Filozof, düşüncenin en hızlı güç olduğuna inanandır. Sf. 272
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır.
Filozof, düşüncenin en hızlı güç olduğuna inanandır. Sf. 272
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır.
Mütareke döneminde bir gazeteci Mustafa Kemal Paşa ile mülakât yaparken “Çanakkale’deki büyük başarınızı biliyoruz.” Yollu söz edince, Paşa, “Aman ne demek, o, Cevat Paşa Hazretlerinin başarısıdır.” Diyor. Sf. 145
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.
Tekstil işçileri, banka çalışanları, telefon operatörleri hep kadın! Neden? Bu işler pek “tedious” sıkıcı bunaltıcı işler, yaratıcılık ve itiraz istemiyor. Sf. 176
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.
Kâtip te yazıcıdır, ancak yazar, diline tutulmuş bir yazıcıdır.
Yazmak, önünde sonunda, güzel ve üstelik her zaman daha güzel yazma tutkusudur. Dilimiz daha güzel yazılmaya eğilimlidir. Sf. 122
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.
İnsanın ölmesi, kendisini bir daha görmemesidir.
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 112) kitabından birebir alınmıştır.
Eylem olmasa, zamanı ve ölüm olmasa yaşamı kavramamız mümkün değildir. Sf. 111
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.
(Osman’ın) Babası Ertoğrul, amcası; Tundar, Oğlu Orhan, Orhan’ın oğlu Murat. Sf. 39
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.
(Yalçın Küçük Sultanahmet Cezaevinde. Bir mafya babası; “maşallah, maşallah, Hoca’m çok güzel hapis yatıyor.” Diyor.)
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük – (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.
27 Ocak tarihli Ankara DGM duruşmasında 1995 seçimlerinden hemen önce, zamanın Başbakanı Tansu Çiller’in emriyle MİT’in Öcalan’ın üzerine gönderdiği suikast timlerinin Mesut Yılmaz tarafından haber verildiğini ve boşa çıkarıldığını açıklamıştım.
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.
Marks “eğer görüntü ile öz aynı olsaydı, bilim olmazdı” diyor.
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.
Rıza’nın kendisine Hânedan adı olarak aldığı “Pehlevî” sözcüğü, eski İran dillerinden birisinin adıdır ve buna İranca’nın atası demek te mümkündür. Rıza, dilin atasını soyadı yaparken, Kemal Paşa milletin atasını ad olarak almıştır. Sf. 51
Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.
“Murat ise, Arapça sözcükten gelmekle birlikte, pek çok Arap isimleri sözlüğünde yer almıyor ve buna karşın Ermeni çocuk isimleri sözlüğünde önemli bir yer tutuyor. Sf. 49
Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
Düşünmek, fark üzerine kafa işletmektir.
Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.
Sümerlerin dili bitişimli dil, Türkçe de bitişimli dil. “Yemek” İngilizcede “eat”, Fransızcada ”manger” sözcükleriyle ifade ediliyor; “yedirmek” ise, İngilizcede “make eat” ve Fransızcada “faire manger” olarak anlatılabiliyor. Türkçede sözcüğün içine “dir” morfem’i birleştirilerek yeni bir anlam elde etmek, bu dillerin özelliğidir. Türkçede “yedirtmek” Fransızca “faire faire manger” İngilizcede ise çok zor ifade ediliyor.
Bu bitişimli dil benzerliği Sümerlerin Türk oldukları iddialarını doğurmuş, oysa başka diller de var.
Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 47) kitabından birebir alınmıştır.
Butros Gali, Hristiyan ve Mısırlı, Birleşmiş Milletler Genel sekreterliği yapmış, bundan önce de Mısır’da Bakanlık yapmıştır ve babası veya dedesi ise Başbakanlık görevinde bulunmuştur. Bütün bunlar sözde lâik olmayan Mısır’da gerçekleşiyor. Peki, Cumhuriyet tarihinde bir Hristiyan’ın Türkiye’de bakanlık yaptığı görülmüş müdür? İki; Baas Suriye ve Irak’ta iktidardadır ve Baas’ın önde gelen kurucusu Hristiyan Mişel Eflak’tır. Kurucusu Hristiyan olan bir partiyi Cumhuriyet Türkiye’sinde iktidarda düşünmenin imkânı var mıdır? Üç; Şu anda bile Saddam’ın yardımcılarından birisi Hristiyan’dır ve Suriye ordusunda Ermeni subay ve erler çoktur. Bunları Türkiye’de düşünmek mümkün müdür? Sf. 41
Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.
Şu “Anadolu Atatürk” Liseleri maskaralığına kesinlikle son vermekten yanayım; ancak sömürgelerde “ulusal dili” yok edecek kadar bir emperyalist ülkenin dili öğretilir, buna isyan etmek zorundayız.
Dilini sevmeyen halkını sevmeyendir.
Diline titiz olmayan, inancıma göre, halkından kopuk bir soysuzdur. Sf.14
Orta öğretimde yardımcı ve zorunlu ders olarak, Arapçanın ve Farsçanın öğretilmesini çok yararlı ve gerekli buluyorum, bunu “tarihimizden kopmamak türü bir göstermelik nedenle değil dilimizi daha iyi konuşabilmek için yararlı buluyorum. Sf.14
Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.
İnsanın, insanı mükemmelleştirme mücadelesi bittiği zaman insan bitiyor. Sf. 393
Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 393) kitabından birebir alınmıştır.
Deliliği çok seviyorum, Selimiye Cezaevindeydim. Avukatım, tellerin öbür tarafından sordu; “Ne yapıyorsun?” Hapishanede normal mahkûmlar hep deli taklidi yapar. Ben akıllı insan taklidi yapıyorum dedim. Belki ben bütün ömrümce akıllı insan taklidi yapıyorum. Sf. 378
Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 378) kitabından birebir alınmıştır.
Türkiye’nin bir sınaî – askerî kompleks tarafından yönetildiği..
Bürokratı otoriteye dayanan canlı bir yaratık olarak tanımlıyorum, oradan aldığı otoriteyi yüceltir, otoriteyle bağları koptuğu zaman kendini sefil hisseder, kısaca tüm cinsler içinde hayali en az olanıdır ve asla inisiyatif sahibi değildir. Bu Cumhuriyetin ilk ve son otuz yıllarının herhangi bir hayale sahip olmamasının nedenidir. Sf. 358, 359
Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 358, 359) kitabından birebir alınmıştır.