Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 14 Aralık 1920 tarihinde 114. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Kanunlara Numara Verilmesi ile İlgili Kanun kabul ediliyor.) (Tunalı Hilmi Bey’in Kanunlara Numara Verilmesi ile İlgili Kanun Teklifi kabul ediliyor.) Sf.358

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu Görüşülüyor; 

    Vehbi Bey (Karesi); (Encümendeki maddeler hazırlana dursun biz diğer maddelere bakalım diyor.  Bir an önce Nahiye Teşkilatı Kanunu’nu oluşturmamız lâzım, halkın idaresini eline vermemiz lâzım diyor.) Sf.359-360

    Madde 11; (Türkiye’nin idari taksimatı hakkındaki madde.)

    Zekai Bey (Adana); “-…nahiye burada komün manasına alınmıştır. .. Bulgaristan’daki cemaatler gibi kendisine bir vaziyet verilmiş oluyor.” Sf.364

    2.Celse: İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu Görüşülmeye Devam Edildi;

    Madde 12 (Vilâyet ve nahiyelerin yerinden yönetilmesi ile ilgili madde.)       

    Musa Kâzım Efendi (Konya); “-Bu madde âdemi merkeziyete (merkezi olmayan yönetime, yerinden yönetime) doğru atılmış bir hatveden (adımdan) ibarettir. Eksiklik olarak, şer’i işlerin de merkezi idareye bırakılacağının vazedilmiş olmasıdır.” 

    (Encümen şer’i (dini) işleri de mahalline ilave ediyor. Alkışlar var.) Sf.369

    Tahsin Bey (Aydın); “-İç güvenlik merkezi mi olacak yoksa mahallinden mi halledilecek, bu maddede bu durum açık değildir. … Dâhiliye Nâzırı… Bitlis Vilâyetinde ahaliyi kırbaçla öldüren jandarma neferinin ceraiminden (cürümlerinden, suçlarından) haberdar olamaz. Bunlar da herhalde mahalli vezaiften (görevlerden, vazifelerden) addedilmeli ve hiç olmazsa bunlar vilâyetlerin Mecâlisi Umumiye’sinin (Vilâyet meclislerinin) nezaret (gözetimi) ve murakabesi (denetimi) altında bulunmalı ve bunlar tarafından muaheze (azarlama), asil (asli görevli yapma) azil (görevden alma) ve nasıp edilmeli (makam verilmeli)… Yoksa biz ömrümüz oldukça dayaktan, kırbaçtan kurtulamayacağız.  Nitekim şimdiye kadar Tanzimatı Hayriye’den beri, halk, hükümetinden nefret etmiş ve daima ezilmiştir.”

    Abdulgafur Efendi (Karesi); (Maarif mahalline bırakılsın ama medreseler merkezi hükümette kalsın diyor. Takriri nazarı itibara alınıyor.) Sf.376

      12. Madde kabul ediliyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 114, Celse: 1, – Sf. 357 ile 377 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 14 Aralık 1920 tarihinde 114. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Sovyet Rusya ve Azerbaycan’ın yaptıkları bağışları alan Kâzım Karabekir’in bilgi telgrafı okunuyor.

    “Müdafai Milliye Vekâletinin, Gümrü’de, Rusya İçtimai Şura Cemaatleri (Rusya Sosyalist Devletleri Birliğinin) Müteferrikası Vekili (seçilmiş vekili) tarafından Rusya Cemahiri Müteferrikası (Rusya Cumhuriyetlerinin bütçesi) namına Erzurum’daki askeri mektepleri ve sanayi gürbüzleri müessesesi için elli bin altın ruble ve Azerbaycan İçtimai Şura Cumhuriyeti (Azerbaycan Sosyalist Cumhuriyeti) namına da vekil tarafından 500 adet yüzlük Osmanlı altını teberru edilerek (bağışlanarak) Hükümetimiz namına tarafımdan teşekkürnâme yazıldığı maruzdur (arz ederim). 1.Kânunuevvel. 1336

                                       Şark Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir.” (Sf. 357)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 114, Celse: 1, – Sf. 357 ile 377 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Aralık 1920 tarihinde 113. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    12 İçtimada Ticaret Vergisi Kanunu Görüşülüyor.

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu 1921 Anayasası Görüşülüyor.

    5 Madde. (Meclisin İçtima (toplanma) süresi ile ilgili madde.)

    Vehbi Bey (Karesi); “..Dört seneyi değil iki seneyi geçtikten sonra, mebusların milleti temsil kuvveti kalmaz… Sf.337

    Mesud Bey (Karahisarışarki); (Halka kanun teklifi yapma ve bizim çıkardığımız kanunları lağvetme (ortadan kaldırma) yetkisi verelim diyor. Halkçı Mehmet Şükrü Bey bile bu teklife kızıyor.) “-… Şimdi bir tek meclisiz. Vereceğimiz kararı tadil edecek bir kuvvet yoktur. … bir takım şeylere, vatanın menafidir (menfaatinedir, yararınadır) diyerek karar verebiliriz ve onun için bu Meclis’in fevkinde olan millettir. … Halkçılık programı da bunu icap ettirir. … İsviçre’de benim dediğim bir usul mevcuttur.”   

    Mustafa Bey (Tokat); ” Beş on sene için Avrupa’ya gitseniz pek iyi olur.”

    Mesud Bey; (Üç maddelik bir kanun teklifi veriyor. Birinci madde halkın yasaları oylaması ve yasa önermesi hakkını veren madde.)

    “- 2. Madde; … Kanunlardan bazılarının tarihi neşrinden (yayınlanması tarihinden) itibaren iki ay zarfında (içerisinde), milletin tasdikine (onaylamasına) arz ve teklifi (sunmak ve teklif etmek), Heyeti Vekile ile BMM azasından her birinin ve efradı milletin (milletin fertlerinin) hakkıdır. Gerek Heyeti Vekile’den biri tarafından yahut BMM’nin üç azası canibinden (tarafından) ve gerek muhtelif vilâyet halkından azami (en çok) on bin, asgari (en az) iki bin beş yüz kişi tarafından vaki olacak (ortaya çıkacak) her teklifin ârâyi umumiyei millete (Milletin oyuna, referanduma) vazı (sunulması) mecburidir. Teklifâtı vakıa (teklif edilen olay) BMM’nin ait olduğu encümende tetkik ve heyeti umumiyede (meclis genel kurulunda) tamik olduktan (derinlemesine incelendikten) sonra kaleme alınan maddei kanuniye milletin ârâyı umumiyesine (referanduma) arz olunur. Ekseriyeti mutlaka (mutlak çoğunluk. Geçerli oyların bir fazlası) ile kabul olunursa düstürulamel (istenilen prensip) olur.”

    (Mesud Bey’in takririnin üçüncü maddesi de her türlü kanun meclis onaylarsa uygulanır diyor. Ancak bu değişiklik teklifi reddediliyor.) Sf. 341

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu‘nun 1921 Anayasa’sının 6. Maddesi Görüşülüyor.

    Tadil (değişiklik) teklifiyle beraber Encümene geri gidiyor.) (7, 8 ve 9 madde de encümene gitti. Sf.351

    2. Celsede Reis kâtipliklerine ve encümene üye seçimleri var.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 113 ve Celse: 1, – Sf. 320 ile 353 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Aralık 1920 tarihinde 111. İçtima 1, 2. ve 3. Celseler hafidir. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    İstiklâl Mahkemelerinin Kapsamı Genişletilmek İsteniyor

    (İstiklâl Mahkemesi üyelerinden ve Adana Mebusu Zekai Bey, bir takriri vererek, mülki (sivil) amirlerin işledikleri suçları da bu mahkeme kapsamına alalım diyor, bu teklif encümene gönderiliyor.) Sf.274

    2. ve 3.Celse Gizlidir.

    Çerkez Ethem İle İlgili Gizli Celse

    (9 Aralık 1920 tarihli gizli celse Diyarbakır Mebusu olan Hacı Şükrü Bey’e Mustafa Kemal’in sözlü saldırısı söz konusu. Hacı Şükrü Bey kendisini savunuyor: Eskişehir’e tren ile Ethem sorununu barış yolu ile çözmek için gittikleri zaman kendilerinin bir nevi tutuklandıklarını iddia ediyor.)

    Mustafa Kemal Paşa: “-.. Yalnız sizin o kadar muhakemeniz olsaydı, ben sizi tevkif etmek isteseydim, ne için sizi alıp ta buradan oraya götürecektim? Ben sizin hepinizi tevkif eder, idam eder ve öldürürdüm! Hâlbuki ben sizi orada bıraktım ve ben oraya gittiğim zaman o kararı vermiş olsaydım… bakınız askerlere tesadüf etmişsiniz (rastlamışsınız), kaçabilir miydiniz?”

    (Hacı Şükrü’nün Batı Cephesinin kurmaylarının yetersiz olduğuna dair bir konuşması Mustafa Kemal’in önergesi ile keenlemyekûn (tamamen yok) sayılmış.)

    (Görüşmeler devam ediyor:)

    Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir); “.. Efendiler; Yunanlılar 16 Mayıs’ta İzmir’i işgal ettiler. Yunanlıların İzmir’i işgalinden sonra 9 Haziran’da (1919) ilk defa Aydın Cephesinde Kuvayı Milliye teşkil ederek vatanı müdafaaya başlamıştım. Binaenaleyh ben orada bütün mevcudiyetimle vatanî olan vazifemi ifaya sai oldum (görevimi yerine getirmeye gayret ettim). 17 Temmuzda bugün – mahiyeti söylenen – Demirci Mehmed; kendi nazarımda öldürülmeye layık olan Demirci Mehmed Efe; 17 Temmuz’da (1919) Paşa Hazretlerine; Hacı beni öldürecektir diye yazmıştır. Ben o cephede bulunduğum müddetçe Demirci Efe hiç kimsenin on parasına, hiç kimsenin ırzına, namusuna tecavüz etmemiştir. … Demirci 186 tane kız kaldırttı. Yalnız Refet Beyin zamanında seksen altı kızı dağa kaldırdı.

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara);” Kendine bir defa millî kumandan diyor. Hangi millet? Kim vermiş sana bu sıfatı? Bana da Anafartalar kahramanı dediler, Arıburun kahramanı dediler, Bitlis, Muş, Suriye kahramanı dediler diye imzamı öyle mi atacağım? Binaenaleyh bu bir suiistimaldir. Kumandan diye nasıl imza ediyorsun? (1)

    Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir) — Cevap vereyim müsaade ediniz; bunları zatı âlinize kim vermiş ise namussuzdur; alçaktır. Ben muhaberelerden (yazışmalardan) bile haberdar değilim. Yanımda kim varmış ise söyleyiniz…

    Mustafa Kemal Paşa (Devamla) — Biz Divanı Harp Heyeti değiliz. Kendinizi orada, Divanı Harpte müdafaa edersiniz.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 111, Celse: 1, – Sf. 265 ile 278 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2016): Paşa, Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü Aydındağ Bey’e çok şiddetli biçimde saldırıyor ve Divanı Harp ile tehdit ediyor. Oysa Hacı Şükrü Bey, Aydın’ı savunan değerli bir binbaşıymış. Hacı Şükrü Bey 2013’de Aydın’da “Vatan kahramanı” olarak anıldı.

  • 7 Aralık 1920 tarihinde 110. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    1.Celsenin sonu hafidir: (Hiçbir not yok. Muhtemelen Teşkilâtı Esasiye Kanununun 5. Maddesi Görüşülüyor. Bu madde milletvekili seçimleri ile ilgili.)

    2.Celse. İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey:

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu Görüşülüyor;

    Mesud Bey (Karahisarışarki); (Hakimiyeti tam olarak halka vermek istiyorsak, Meclis kararlarını yada yasalarını, Mebuslardan üç tanesi veya ülkede on bin kişi imza ederse halkın oyuna sunalım. Halkın istemediği bir yasa ya da kararı yürütmeyelim diyor. Milletin de kanun teklif etme hakkı olsun diyor.) “-.. Biz kanun yapma hakkını ahaliye verelim. Sahte halkçılık olmaz Efendiler. .. Her inkılabın (devrimin) neticesinde millet ordunun bazicesi (oyuncağı) olmaktan kurtulamamıştır.”

    Tunalı Hilmi Bey; “-İsviçre’de elli bin imzalı bir mazbata (tutanak) ile talep olunursa, kanun, ahalinin reyine kalır. .. fakat zannetmem ki biz o kadar müterakki (gelişmiş) bir hale gelmiş olalım.”  Sf. 265

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 110, Celse: 1, – Sf. 257 ile 265 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Aralık 1920 tarihinde 110. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Devletteki Verimsizlik Tartışılıyor;

    Opr. Emin Bey Nafıa Vekili İsmail Fazıl Paşa’dan Şimendiferlerin (demiryollarının) durumunu soruyor. 

    Opr. Emin Bey (Bursa);  “-.. eskiden şimendiferlerimizdeki amele ücretle çalışıyordu. Piyasadan usta gelip bedeli karşılığı tamir edip gidiyordu. Şimdi biz ne yaptık?  Ekseriâmâ (daimi çalışmaya, pür emanet çalışmaya) başladık ve lüzumundan fazla amele aldık. Amele layıkıyla çalışmıyor çünkü maaş, öylede olsa geliyor, böylede geliyor.”  Sf. 257

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 110, Celse: 1, – Sf. 257 ile 265 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Aralık 1920 tarihinde 107. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi. (Müdafai Milliye Vekâletine Ek Ödenek İsteği;)

    (Müdafai Milliye (milli savunma) Encümeni Reisi Hakkâri Mebusu Mazhar Müfit Bey askeri giydirmek için 3 milyon istiyorlar diyor. Daha önce verilen ödenekler ne oldu diyor, harcama listesini istiyor. Konu Gizli Celseye bırakılıyor.) Sf.187

    Sansür Kanunu Teklifi Görüşülüyor; (Amasya, Tokat, Çorum, Kırşehir ve Samsun sancaklarına münhasır (yönelik) olmak ve mebus mektupları hariç sansür kanunu kabul ediliyor. Sf.181

    Nafiz Bey (Canik); (Sansür yasak olduğu halde mektuplarımız açık geliyor diyor.) “- .. Şu hale nazaran (göre) Meclis gayet gülünç vaziyette kalıyor. Meclis daima emrivakilere (oldubittilere) maruz kalıyor. Meclis .. Hükûmet memurlarına karşı daha küçük bir mertebede (seviyede) kalıyor. (Doğru sadaları)

    2. ve 3. Celseler hafidir yani gizlidir. Müdafai Milliye Vekâleti Ek Bütçesi;

    Hariciye Vekili İstanbul Mebusu Dr. Ahmet Muhtar Bey’in Ermeni barış anlaşması ve diğer konulardaki açıklaması ve görüşmeler.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 6 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 107, Celse: 1, – Sf. 158 ile 181 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Aralık 1920 tarihinde 109. İçtima 1. Celse,

    2.Celse. İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey;

    Konya Hadisesi Görüşülüyor

    (Çelebi Abdülhalim ve Kâzım Hüsnü Beyler Konya Hadisesi’nden dolayı suçsuz bulunuyorlar.) Sf.252

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 109, Celse: 1, – Sf. 189 ile 257 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Aralık 1920 tarihinde 108. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Rıza Nur Hakkındaki Soru Önergesi Reddedildi.)

    (Maarif Vekili Rıza Nur’a soru önergesi veriliyor. Derhal, telefonla çağırın gelsin diyorlar. Ve Rıza Nur geliyor, istizah (sor önergesinin görüşülmesi) başlıyor. Rıza Nur konuşurken istifa et diyorlar. Rıza Nur’un bakanlıkta kadrolaşmasına karşı ilginç iddialar var.) Sf.188

    Hasan Basri Bey (Karesi); “- Bizim Balıkesir’de vaktiyle Başkımcılığı (Başkımcılık; Arnavut ırkçılık örgütü) resmen yapmış olduğu için kovduğumuz Sabri Cemil isminde bir herif, herif diyorum, bu, Maarif Müdürü idi. İzmit’ten kovuluyor, Eskişehir’den kovuluyor, Niğde’ye tayin ediliyor, oradan da kovuluyor. İstanbul Maarif Nezaretince birçok fenalıkları müsecceldir (tescillidir, ispatlanmıştır), şimdi bu adam Tedrisatı İptidaiye (İlköğretim) Müdüriyetindedir.”

    Dr. Rıza Nur; “- Efendim, sicili vardır, Türk diye yazılıdır.” 

    Hasan Basri Bey; “-… emin olunuz bugün maarif mahvolmaktadır. (Alkışlar) Ve müsebbibi (sebep olanı), vekili hazırıdır (huzurunuzdaki vekildir).”

    (Oylama yapılıyor, Rıza Nur hakkındaki istizah yani soru önergesi red ediliyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 108, Celse: 1, – Sf. 183 ile 188 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Kasım 1920 tarihinde 106. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Teşkilâtı Esasiye Kanun’u yani 1921 Anayasa’sı Görüşülüyor: Çok önemli konuşmalar var.

    İntihap (Seçim) Madde 4 Görüşülüyor:

    Vehbi Bey (Karesi); (Encümen yani Anayasa Komisyon’u adına konuşuyor ve meseleyi çok makul bir seviyeye çekiyor; Meslek sahipleri örgütlenirse haklarını da kolay alır diyor. Sivil toplum yaratma düşüncesi çok güzel. Gayrimüslimler Meclise gelecekse gelsin, onlarda Meclise gelsin otursun diyor.) 

    Tunalı Hilmi Bey (Bolu); (Delege ile yapılan seçime karşı. Seçimleri en küçük birimlere yaymalı diyor, temsili mahalli yani dar bölgeli seçim istiyor. Komünistlerin halkçılığı ile benimkisi farklı diyor.) Sf.155

    Hacı Ahmet Hamdi Bey (Muş); (Çok ilginç. Güzel bir de anekdot var.) “..Kürdistan’a ihalei nazar edecek (bakışımızı çevirecek) olursak görülecek ki, ahalinin % 8’i Türkçe tekellüm değil (konuşmak), hatta tefehhüm (hayal) bile edemez ve % 95 dahi okumak ve yazmaktan bihaberdir. Bunlar geldiği vakit de yanlarında birer tercüman mı getirecekler? 1327 (1911) senesinde Şiran Kazasında Mal Müdürü bulunuyordum. Ora mahkeme azasından Haro Ağa namında bir zat vardı. Müstantiklikte (Sorgu Savcılığında) bulunmuş ayrıca kâtibi var. Bazen kâtip bir kararnameyi getirdiği zaman, Efendiler Kürtçe söyleyeyim; (zabıt kâtiplerine hitaben dikkatli yazınız diyor.) …”babo ne ızha (imza) yekem, ne seravi mülazayiha (mülahaza) bikem, bekişe müntefişeki (müfettiş) han.”  Sf.156-157

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 106, Celse: 2, – Sf. 138 ile 157 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Kasım 1920 tarihinde 106. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey:

    Ordu’nun Giresun’a Bağlanması Konusu, Mustafa Kemal Paşa’nın da İmzaladığı Bir Hükûmet Teklifi.

    Mustafa Bey (Karahisarışarki); (Ordu kazaları ile birlikte 160 bin nüfuslu bir yer, Giresun daha küçüktür diyor ve soruyor.) “Giresun şimdi ne için müstakil yapılıyor? Osman Ağa iki yüz nefer çete gönderdi de onun için mi?” 

    Dr. Abidin Bey (Lazistan); (Ordu’nun ticareti Hıristiyanların elinde, Giresun’a bağlarsak Ordu’daki Hıristiyanlar ezilir diyor.) Sf.144 “-…Ben esasen Arnavut’um.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 106, Celse: 1, – Sf. 138 ile 157 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Giresunlu olan Laz Topal Osman’ın bu işte parmağı olabilir diyorlar.

  • 29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Teşkilât Esasiye Kanunu’nun Görüşülmesine Devam Ediliyor. Yani 1921 Anayasası.

    İntihap (Seçim) Madde 4.

    Ali Rıza Efendi (Batum); (Bu kanun uygulanamaz çünkü halk çok cahil diyor.) “-.. Bir vakit köylü bir Macar neferine sormuştum ki yazı bilir misin? Eseri gaflet ile (bilmeden) sordum, kemali istiğrapla (garip karşılayarak) cevap verdi; Dünyada yazı bilmeyen adam olur mu? dedi….” 

    Encümeni Mahsusa Reisi Yunus Nadi Bey (İzmir); “-. Halkı temsil ediyorsanız, halkı cehaletle itham etmeyiniz. .. BMM belki bir mahsulü intihap (seçim ürünü) değildir, fakat BMM her halde bir milli amili inkılaptır (milli emeller devrimidir). (1) Avrupa’da intihabatın (seçimin) nazımı (düzeni) olan bu fırkalar… bizim memleketimizde yoktur. (Fırkalar (partiler) İran’da bile vardır diyor. Encümen: Avrupa’daki fırkaların faydaları olduğu gibi mahzurları da vardır, fırkalar yerine meslek sınıflarını koyalım diyor.)  Avrupa’nın yapamadığı demokrasiyi, bunu kabul etmekle Türkiye yapacaktır. Çünkü Avrupa’da bir takım fırkaların cidali (mücedelesi), diğer tarafta onun fevkinde (üzerinde) bir kapitalizm, bir sermaye tahakkümü (baskısı) vardır ki, intihabat (seçimler) yarı yarıya onun elinde bazicedir (oyuncaktır) ..” (bol miktarda alkış)        

    Hasan Basri Bey (Karesi); “-…On sene gazetelerde halka karşı yazı yazdım… İdare memurlarımız halkı bir esir gibi kullanmış, halkın bir kısmı mühimminde (önemli bir kısmında) maalesef (üzüntü ile belirteyim ki) izzeti nefis (onur, haysiyet) bırakmamıştır. .. Halk bu gibi ahval (haller) karşısında mesaili umumiye (genel işler) hususatında (konularında) o derece lakayt (kayıtsız) kalmıştır ki, meselâ intihabatı ele alalım; bugün halk nazarında intihabat bir angaryadır. Artık halk intihaptan usanmıştır. (pek doğru sesleri) Halkı idare mesailinde (işlerinde) sahibi salâhiyettar (yetki sahibi) kılmak için evvel emirde halka idare salahiyetleri bahşedelim (bağışlayalım, verelim). Muhiti mahalli mesaili idariyede (yerel yönetimlerin işlerinde) halka daha vasi (geniş) salahiyetler bahşedelim. Bir kere halk mesaili idariyede sahibi salahiyet olduğunu görür ve bunun faydasını gözüyle görmek bahtiyarlığına vasıl olursa, emin olunuz, o, siyasi mesaili de yani intihabat ve saire mesailinde de bizim boğazımızı sıkarak hakkını alacaktır.” (Mesleki temsile karşı değilim ama bu, kolay tatbik edilemez diyor.)  “Tatbik edemezsek, halka karşı, kâinata karşı gülünç oluruz.” Sf.135

    (Görüşmeler devam edecek..)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 105, Celse: 1, – Sf. 130 ile 137 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKA’IN NOTU (1) (1995): Yunus Nadi çok akıllı ve bilgili bir insan. Diyor ki, iki dereceli seçim demokrasi açısından mahzurludur. Ayrıca partilerden bahsediyor.

  • 29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Madalya kanunu kabul edildi: (Madalya kanunu 352e karşı 56 oyla kabul edildi.)

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun Görüşülmesine Devam Ediliyor:

    İntihap (Seçim) Madde 4.   

    Encümeni Mahsusa Mazbata Muharriri Süleyman Sırrı Bey (Burdur); (Delegeler Hükümetin istediği adama oy verebilir, delege sistemi bozuktur diyor.)   

    2. Celse; İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey: Çerkez Ethem Meclis’te:  

    Reis; “.. Memleketin girişmiş bulunduğu istihlas ve istiklâl (kurtuluş ve bağımsızlık) mücadelesinde pek mühim hidematta (hizmetlerde) bulunan, vatanın hayırlı evlatlarından biri, mücahidi muhterem Ethem Beyefendi Hazretleri Meclisi Âlinizin müzakeratını istima etmek (dinlemek) üzere misafire mahsus dairede bulunuyorlar.” Sf.127

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 105, Celse: 1, 2 – Sf. 130 ile 137 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey:

    Dersim Mebusu Diyab Ağa ve Kansuzade Hayri İle Mustafa Beylerin Dersim Hakkındaki Takrirleri (önergeleri):

                “BMM Riyaseti Celile’sine 

    .. Şimdiye kadar hiçbir usul ve şekli idarede cayi bulamayan  (yeri bulunmayan) ve adeta hayvanatı vahşiye (vahşi hayvanlar) sırasında telakki edilen (algılanan, anlaşılan) Dersim Halkı .. Dersim vukuatının (olaylarının) esbabı zuhuru (ortaya çıkma sebebi) şu dört kelime ile telhis olunabilir (özetlenebilir); Suiidare (kötü idare), açlık, maarifsizlik (öğretimsizlik), bu fırsatlardan istifade eden mütegallibenin (zorbaların, derebeylerin) gayrimeşru teşviki ve aynı zamanda makamata (yetkililere) yalan yanlış ihtaratta (uyarılarda) bulunmalarıdır. İşte Meclisi Âli’nizce bu dört meseleye zaman itibariyle, imkân derecesinde bir çare bulunduğu takdirde Dersim muammasının yüzde doksanı halledilmiş olacağına şüphe olmamalıdır. .. Evvela Dersim .. (Elazığ’dan ayrılarak.) müstakîlen idare edilecektir ve Pertek köprüsü yapılmalıdır. Saniyen (ikincisi); Dersim’de meskûn Aşair (aşiretler) mıntıkaları bir nahiye  addedilmeli ve aşiretin reisi o nahiyenin müdürü olarak aşiretin efradıyla kendi mıntıkasından mesul olmalıdır…..   Ve mektep inşaatına da başlanmalıdır. …..”

    Bu önerge Heyeti Vekile’ye (hükümete) tevdi ediliyor (gönderiliyor) Sf. 118,119

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 105, Celse: 1, – Sf. 130 ile 137 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    Antep Mebusu Yasin Bey’in telgrafına göre 15 Ekim 1920’de Fransızlar bozguna uğramış.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 105, Celse: 1, – Sf. 130 ile 137 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Kasım 1920 tarihinde 104. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Fedakârların Sureti Taltifi (ödüllendirilme şekli) Hakkında Kanun; Kabul Edildi..

    (Fedakârların Sureti Taltifi (ödüllendirilmesi şekli) Hakkında Kanun; Saruhan Mebusu Mustafa Necati Bey’in Kanun teklifi. Mebuslar kendi kendilerine madalya takmak istiyorlar. Kanunun beşinci maddesinde BMM azalarına İstiklâl madalyası verilmesine dair ifade var.) 

    Hasan Basri Bey (Karesi); “Bunlar istibdat (baskı) zamanlarına ait bir takım merasimden ibarettir.” (Sf.;104)

    Vehbi Bey (Karesi); “-…mücadelenin sonu gelinceye kadar belki boynuna astığımız madalyayı sonra çıkartacağımız adamlar olacaktır. … Kurtaralım memleketimizi, ondan sonra bihakkın (hakkıyla, haklı olarak) kişilerin hizmeti geçmişse, göğüslerine madalya asmak değil, heykellerini yaptıralım, böyle merasimle vakit geçirmeyelim.” (alkışlar)

    (Müdafai Milliye Encümeni Mazbata Muharriri Hakkâri Mebusu Mazhar Müfit Bey, Mebuslar halk arasında tanınsın diye bir nişan, madalya gibi bir şey takalım diyor.)   

      Dr. Abidin Bey (Lazistan) (1); “- …milletimin arasında itile kakıla gezmekten iftihar duyarım… verirlerse de istemem. Mebusan (mebuslar) namına ben istemem. Bunu da zapta (tutanaklara) geçirin. (Bravo sesleri)” 

    (Kanunun birinci maddesinde cephedekilere ve isyanlarda görev alanlara madalya verilmesi kabul edildi. 2. maddede Mebuslara madalya verilmesi görüşülüyor.)  

    Vehbi Bey (Karesi); “-  Biz buraya kendi kendimize madalya vermek için gelmedik.” 

    (Kanun kabul ediliyor, mebuslar kendilerine madalya takıyorlar.) Sf.108

    Mehmet Şükrü Bey; “- Mebuslar işi gücü bitirdi de madalya mı tevzi ediyor (dağıtıyor)?”

    (Kanunun bütün maddeleri kabul ediliyor.) 

    Mehmet Şükrü Bey; “-Kanunun tamamı görüşülürken ben yoktum. Biz halkçılıktan, komünistlikten her gün her zaman bahsederken ve bu suretle fırkalar (partiler), zümreler (guruplar) teşkil ederken (oluştururken)… Meclisimizin böyle şeylerle meşgul olması, madalyalarla uğraşması doğru değildir. .. Mebuslar kendi kendilerine madalya takmak için kanun yapıyor. Madalya kanunu çıkarıyorlar derler. Ayıp efendiler, bu ne kadar ayıp şeydir, ayıptır, günahtır efendiler… Memlekete bomba koyuyorsunuz.  .. Tarihe karşı vazifemi yapıyorum.

    (Yeniden oylama isteniyor.)

    Madalya kanunu 29.11.1920’de kabul edildi.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 104, Celse: 1, – Sf. 65 ile 105 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Lazistan Mebusu doktor Abidin Bey Arnavut asıllı, Arnavut biberi gibi kızgın bir kişi.

  • 20 Kasım 1920 tarihinde 100. İçtima 3. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Teşkilatı Esasiye Kanununun Seçimlerle İlgili 4. Madde Hakkında Görüşülmesine Devam.:

    Dr. Abidin Bey (Lazistan); “…  Arkadaşlar, milletin fukarayı kasibesine (yoksul işçisine, emekçisine) bu hakkı vermeliyiz yani temsili meslekiyi (mesleklerin temsil edilmesi hakkını) tamamen vermeliyiz….”  

    İsmail Suphi Bey; “-… Emekçi, emekçi.”

    Dr. Abidin Bey; “- … arkadaşlar, hanesi, çifti, çubuğu olan bir zatla, dünyada dikili ağacı olmayan bir şahıs bir değildir.” 

    Nafiz Bey (Canik); “-Zatı âliniz hangisine dâhilsiniz?” 

    Dr. Abidin Bey; “Benim bir dikili ağacım yok. Sıkıştığım zaman giderim burdan Moskova’ya! … Rica ederim bu maddeyi aynen kabul edelim.” 

    Mehmet Şükrü; “- .. memurlar da memleketin evladı, onlar da fikirleriyle yaşıyorlar. .. fakat fena bir teşkilâtın zavallı insanlarıdırlar. Onlar halkın içinde, bugünkü gibi, halkın tepesinde, halkı ezmeye memur olmayacaklardır. Memurlar da gireceklerdir, korkulacak bir şey yoktur. … bu teşkilâtı kaldırdığınız zaman hepsi düzelmiş olacaktır.” 

    Hasan Basri Bey (Karesi); (Uygulaması zor diyor.) “…yarım yamalak bir tecrübei meşrutiye (meşrutiyet deneyimi) ile acaba dünyanın hiçbir yerinde henüz kabul edilmeyen temsili meslekiyi (mesleklerin temsilcilerinin mebus olması konusu), tatbik edebilecek miyiz? Bizde kapitalist yoktur, sınıf da yoktur .. O halde bu yapmak istediğimiz taklittir.”

    (Meslekleri geliştirelim, şubelendirelim, sonra meclise bu şekilde alalım diyor. Çok önemli ve doğru bir tespitte bulundu. Konu görüşülmeye devam edilecek) Sf. 466

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 100, Celse: 3, – Sf. 438 ile 466 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Kasım 1920 tarihinde 104. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (İstiklâl Mahkemesinin Aza Sayısını Üç Asil Bir Yedek Üyeye Çıkartan Kanun Teklifi kabul edildi.  Sıhhiye ve Emekli Sandığı Vergilerine Zam Yapan Kanun Kabul Edildi.)

    Matbuat Müdüriyetinin Dâhiliye Vekâletine Bağlanması Hakkında Kanun Görüşülüyor:       

    Mustafa Bey (Tokat); “Vay gidi Maarif Vekâleti vay! Berbat etti her tarafı!

    Basın İşleri Müdürlüğü Maarife bağlı. Kanun hakkında Hükümetin görüşü sorulacak. Sf. 91

    2. Celse; İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    (Nüfus Harçlarının Arttırılması Hakkında Kanun)

    (Ergani mebusu Mehmet Emin Bey diyor ki; Benim seçim bölgem olan Ergani, …. , Siverek’te daha sayım yapılmamıştır. Nüfusa kayıtlı olanlar çok azdır. Önce sayım yapılsın, sonra nüfuz cüzdanı alana 100 para olan bedel beş kuruşa çıkartılsın diyor. Kanun kabul edildi.)

    Özel İdareler Muhasebesinin Vilâyetlerin Teklifi ile Maliye Vekâletine Bağlanması Hakkında Kanun Teklifi kabul edildi. Sf.100 

    Kıymetli Mektup ve Posta Kolilerinin Ücretine Zam Hakkında Kanun Kabul Edildi. Sf. 101, 102

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 104, Celse: 1, – Sf. 65 ile 105 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 26 Kasım 1920 tarihinde 103. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Ağnam (Küçükbaş Hayvan) Vergisinin Arttırılması Hakkında Kanun Teklifi;

    Mehmet Şükrü Bey; (İhracat yapalım diyor. Koyun vergisini 8-10 kat arttıralım diyor.) “Bugün eğer biz elimizde bulunan bu malların ihracatını temin etmeyecek olursak, memlekette hiçbir vergi alamayacağız.”  

    2. Celse; İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey (Ağnam Vergisine Devam)

    Mebusların maaşı 100 lira. Sf.60-61

    Vehbi Efendi (Konya); ” … küçük bir Gediz zaferi oldu diye, hemen subaylara zam yaptınız. Şimdide Maliye Vekili bizden vergi istiyor.” 

    (Ağnam vergisi kanunu reddediliyor.) Sf.63

    3.Celse: İkinci Reis vekili Vehbi Efendi.

    (Oyun Kâğıtlarına Zam Kanununa İlaveler Yapan Kanun:)

    Oyun kâğıtlarının tüketim vergisinin arttırılması ve bilardo, tavla, dama, satranç tahtalarının damgalattırılması. (Kanun kabul edildi.) Sf.65

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 103, Celse: 1, 2, 3 – Sf. 42 ile 65 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20 Kasım 1920 tarihinde 100. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Rusya’ya büyükelçi atanması sorunu) (1)

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-..oraya gidecek heyeti sefaretin (elçi heyetinin) bu tetkikatı (incelemeyi) yapması imkânı yok mudur?”

    Vehbi Bey (Karesi); “-.. Moskova’ya gidecek arkadaşları biz seçmeliyiz.” 

    (Ve Mustafa Kemal Paşa imzalı bir tezkere ile Ali Fuat Paşanın Mebusluk ve Sefirliği cem etmesi (birlikte yürütmesi) için izin isteniyor ve kabul ediliyor.) Sf.458

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 100, Celse: 1, – Sf. 438 ile 458 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Ali Fuat Paşanın gönderilişi, Çerkez Ethem’in sonunun başlangıcı oluyor. Daha önce sefir olarak gidecekleri söylenen Ali Fuat Paşa ve Dr. Tevfik Rüştü’nün gidişlerinin gerekçesine ilmi tetkik adını koyuyorlar.