gibi örfî kelimesi de keyfi manasına geliyor. (Ve Kanunu-u Esasi’nin 113. maddesini okuyor. Vilayet Kanununun 27. Maddesinde Valinin Kolordu Kumandanına emir verebileceğini gösteriyor ve konuşmaya devam ediyor;)

     “1-  İdare-i Örfiye ilan edilmesiyle Kanun-u Esasi ve Nizamat-ı Askeriyeden (Askeri Yönetmeliklerden) muhalif olanları tâdil olunur (karşı olanları değiştirilir) ve hükümet-i mülkiye (siyasi iktidar), hükümet-i askeriyeye tebeddül eder (askeri iktidara dönüşür).” Ne olursa olsun biz isteriz ki ordunun toplarının ağızları memlekete değil, memleketin haricine baksın...  

    2- Devletin dâhili ve hârici emniyetini ihlâl edecek bilcümle cünha (bütün yaralama) ve cinayetin asıl failleri ve zimethal olanlar (müdahalesi olanlar, katılanlar) ne sıfat ve haysiyette bulunursa bulunsun, divan-ı harb huzurunda mahkeme edilir.”.. Müdafaa Vekili (avukat) bile kabul edilmeyen mahkemelere (Divanı Harplere) bir milyon halkın sevki bilmem adaletle ne dereceye kadar muvafık (uygun) olur. 

    3- Hükümet-i askeriye (askeri bürokrasi) lüzum görülen eşhasın hanelerini (kişilerin evlerini) leylen (gece) ve nehâren (gündüz) taharri edebilir (arayabilir).”

    Efendiler! Hukukun en mühimmi, .. masuniyet-i mesâkindir. (Meskenin dokunulmazlığıdır) .. 

    Dördüncüsü, “şüpheli ve sabıkalı olanlarla ikâmetgâhı olmayanlar teb’id edileceklerdir (sürgün edileceklerdir)

    Beşincisi “Hükümet-i askeriye ahalinin silahlarını da toplamaya mecburdur.”  İdare-i Örfiye kalksın!”  Sf.441 

    (Başbakan Fethi Bey, Aydın yöresinde efelik ve zeybeklik bir anane olmuş, Ali Şuuri Bey evham (kuşku) ve hissiyat üzerine konuştu diyor. Basın ve kişi haklarına hiçbir zarar gelmeyecek hüsnüniyetteyiz (iyi niyetteyiz) diyor. Ve Ali Şuurî cevabını veriyor:)

    Ali Şuurî Bey (Karesi); “-..Hüsnüniyet (iyi niyet) merkezden muhite (çevreye) kadar aynı saffet (temizlik) ve samimiyetle intikal eden (taşınan) birşey midir?” 

    Mazhar Müfit Bey (Denizli); “-İdare-i Vilayet Kanunu’nun 25, 26, 27 maddeleri Valilere, 41. Maddesi Mutasarrıflara, 53. maddesi de Kaymakamlara şekavet (eşkıyalık) halinde askeriyeden yardım alma yetkisi veriyor ama hangi askeri birlik bu talebi karşılar? Eğer oradaki Aydın Mutasarrıfı (şehrin mülki amiri) yanındaki kıtaatı askeriye kumandanına, şimdi kıtanı istiyorum eşkıyayı yok edeceğim diye emir verseydi dinlenir miydi? Dinlenmezdi Beyefendiler!” 

    (Dersim Mebus’u Feridun Fikri Bey, bir takrir vererek, Kanunu Esasi’deki ihtilal kelimesinin ne anlama geldiği tefsir edilsin, örfi idare hakkı Meclisindir diyor ama Meclis örtbas etmek istiyor. Feridun Fikri Bey ise takriri reddedilirse, örfi idare ilan etme hakkı hükümete kalır diye takririni geri çekiyor.) Sf. 454

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 30, Celse: 1, – Sf. 438 ile 454 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Hükümet Sıkıyönetimi ilan etmiş, sonra da işi Meclis’e taşıyor. Ali Şuurî bilgili ve önemli bir hukukçu.

  •  30 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 29, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa

    Ziraat Bankası Yönetimine Seçim Yapıldı

    (İktisat Vekili Meclis Başkanlığı’na Ziraat Bankası Yönetimine iki adet mebus seçilmesi için başvuruyor. Meclis Riyaset Divanı Elazığ Mebusu Naci Bey İle Çorum Mebusu İsmet Bey’i seçiyor ve Meclis’in bilgisine sunuyor. Mebuslar, İsmet Bey’in hem Meclis ikinci başkanvekili hem de banka yönetiminde olmasını istemiyorlar ama oluyor.)  Sf. 387

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 29, Celse: 1, – Sf. 387) kitabından birebir alınmıştır.

  •  29 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 28, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa

    Bozok Mebusu Süleyman Sırrı Bey’in Bir Takriri;

    (Süleyman Sırrı Bey, Yozgat’taki Darülmuallimin (Öğretmen Okulu) kapatılmış, Maarif Vekili’nden soruyor, Maariften mahalli yetkiler alınıyor, eğitim merkezi sisteme sokuluyor, Bu nasıl halk hükümeti, bu nasıl hâkimiyet-i milliye diyor.) Sf. 360, 376 

    2.Celse: Reis-i Sani Ali Fuat Paşa 

    Maarif Vekâletinden Soru Takririne Devam;

    .. Besim Atalay Bey (Aksaray); “- .. bizde maarif demek üç kısma ayrılır. Birinci derecede maarif erbabı, okur, yazar, söyler. Yazdığı zaman duyurur, okuduğu zaman duyurur, söylediği zaman duyurur, yürekleri açar. Bir devre geldik ki; okur, söyler, yazamaz. Bir devre daha geldik ki; ne okur, ne yazar, gır gır gır söyler. Şimdiki devremiz bu. .. Geçenlerde iyi olur zannıyla tedrisatı tâliye (orta öğretim) mekteplerinden bir kısmını Maarif Vekâletine ilave etmiştir. Ne yaptı? Maarif Vekâletinin vazifesi mektep açmak, maarifi ilerletmek iken tuttu bir takım idadileri (ilkokulları) kapattı, onların muallimlerini Maarif müdürünün emrine verdi.” Sf. 399 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 28, Celse: 1, – Sf. 360 ile 399 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  26 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 26, Celse:1, İkinci Reis Vekili İsmet Bey

    Bütçe Görüşmeleri 

    Yusuf Akçura (İstanbul); “-Osmanlı İmparatorluğu eski Roma İmparatorluğu’nun ananatını (ananelerini, geleneklerini) idame ettirmiş bir devlettir. Bu devlette esas olarak siyaset vardı, askerlik vardı, bir dereceye kadar da idare vardı. Eski Roma’da olduğu gibi iktisat bir mevki işgal etmiyordu.”  Sf. 293

     27 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 27, Celse:1 İkinci Reis Vekili İsmet Beyefendi

    Avans Kanunu Görüşmeleri

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 26 ve 27, Celse: 1, – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 25, Celse:1, İkinci Reis Vekili İsmet Bey

    Orduda Temizlik Yapılıyor. Rauf Bey’in Heyet-i Vekile Reisi Olduğu Zaman Meclise Sunduğu Kanun Teklifi Görüşülüyor.

    (Hükümet Ordunun kadroları şişkindir, sefer zamanına göredir azaltalım ve savaşı İstanbul’dan seyredenlerle yurtdışında kalmış olanları atalım diyor.)

    “Mücadele-i Milliyeye iştirak etmeyen (katılmayan) ve hududu milli haricinde (milli hudutlar dışında) kalan erkân (ileri gelenler), umerâ (bürokratlar), zabitan (subaylar) ve memurin (memurlar) ve mensubini askeriye (askeriyeye mensup olanlar) hakkında yapılacak muameleyi (işlemleri) ve cidal-i milliyeye iştirâk edenlerin (milli savaşa katılanların) tekaüt müddetlerinin (emeklilik sürelerinin) sureti hesabını natık (hesap tarzını söyleyen) kanun;

    Madde 1- .. Milli mücadeleye iştirâk etmeyen (katılmayan) .. herhangi bir sûretle Harekât-ı Milliye aleyhindeki teşkilata dâhil  olduğunu .. bir heyet-i mahsusa tarafından yeniden tetkik ve tahkik neticesinde sabit olanların bir daha hidematı devlette (devlet hizmetinde) istihdam edilmemek üzere nisbet-i askeriyeleri kat’ olunur (askerlikte geçen süreleri kesilir).

    Madde 2- Milli orduya resmen davet edilip de icabet etmeyenlerden (katılmayanlardan) ordu mensubininin (personelinin) dahi nisbet-i askeriyeleri kat’ olunur. (askerlikte geçen süreleri kesilir). 

    Madde 3– 26 Ağustos 1338 (1922) tarihine kadar İstanbul ve Vilayatı mustahlasada (kurtarılmış vilayetlerde) kalmış olan… seneyi ikmal edenlerin bir defaya mahsus olmak üzere rızalarına bakılmaksızın tekaütleri icra edilir (emeklilikleri yapılır). .. Anadolu’ya gelmemeleri hakkında kendilerine tebligat ifa olunanlar (belge gönderilenler)müstesnadır (bunun dışındadır).

    Madde 5- İlan-ı Meşrutiyetten (1908’den) itibaren Türkiye’den ayrılmış olan kesimlerde hizmetli yada hizmet dışı kalmış olanlar, izinli izinsiz, veya raporlu olarak gidenler iznin bitiminden itibaren nisbet-i askeriyeleri kat’ olunur (askerlikte geçen süreleri kesilir).

    (Yemende kalmış olan askerlerimize 4 aylık başvuru müddeti tanınıyor.)

    Madde 6- Türkiye haricinde kalan yerlerin insanları içerisinde askerler hiçbir hak talep etmemek kaydıyla 1339 sonuna kadar ülkelerinde terhis olabilirler. (Bu kanun tek celsede hazırlandı, görüşüldü ve kabul edildi.) Sf. 242

    2. Celse: İkinci Reisvekili İsmet Beyefendi

    Avans Kanunu Görüşülüyor. Sf. 284 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 25, Celse: 1, – Sf. 242 ile 287 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  24 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 24, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa

    İktisat Vekili Mahmut Esat Bey Sağlık Durumunu Öne Sürerek İstifa Ediyor. Sf. 232

    3. Celse: Reisisani Ali Fuat Paşa

    İktisat Vekâleti’ne İntihap (seçim) Yapılıyor, Trabzon Mebusu Lozan Mali Murahhası Hasan Bey İktisat Vekili Seçiliyor. Sf. 234

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 24, Celse: 1, – Sf. 232 ile 234 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  22 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 23, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa

    Bozok Mebusu Süleyman Sırrı Bey kürsüde konuşurken Meclis Reisi Ali Fuat Paşa’ya, emrederseniz izah edeyim diyor. Sf. 225  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 23, Celse: 1, – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 18, Celse:1, İkinci Reis Vekili İsmet Bey

    Muhtaç Köylülere 500 Bin Lira Yardım Kanunu Görüşmeleri. 

    15 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 19, Celse:1 İkinci Reis Vekili İsmet Beyefendi

    Muhtaç Köylülere Yardım ve Posta Kanunları Görüşülüyor.

    17 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 20, Celse:1 İkinci Reis Vekili İsmet Beyefendi

    Muhtaç Köylülere Yardım ve Posta Kanunları Görüşülüyor.

    19 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 21, Celse:1. İkinci Reis Vekili İsmet Beyefendi

    20 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 22, Celse:1 Reis-i Sani Ali Fuat Paşa. 

    2. ve 3. Celseler hafidir:

    Hiçbir bilgi yok. 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtimalar; 18, 19, 20, 21 ve 22, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 12 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 17, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey 

    Yunanlılar Batı Trakya’da Kıyıma Başlamış:

    Menteşe Mebusu Esat Bey çok dokunaklı bir takrir verdi. İsimlerini de okuyarak on beş kişinin Divan-ı harp ile idama 25 kişinin de 10 yıl küreğe mahkûm olduğunu köylerde yağma ve imha çalışmalarının son derece hızlı olduğunu belirtiyor. Sf. 39

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 17, Celse: 1, – Sf. 39 ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •    9 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 16, Celse:1, İkinci Reis Vekili İsmet Bey

    Canik Mutasarrıfı ve Amasya Mebusu Osman Bey Sağlık Durumunu Öne Sürerek Mebusluktan İstifa Ediyor. 

    2. Celse: İkinci Reis Vekili İsmet Beyefendi

    Rıza Nur Hakkında İstizah (Soru Önergesi) Var; (Sıhhiye Vekili Rıza Nur hakkındaki soru önergesinde, Darüleytamların (yetimhânelerin) durumu ile ilgili sıkıştırıyorlar. Meclis araştırması istiyorlar, Rıza Nur ise ben tahkikatımı yapar size bildiririm diyor.) Sf. 26

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 16, Celse: 1, – Sf. 26 ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  5 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 14, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey

    Dârüleytamlar (Yetimhaneler) Hakkında Kanun Teklifi Görüşülüyor;

    Tunalı Hilmi Bey; “- .. Bir karış toprak için can veririz, hayvan için topraktan az kavga ederiz ve insan için hayvandan daha az kavga ederiz, bilhassa insan yavrusu için kılımızı kıpırdatmayız.”  Sf. 469 Bu Cildin sonu; 480  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 30 (11.08.1923 / 8.09.1923)  (TBMM Matbaası 1961 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 14, Celse: 1, – Sf. 469 ile 480 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •   5 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 14, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey

    Hükümet Programının Okunması:

    (İcra Vekilleri Heyeti Reisi (Başbakan) ve İstanbul Mebusu Ali Fethi Bey, hükümet programını açıklıyor; En önemli mesele bütçedir diyor. Aşar vergisinin % 12,5 tan % 10 a tenzili (düşürülmesini), aşarın uygulama biçimini de değiştireceğiz. Hem köylüyü ağır vergi yükünden kurtaracağız hem de üretimi arttıracağız. Vasıtalı (dolaylı) vergide tekel üzerine zam düşünüyoruz. Temettü (kazanç, kâr) Kanununu da değiştireceğiz, Tekâlifi (savaşta vatandaştan alınan borçları) ödeyeceğiz. Tüm vekâletlere yabancı mütehassıslar (ihtisas sahipleri, uzmanlar) getireceğiz. Eşkıyalığa karşı Men’i Şekavet (eşkıyalığı önleme) Kanun’u hazırlanıyor. Mülkî idare ile ilgili bir kanun hazırlıyoruz. Nevâhi Kanunundan söz etmiyor. Kadınların tahsiline de erkeklerin tahsili kadar önem verilecek. Hükümet yabancı sermayeye karşı, ama yol işlerinde yabancı kredi alınabilecek. Bir Himaye-i Ziraat (tarımın korunması) Kanunu hazırlanacak. Kooperatif şirketlerin tanınması için Ticaret Kanunu’na bir madde ilave olunacak. 200 bin şehit yavrusunun ancak 20 binine bakılabilmektedir dedi. Program tartışmasız kabul edildi.) Sf. 428 

    2. Celse: İkinci Reis Vekili İsmet Beyefendi

    Posta Kanunu Görüşüldü.    

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 30 (11.08.1923 / 8.09.1923)  (TBMM Matbaası 1961 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 14, Celse: 1, – Sf. 248) kitabından birebir alınmıştır.

  • 3 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 13, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey

    Layiha Encümeni, Önceki Meclis’ten kalan ve Müzakeresine Gerek Olmayan Teklifleri Konuşuyorlar;

    “Trabzon Mebusu merhum Ali Şükrü Bey’in Ailesine hidemat-ı vataniyeden (vatana hizmetten) maaş tahsisi (maaş verilmesi) hakkında esbab-ı mûcibesi (gerekçesi) istisnai muamele ifasına (özel işlem görmesine) zaruret (zorunluluk) görülmemiştir.” Sf. 383, 386 

    Muvazene-i Maliye Encümeni Mazbatasında Geçen Meclisten Devredilen Evraklardan Tetkike Lüzûm Görülenler;

    1- Kızılca Nahiyesi Müdürü Adil Efendi’nin ailesine maaş tahsisi hakkında… Abdullah Hamit, Abdurrahman Şeref ve Ahmet Rüstem Beylere Hidematı Vataniye tertibinden (vatana hizmet adına) maaş tahsisi…. 

    Trabzon Mebusu merhum Ali Şükrü Bey’in ailesine muavenet (yardım) hakkında bütçe müsait değildir.

    Hüseyin Bey (Elâziz); “-Diyarbakır Valisi Reşit Bey merhumu zannederim hepimiz tanırız. Bu nasıl tevkif edildi ve nasıl hapishaneden kaçtı ve sonra nasıl intihar etti?” (Bu Vali Reşid, Tehcirde Ermenileri katlettirdiği için Nemrut Mustafa Mahkemesi tarafından suçlu bulunup idama mahkûm edilmiştir.) “Rica ederim bu zâtın ailesi düşünülsün.” 

    Reşid Bey’in ailesine yardım teklifi kabul olundu. Sf. 396

    2. Celse; İkinci Reis Vekili İsmet Beyefendi

    Posta Kanunu Görüşülüyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 30 (11.08.1923 / 8.09.1923)  (TBMM Matbaası 1961 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 13, Celse: 1, – Sf. 383 ile 396 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  1 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 12, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa

    Maliye ve Adliye Encümenleri Devreden Evraklar Hakkında Mazbata Sundular; Sf. 326, 330   

    Tunalı Hilmi Bey’in Türkçe Kanunu’nu Encümen Reddediyor.   

    Besim Atalay Bey (Aksaray); “-..Arkadaşlar dünya yüzünde bizim kadar hiçbir milletin dili karışık değildir. .. Madem ki halk hükümetiyiz .. madem ki halkçıyız… bize gerek olan dili meydana çıkarmalıdır.” (alkışlar) 

    Layiha Encümeni Mazbata Muharriri (Kanun Tekliflerinin Tutanak Yazıcısı) Ahmet Sâki Bey (Antalya); “-.. teklif-i kanunda doğrudan doğruya Türkçe olmayan ve muavenet (yardım) noktasında istimâli (kullanılması) mecburi olan bazı kelimât (kelimeler) ve elfâzı (sözleri) kullananlara, mesela; muallimlere (öğretmenlere) 1346 (1930) tarihinden itibaren ceza tehdidi altında bir madde konuyor….  1346 senesinden sonra gerek gazeteler gerek kitaplar, gerek makaleler bu gibi kelimeleri istimal edenlere (kullananlara) hükümetin tespit edeceği bir ceza ile cezalandırılırlar. İşte biz buna karşı çıktık.” 

      Tunalı Hilmi; “- (Yirmi senedir Türkçe yazmaya karar verdim, ama ara sıra mecbur kalıyorum. Diyor.) Ne yapayım sizler gibi uydurma saçma dille konuşmaya mecburum. … Her millet kendi dilinden başka, komşusu olan diğer milletlerin dilinden de kelimeler alır. .. Türkçeciliğin kelime kelime taraftarı değilim kaideciliği (kuralcılığı) taraftarıyım.. .. Hiçbir milletin lisanına yabancı kaide giremez. .. Tunalı arkadaşınız size bir anadili kazandırmak ve onu temiz bir hâle getirmek istiyor. Nasıl reddediyorsunuz Türkoğlu Türkler?”  

    Türkçe Kanunu Reddedildi Sf.342

    Posta İdaresini Yabancı Şirketlerin Elinden Almak İçin Posta Kanunu Teklifi.

    Şer’iye Vekilliğine Saruhan Mebusu Mustafa Fevzi Efendi Seçildi.

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 30 (11.08.1923 / 8.09.1923) (TBMM Matbaası 1961 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 12, Celse: 1, – Sf. 326 ile 371 arası) kitabından birebir alınmıştır.

     

  •    26 Ağustos 1339 (1923) tarihinde İçtima: 10, Celse:1, İkinci Reis Vekili İsmet Bey

    (Müdafa-i Milliye Encümeni Birinci Meclis’ten kalan evrakları 5-6 kategoride toplayıp karar veriyor, Meclis te bu karara uyuyor.) Sf. 300   

    2. Celse: İkinci Reisvekili İsmet Beyefendi

    (İktisat ve Sıhhiye encümeni de devredilecek evrakları belirliyor.) Sf.300   

    29 Ağustos 1339 (1923) tarihinde İçtima: 11, Celse:1 Reis-i Sani Ali Fuat Paşa. 

    Dâhiliye Encümeni Mazbatası; Nevâhi kanunu ruznameye (gündeme) alındı. 

    Şer’iye (dini kurallar) ve Evkâf (vakıflar) Vekili Musa Kâzım Efendi sağlık durumunu öne sürerek istifa etti. Sf. 317  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 30 (11.08.1923 / 8.09.1923) (TBMM Matbaası 1961 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 10 ve 11, Celse: 1, – Sf. 300 ile 317 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  23 Ağustos 1339 (1923) tarihinde İçtima: 9, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa

    Lozan Görüşmelerine Devam Edildi;

    Hariciye Vekili İsmet Paşa Hazretleri (Malatya); “-… Dr. Rıza Nur Türk Heyet-i murahhasası (özel delegeleri) içinde başlıca medar-ı muvaffakiyet (başarı kaynağı) olmuştur. Millete bunu söylemek vazifemdir…” Sf. 267   

    2. Celse:; Reis-i Sani Ali Fuat Paşa. 

    Lozan Görüşmelerine Devam Edildi: İsmet Paşa Sf.281’e kadar devam eden konuşması sonunda alkışlar arasında kürsüden indi. Lozan Muahedesi’nin (Anlaşmasının) oylanmasına başlandı.

    Lozan Anlaşması Dört Kanun Halinde Oylamaya Sunuldu:

    Birinci Kanunu reddedenler; Menteşe; Hoca Esad Efendi, Antep; Kılıç Ali, Adana; Zamir, İzmir; Mustafa Necati, Antep; Ali Cenânî, Saruhan; Vasıf, Urfa; Yahya Kemal Bey, Mardin; Necip, Mersin; Niyazi, Urfa; Şeyh Saffet Efendi, Menteşe; Şükrü Kaya, Mersin; Besim Bey, Tekirdağ; Faik. 

    İkinci kanunu reddedenler de 14 kişi ve aynı insanlar,

    Üçüncü ve Dördüncü kanunu reddedenler de aynı kişiler ve 13 kişi. Sf. 291

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 30 (11.08.1923 / 8.09.1923) (TBMM Matbaası 1961 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 9, Celse: 1, – Sf. 267 ile 291 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  22 Ağustos 1339 (1923) tarihinde İçtima: 8, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa

    Lozan Görüşmelerine Devam Edildi

    Mustafa Necati Bey (İzmir); “-Osmanlıdan kalan 173 Milyon lira sadece bizim üstümüze kaldı. Bu istikrazı (borçlanmayı) Osmanlı İmparatorluğu yaptı. Bizden ayrılan memleketlere % 40, bize % 60 yüklendi. Bu Meclis, Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın kararlarını, mukavelelerini (antlaşmalarını) reddetmişti ama mateessüf Muahedenin (üzgünüm ki Lozan Anlaşmasının) 70. Maddesinde İstanbul Hükümeti’nin 16 Mart 1914 tarihinden sonra akdettiği mukavelat ve muahedâtı (imzaladığı sözleşme ve antlaşmaları) tanımıştır ve orada düvel-i ecnebiye (yabancı devletler) tebaasının (vatandaşlarının) zararlarını deruhte etmiştir (üzerine almıştır).   Efendiler! Bu muahedede (antlaşmada, Lozan’da) kapitülasyon kokusu vardır. Kapitülasyonu Türk Milleti 7-8 sene evvel reddetmiştir. .. Muahedenin 16. maddesine bakınız; .. Harb-i Umumide (Genel harpte, 1. Dünya Savaşında) düvel-i ecnebiye tebaası (yabancı devlet vatandaşı) gibi muamele görenlerin zararlarını kabul etmişiz. .. Muahedemizde sıhhiye müşavirleri de (Lozan Anlaşmasında sağlık danışmanları da) kabul etmişiz. Sonra Efendiler adli müşavirler de vardır. Muahedelerde mütekabiliyet (anlaşmalarda karşılıklılık) esası vardır. Yani kararlar karşılıklı olmalıdır. Bu adli konuda mütekabiliyet de (karşılıklılık da) yoktur. Mesela bizim tebaamız (vatandaşımız) doğrudan doğruya onların mahkemesine tabidir. .. Ticaretimiz beş sene hal-i atalette (âtıl, boş hâlde) kalmıştır. Çünkü efendiler bu muahedede (antlaşmada) fiyat tarifeleri (fiyat listeleri) var, tarifelerimizi bozamayacağız, tarifemizi değiştiremeyeceğiz. Tamamiyle onların tanzim ettiği (düzenlediği) şekilde yürümeye mecbur kalacağız.   Bu muahedede (antlaşmada) daha garip bir cihet (yön) var; Arazimizde mezarlıklara tasarruf salahiyetini (mezarlıkları kullanma yetkisini) Düvel-i Akideye (devletlerarası kurallara, kaidelere) terk ediyoruz. ..  Bu muahedenin en elim (acı, elemli) kısmı; 59. maddesinde… Deniyor ki; Türkiye harbin tamadından (bitiminden) ve onun netayicinden mütevellit (sonuçlarından doğan) Yunanistan’ın buhran-ı mâlisini (ekonomik krizini) nazar-ı dikkate (göz önüne) alarak tamirat (onarım) meselesinde Yunanistan’a karşı her türlü metâlibinden (taleplerinden) suret-i katiyede feragat eder (kesinlikle vazgeçer). .. Zarar ve ziyanın miktarı heyet-i murahhasamızca (delegeler heyetimizce) 4 milyar altın frank olarak tespit edilmiştir. .. Fransa hükümeti tamirat bedeli almak için Almanya’nın üzerine yürüyor.” Sf. 249  

    Saruhan Mebusu Vasıf Bey hukukçu, muahedenin 92 ve 93 maddelerinde muhtelit (karışık) mahkemeler var bu nedir diyor. 

      Vasıf Bey (Saruhan); “-… İstiklâlin (bağımsızlığın) en bâriz istinatgâhı (en belirgin dayanağı) bilirsiniz ki hakk-ı kazadır (yargılama hakkıdır). Nasıl olur da ecnebi hâkimler tarafından verilmiş olan hükümleri kendilerinin cebri ile tazyiki (zoru ve baskısı) ile kabul edebiliriz? .. Mateessüf muahedenâme (üzgünüm ama bu antlaşma) Boğazlarda gayri askerî (askersiz) ve bitaraf (tarafsız) mıntıkalar (bölgeler) kabul etmiştir. Yani icabında boğazları müdafaa etmek hakkını taksir etmiştir (kısmış, azaltmıştır) ve bu hak taksir edilirken bunda İngilizlerin Gladiston’dan beri takip ettikleri siyasetin bariz (açık) safhaları görülüyor.” Sf.251 

    (İlk Meclis’in sosyalisti olan İzmit Mebusu Süleyman Sırrı Bey; bu muahedenamenin ne zafer ne de hezimet olduğunu, kabul edilmesi gerektiğini söylüyor. Bozok Mebusu Avni Bey böyle önemli bir günde Meclis sıraları bomboş diyor.) Sf. 255 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 30 (11.08.1923 / 8.09.1923) (TBMM Matbaası 1961 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 7, Celse: 1, – Sf. 49 ile 261 arası) kitabından birebir alınmıştır.

     

  •  21 Ağustos 1339 (1923) tarihinde İçtima: 7, Celse:3, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Beyefendi

    Lozan Görüşmelerine Devam Edildi

    Urfa Mebusu Yahya Kemal (Beyatlı) Antakya hududuna itiraz ediyor. Sf. 233-234 Hamdullah Suphi de Antakya hududuna nahif bir şekilde itiraz ediyor. Menteşe Mebusu Şükrü Kaya Lozan’a ciddi eleştiriler getiriyor.  Tekirdağ Mebusu Faik Bey de Batı Trakya meselesi yüzünden bu Lozan’a karşı çıkıyor. Celse sabah saat 07 de bitti. Sf. 242  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 30 (11.08.1923 / 8.09.1923) (TBMM Matbaası 1961 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 7, Celse: 1, – Sf. 233 ile 242 arası) kitabından birebir alınmıştır.