Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 26 Kasım 1920 tarihinde 103. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Dâhiliye Vekilinin Altı Livada Posta ve Telgrafa Sansür Konulmasına Dair Bir Tezkeresi;

                “Makamı Riyaseti Celile’ye;

    Görülen lüzum, Amasya, Tokat, Çorum, Yozgad, Kırşehir ve Samsun sancaklarındaki bilumum posta ve telgraf muhaberatına (haberleşmesine) sansür vazı (konulması) Heyeti Vekîle’ce (hükümetçe) tahtı karara (karar altına) alınmış ve lâzım gelen mahallere tebligatı (duyurulması) muhtesiye ifa kılınmıştır. …. ” 

    Vehbi Bey; “– Önceden de dört liva hakkında bir yazı gelmişti. Bunu da onun gittiği encümene gönderelim.”  

    Dursun Bey (Çorum); “-Arkadaşlar, hür bir memlekette, kanuni bir hükümette sansür vazının (konulmasının) manasını ben anlayamam.” Sf.52     

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “- ..hiçbir memlekette dâhili sansür bir fayda temin etmiş değildir.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 103, Celse: 1, – Sf. 20 ile 42 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Kasım 1920 tarihinde 102. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Düğünlerde İsrafın Men’i (Yasaklanması) Kanunu Kabul Edildi. Sf.33,39   

    2. CELSE; İkinci Reis vekili Vehbi Efendi.

    Konya Olayı

    (Mustafa Kemal Paşa Konya Olay’nı araştırmak için üç mebus adı verip, Meclisin bunları izinli saymasını söylüyor. Abdülhalim Çelebi ise bunları Meclis seçsin diyor. Mustafa Kemal ısrar ediyor, Meclis’e kabul ettiriyor.) Sf.41,42

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 102, Celse: 1, – Sf. 20 ile 42 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 20 Kasım 1920 tarihinde 100. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Moskova ve Kafkasya’ya Giden Heyete Harcırah Talebi Görüşülüyor; 

    (Bu arada Mehmet Şükrü bu giden heyetler için Meclis’ten izin alındı mı diyor. Görüşme sonraya bırakılıyor.)

    2.Celse; İkinci Reis vekili Vehbi Efendi:

    Halk Hükümetinin Tesisinin Ülkeye Duyurulması Hakkında Bir Takrir

    (Bu takrir Ergani Mebusu Mahmut, Kastamonu Mebusu Dr. Suat, Oltu Mebusu Rüstem, Muş Mebusu Rıza, Siirt Mebusu Mustafa Sabri tarafından veriliyor. Şöyle;)         

    “Halk Hükümeti tesisi (kurulması) suretiyle mevaddı esasiye (esasa ilişkin maddelerde) ve mevaddı idariyede (idari maddelerde) icra kılınan tadilat (gerçekleştirilen değişiklik) esbabı mucibesini (gerekçesini) izah sadedinde (asıl meseleyi açıklayan) Mazbata Muharriri İsmail Suphi Bey’in .. vaki olan izahatının muhiti millide (milli yerlerde) neşri (yayılması) … ”  (muvafık (uygun) sesleri)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 100, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Kasım 1920 tarihinde 99. İçtima 3. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    Teşkilâtıesasiye Kanununun Görüşülmesine Devam; 4 Madde:

    (Madde 4 – seçimlerle ilgili. Meclise girecek mebuslar meslek guruplarından seçilecek diyor)  

    Esat Mahmut Bey (İzmir); (Toplumun örgütsüzlüğünden, esnaf loncalarının ve sendikaların zayıflığından bahsediyor. ) “-.. memnuniyetle haber aldığımıza göre İktisat Vekâleti de (bakanlığı da) Amele (işçi) Kanunu’nu kabul etmiş ve orada bu sendikaları mecburi tutmuştur. .. münevver (aydın) tabaka Meclis’e girebilecek mi?” (Avukatlardan bahsederek onlar da meslek mensubudur Meclise girmelidir diyor.) “Olsa olsa Tazimattan beri bu memleketin belli başlı burjuva tabakasını teşkil eden memur tabakası giremeyecektir. Onlar da vatandaşlarımızdır. Onların girememesinden müteessir olurum (üzüntü duyarım, etkilenirim). Mademki onlar girmemekle memleket kurtulacaktır, onlar girmesinler. Hıristiyanlara gelince; deniyor ki; ayakkabıcı esnafı .. ekseriyet onlarınmış, .. Hıristiyan’mış yahut bütün demirci esnafı Hıristiyan’mış. Bu varit (gerçek) olamaz. … ayakkabıcılarla tabaklar, deri dolayısıyla veyahut diğer müessesatla (kurumlarla) birbirine benzeyebilirler ve bunları bir araya getirdiğimiz zaman, mutlaka yine ekseriyet İslamlarda kalır. .. Fırkalar işbaşına geldikleri zaman bilhassa o zamana kadar mahir (maharetli) olup o kadar ince yollar buluruz ki. .. basit bir mesele olur. … bu memlekette Hıristiyan tabakasının hiçbir hakkı olmadığına şahit olmuş bir adam sıfatıyla söylüyorum…. Onlar Osmanlı tarihinin nankör çocuklarıdır ve bu memlekette hiçbir hakları kalmamıştır.    ..Bendeniz ancak, çiftçi tabakasının çarıklarıyla, demirci tabakasının çekiçleri ile ve tabak (dabak)  tabakasının önlükleri ile bu Meclis’e girdikleri zamanda memleketin kurtulduğuna kanaat hasıl edebilirim.”  Sf.437,438

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 99, Celse: 1, – Sf. 422 ile 438 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Kasım 1920 tarihinde 102. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Rasih Efendi’nin, Öğrenci Ve Muallimlerin (Öğretmenlerin) Askerlikten Tecili (Ertelenmesi) Hakkında Kanun Layihası (Teklifi):

    Vehbi Bey (Karesi); “-..düşmanla nasıl çarpışıyorsak, cehaletle de öyle mücadele etmek bize borçtur.” Sf.27

    (Takrir encümene gitti.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 102, Celse: 1, – Sf. 20 ile 42 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Kasım 1920 tarihinde 102. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Mevlit kandili olduğu için ertesi günü resmi tatil.

    Memura Propaganda Yapma Zorunluluğu Getiren Kararname;

    (Memurların, vatandaşları BMM’nin emeli (BMM’nin arzusunun) hakkında irşat etmeleri (doğru yolu göstermeleri) zorunludur diyen 17.11.1920 tarihli Mustafa Kemal ve Heyeti Vekile (hükümet) imzalı kararname kabul edildi.) Sf.27

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 102, Celse: 1, – Sf. 20 ile 42 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 22 Kasım 1920 tarihinde 101. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Dr. Tevfik Rüştü’nün İzinli Sayılması İle İlgili Mustafa Kemal Paşa İmzalı Bir Tezkere;)

    (Tokat Mebusu Nazım Bey, Meclis’in reyi alınmadan gönderilemez diye bir takrir (önerge) vermiş. Mehmet Şükrü Bey de benzer şeyleri savunuyor.)

    Şeyh Servet Efendi; “-Komünizmi çok iyi incelememiz lâzım….”

    Mustafa Lütfi Bey (Siverek): “-.. bendeniz esasen Rusyalı olduğum için, Türkiye’de yedi seneden beri bulunduğum için, gerek Rusya Müslümanlarının ve gerek Rusların haleti ruhiyesini (ruh hallerini) iyi bilirim.” 

    Hacı Şükrü Bey (Diyarbakır); “Affedersiniz! Beyefendi Rusyalı mısınız?”

    Mustafa Lütfi Bey (Devamla); “Evet Rusyalıyım, ecdadım da Rusyalıdır. Rusya’da milletime göstermiş bulunduğum fedakârlıktan dolayı, bendenizi 1328 (1912) de hudut haricine (dışına) nef’i ettiler (sürgün ettiler). .. ” 

    Hacı Şükrü Bey; “Şimdi Osmanlı mısınız?” 

    Mustafa Lütfi Bey; “Evet şimdi Osmanlıyım… Bugün Azerbaycanlıların düşmüş olduğu varta bizim yüzümüzden olmuştur. Yani oradaki asker ve zabitanlarımızın (subaylarımızın) yüzünden…” “.. mademki Türkiye Komünist Fırkası namına (adına) gidiyorlar, neden huzuru âlinize teklif ediliyor? TBMM komünist değildir. Komünist namına gidenler komünistlik tahsisatından (ödeneklerinden) alır.” Sf.14

    (Mustafa Lütfi Bey, Türkiye Komünist Fırkası mensuplarını kastediyor. Bu gidenlerin de Türkiye Komünist Fırkası namına gittiklerini söylüyorlar diyor.)

    Muhittin Baha Bey (Bursa); (Bolşevizm yanlısı. Mustafa Lütfi Bey’e Rusya ve Bolşevizm’i kötülediği için çok kızıyor.) “.. Efendiler, dünyayı sarsan, âlemi İslam’a (İslam dünyasına) yeni bir cereyan (hareket) veren, bizi ezmek isteyen Avrupa’yı kahır ve tedmir eden (mahveden) ve bize bir ufku nuranur (nurlu ufuklar) açan bir meslek (siyasi yol, ideoloji), bizim memleketimizde bir parça teşaub (dallanmaya, şubelenmeye) ve teessüs etmeye (kurulmaya) başlar başlamaz onun karşısına Rusya’dan altı sene evvel gelen bir efendi çıkıyor ve bize diyor ki; bunlara inanmayınız! O efendinin bilmesi lâzımdır ki Komünist Fırkası namıyla teşekkül eden parti altı sene evvel Rusya’dan gelen değil, çoktan beri burada yaşayan Müslümanlardır. (alkışlar) .. Rusya’da doğan fakat âlemi İslamiyet’te çok evvel zuhur edip (ortaya çıkıp) ihmal edilen, teseyyüp (ilgisizlik) ve tekâsül (üşenme) eseri olarak bırakılmış olan bu akideyi (inancı, ideolojiyi), siz de kabul ediyorsunuz. Biz defaatle (defalarca) dedik ki, Bolşevikliğin esası; memleketi kurtaracak, milleti kurtaracak, insaniyeti kurtaracak esasâtı ilmiyedir (bilimsel esaslardır). … Rusya komünisttir ve buradan komünist aza (üye) oraya göndermekle aralarındaki tevafuk (uyum) ve tesanüt (dayanışma) daha ziyade (çok) teyit edilmiş (pekiştirilmiş) olur. (Bravo) (Şiddetli gürültüler)  

    (Dr. Tevfik Rüştü Bey’in Rusya’ya gidişi kesinleşiyor.)  Sf. 18

    3. Celse Hafidir, gizlidir. Hiçbir bilgi yok. 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 101, Celse: 1, – Sf. 2 ile 18 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 22 Kasım 1920 tarihinde 101. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Maraş Halkının, “Kumar da Yasaklansın” diye talepleri var;)

    Salih Efendi (Erzurum); “Efendim, kanun yapmak kolay fakat tatbiki (uygulaması) çetin (zor). Müskiratı men (alkollü içeceklerin yasaklanması) için bir kanun yaptık, lakin memlekette esrar intişar etti (yayıldı). Bugün her köşede binlerce insan esrar içiyor. Sf. 10

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 101, Celse: 1, – Sf. 2 ile 18 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Kasım 1920 tarihinde 99. İçtima 2. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey:

    Dersim Hakkında Sual;

    (Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey: Dersim’de memurların kötü idaresinden ve eşkıyalıklardan bahsediyor. Dersimde Kürtler halkın sülüsânını, yani üçte birini, Türkler sülüsünü yani üçte ikisini teşkil ediyor diyor. Büyük Millet meclisine Kürtler temsilci gönderdi, Türkler göndermedi diyor.) Sf.430,431

    Dâhiliye Vekili Dr. Adnan Bey (Adıvar); “… Dersimde Kürtlük ve Türklük diye bir şey mevzu bahis değildir. (Dersim’den sık sık Kürdistan diye bahsediyor Hasan Hayri Bey ise Kürdistan propagandası yapılıyor diye ikaz ediyor.) Efendiler, Kürtlerin bütün siyasetleri, bütün mefkureleri (fikirleri) dinleridir…. Kürtler bu Meclis’e karşı fena fikirler besleyemezler.” Sf.432,433

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 99, Celse: 2, – Sf. 422 ile 438 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Kasım 1920 tarihinde 99. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Teşkilâtıesasiye Kanununun Maddelerine Geçildi; Birinci ve İkinci maddeler aynen kabul edildi.)   

    2.Celse; İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey;

    (Hariciye Vekâletine Soru Önergesi: Şark’ta Ermenilerle ateşkes antlaşması ve savaş yapılması gibi konularda, Moskova’ya yeni bir delege gönderilmesi konularında Meclis dinleyici durumuna düşürülmüştür. Devre dışı bırakılmıştır diye Hâriciye Vekiline soru soruyorlar.) Sf. 419

    Hariciye Vekâleti Vekili Muhtar Bey (İstanbul); (1) Habersiz barışa gelince; çok ani oldu, bir de sulh (barış) teklifimizin kabul görmesi kesin değildi. BMM’nin reddedebilmesi iyi olmazdı. Anlaşma belirgin hale gelince Hükûmet Meclisin iznine iktiran edecekti (yaklaşacaktı). Sefir (elçi) meselesine gelince, sefir bir memurdur, onun da tayinini hükümete bırakmıştınız zaten.”  

    Takrir Sahibi Hulusi Bey (Karahisarısahip); “-.. Biz prensiplerimizi hâkim kılalım.. .. murahhaslar (delegeler) tayin olunmadan Meclis’e neden söylenmiyor? 

    (Celalettin Arif Bey, Karabekir’in çağrısı ile sulh görüşmesi için cepheye giderken, Meclisten ”izinin bitiyor, müstafi (istifa etmiş) sayılacaksın, gel!” diye telgraf gelmiş. Ama Celalettin Arif Bey Meclise telgraf çekerek Meclise mi geleyim, sulh müzakeresine (görüşmelerine) mi gideyim diye sormuş diyor.)

      Mustafa Kemal Paşa ; “Bu soru varit (söz konusu) değildir.”

      Hulusi Bey (Devamla); (Ali Fuat Paşa’nın Moskova’ya gidişinden bahsediyor.) “Oraya şimdi sefirikebir (Büyükelçi) olarak Fuat Paşa gidiyorlar. Onun şahsını kastetmek değil, tayin olunduğu zaman bizim reyimiz (oyumuz) alınmak hakkımız değil midir? (Tevfik Rüştü Bey’i kastederek diyor ki:) O tecrübesiz arkadaş bu işi nasıl yapar? Her şeyden vaktiyle (zamanında) haberdar olalım, emrivakiler (oldubittiler) karşısında kalmayalım, memleketin mukadderatına BMM’nin bizzat ve bilfiil vaziülyed olduğunu (el koymuş olduğunu) fiilen anlayalım. (alkışlar) Alkışa hacet (gerek) yok.” 

    (Mehmet Şükrü Bey de Meclis’in hakkını savunuyor, daha fazla uzamasına mani olunup görüşmeler sonlandırılıyor.) Sf.427, 428

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 99, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.  

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1995); 8.11.1920 tarihli mütareke (ateşkes) teklifimizi 9.11.1920’de Ermeniler kabul etmediler. Şark Cephesi Kumandanı da savaşa devam etti, diyor. Karabekir 18.11.1920’de bir telgraf daha gönderiyor Ermenileri hezimete uğrattık ve ateşkesi kabul ettiler diyor. Bu arada Mustafa Kemal Paşa kürsüye çıkarak bu savaşın stratejik noktaları hakkında kısa bir bilgi veriyor.  Muhtar bey tekrar kürsüye çıkıp devam ediyor; aramızda zaten harp hali vardı diyor, bir harp ilanı yoktur diyor. Meclis ona soruyor: “Şarktaki savaş ve barışa karar verme konusunda bize hiç danışılmadı” diyor, doğrudur. Hâriciye Vekili, daha önceki bir celsede Meclis Hükümete bu savaş için tarihsiz yetki verdi diyor ve konuşmasına devam ediyor;

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Kâzım Karabekir ile birlikte Erzurum Mebusu Necati Bey ve Hamit Bey Murahhas olarak bulunuyorlar, BMM yetkisi yok. Karabekir de kendi başına buyruk bir insan.

  • 18 Kasım 1920 tarihinde 99. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    (Menteşe Mebusu Dr. Tevfik Rüştü Bey Moskova’ya sefir yaveri olarak görevli gidecek. Meclisten izin almadan hükümet gönderiyor.) Sf.406

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu (Anayasa) Görüşmeleri:

    (Halkçılık Programı adı altında Hükümetin Özel Encümene gönderdiği bu tasarı görüşülüyor. İsmail Suphi Soysallı bu tarihi bir gündür diyor. Tarihi bir özetleme yapıyor.)

    Encümeni Mahsus (Özel Komisyon) Mazbata (Teklif) Muharriri İsmail Suphi Soysallı (Burdur); Sf.407 “-… memurin sınıfı bu memlekette yeni esaslar dairesinde teşekkül ederek, zaten aristokrasi ve demokrasi esasları ayrı ayrı bir şekilde olmayan, heyeti mecmuasıyla (bütün heyeti ile) sade demokrat olan bu memlekette bir de memurin sınıfı ihdas oldu (oluşturuldu).  Bu memurin sınıfı halk ile katiyen temas etmiyorlar. Halkın bâlâyı serinde (başının üstünde) idaresinde, amiri müvekkel (vekil olmuş bir amir) olarak halkı kendi diledikleri gibi idare ediyorlardı. … Türkiye köylüsü meşrutiyetten evvel ne ise yine o halde kalmıştır. Yine Türkiye köylüsünün başında Jandarma, yine Türkiye köylüsünün başında bitmez tükenmez harpler, vergiler başlamış ve devam etmiştir.…    Ben diyemem ki biz hiçbir taraftan mülhem olmadık (ilham almadık). Belki şarkta, Rusya’da patlayan inkılabın (devrimin, Sovyet Sosyalist devriminin) bizim üzerimizde tesiri (etkisi) olmuştur. (Yeni Anayasadaki seçim sisteminden bahsederek devam ediyor:)  … şimdiye kadar bu memlekette teşekkül eden meclisler daima güzideler (seçkinler) sınıfından teşekkül etmiş meclislerdir. Tek dereceli seçimde, ekalliyetlerin (azınlıkların) Meclis’e girmesi ihtimali var ve bu da sakıncalıdır. .. Bir dereceli ve temsil-i mesleki (siyasi yol, mesleklerin, siyasi görüşlerin temsili) sistemi kabul ettik …. BMM Reisi ayrı, Heyeti Vekile Reisi (hükümet başkanı yani başbakan) ayrı olacaktır. … Şimdiye kadar memurin idaresinden çektiğimiz fenalıklar yüzünden encümen, memurin şekli idarei hazırasına (mevcut memurların yani bürokratların idare ettiği bu şekle) resmen ilanı harp etmiş (savaş ilan etmiş), vilâyetlerde dahi memurin teselsülünü (sorumluluğunu) ve memurin şebekesini kırmağa ahdetmiştir. … Encümen, Vilâyetlerde memurinin mahallerince (yerinde), halk tarafından intihap edilmesini (seçilmesini) ve bu suretle halkın doğrudan doğruya kendi işini kendi görmesi esasını kabul etmiştir. … bazılarımızın zannettiği gibi, halkımız da henüz bu seviye hasıl olmamışsa, halkımız bunu tecrübe sahasında öğrenecektir. Bundan başka çaresi yoktur. Ne vakit başlamış olsak geç başlamış olacağız.  Vilâyetlerde bir Heyeti İcraiye (yürütme heyeti, yerel hükümet) teşekkül edecek. Yani vilâyetlerde bir hükümet olacak, memleket genelini ilgilendiren işler hariç diğer işleri bu hükümet görecek. … Nahiye  (köyden büyük kasabadan küçük bir idari birim) Meclisleri bundan sonra halk tarafından intihap edilecektir (seçilecektir). .. Bugün oraya gönderdiğimiz sekiz yüz- bin kuruş maaşla bir nahiye müdürü, zaten orada erbabı nüfuzun (etkili kişilerin) elinde adi bir aletten başka bir şey değildir. Binaenaleyh, Efendiler, halkın idaresini, mahalline bırakmaktan başka çare yoktur!Sf.412 

    (Soysallı devam ediyor ve çok ilginç örnekler veriyor:) 

    Adapazarı Türk ve Yunan askerleri arasında gidip gelmiş… nihayet kendisini idareye karar vermiştir ve bugün pek güzel idare ediyor. … Balıkesir de geçen sene mahalli idare tatbik etmiştir. İstanbul’dan gönderilen Mutasarrıf Şimendifere irkap edilerek (geri konularak) geriye gönderilmiş ve Balıkesir kendisini gayet güzel idare etmiştir. … Binaenaleyh Efendiler, bu milletin kendisini idare etmesi vakti pekâlâ gelmiştir ve kendisini idare edecektir. (alkışlar) ….zaten biz idare etmiyoruz, zaten ekseriyetle kötü memurlarımızın elinde zebun olmaktan ise (alçalmasındansa), kendi kendilerini idareleri bin kerre müreccahtır (üstündür, tercih edilir).” (Bravo sesleri)

    (Müfettişlikler kuruluyor, bölge merkezi hükümetinin müfettişlerce denetlenmesi düşünülüyor. Soysallı devam ediyor:) Sf.413

    “……halkçılık Programı ariz (yatay) ve amik (dikey) mütalaa ve tetkik edildi (incelendi ve araştırıldı).   …. Her Vilâyette mahalli vezaifi (yerel görevleri), merkezden gönderilmiş memurlar değil, Vilâyet Meclisinin intihap ve tefrik edeceği (seçip ayıracağı) zevat (kişiler) tedvir eyleyecektir (yürüteceklerdir). …. Her Nahiye hususi (özel) hayatında muhtariyeti haiz (özerkliğe sahip) manevi bir şahsiyettir. Nahiye Müdürü Nahiye meclisince intihap olunur (seçilir).  … Müfettişlerin, devletin umumi vezaifiyle (genel görevleriyle), mahalli vezaîfin (yerel görevlerin) cereyan (işleyiş) ve tatbikatını murakabe etmeleri (denetlemeleri) ve böylece vasi (geniş, yaygın) bir âdemi merkeziyetle (yerinden yönetimle, merkezden yönetilmemek şeklinde) idare olunan memleket aksamının, merkeze sıkı bir suretle irtibatı (bağlantısı) ile devlet ve hükümet makinesinin muntazaman (düzgün) işlemesi teemmül edilmiştir (emel edilmiştir, hedeflenmiştir).”                                                                                                   21 Teşrinievvel 1336

                          Encümeni Mahsusa Reisi İzmir Mebusu Yunus Nadi  

                          Mazbata Muharriri Burdur Mebusu İsmail Suphi Soysallı. Sf.413,414

                          Büyük Millet Meclisi Beyannamesi;

    ” … Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli hudutlar dâhilinde hayat ve istiklâlini (bağımsızlığını) temin ve hilafet ve saltanat makamını tahlis ahdiyle teşekkül etmiştir (kurtarılması sözü ile kurulmuştur). .. Türkiye halkını Emperyalist ve kapitalistlerin tahakküm (baskısı) ve zulmünden kurtarmak, irade ve hâkimiyetinin sahibi kılmakla gayesine vasıl olacağı (ulaşacağı) kanaatindedir.  .. Emperyalist ve kapitalist düşmanların tecavüzâtına karşı… müesses (kurulu) bir orduya sahiptir. Emir ve kumanda salahiyeti BMM’nin şahsiyeti maneviyesindedir (manevi kişiliğindedir, tüzel kişiliğine bağlıdır)... ve minallahı tevfik. (Allah’ın yardımı ile) 21 Teşrinievvel. 1336 (21 Ekim 1920)” (1)

    Teşkilâtı Esasiye Kanunu Layihası (Anayasa kanun teklifi);     

    “Madde 1- Hâkimiyet bilâkaydüşart (kayıtsız şartsız) milletindir. İdare usulü (yönetim şekli); halkın mukadderatını (geleceğini, kaderini) bizzat (kendisi) ve bilfiil (fiili olarak) idare etmesi esasına müstenittir (dayalıdır).   …

    Madde 3-  Türkiye halkı Hükümeti BMM tarafından idare olunur ve… (Bu madde değişiyor)

    Madde 3 – Türkiye Devleti BMM tarafından idare olunur ve Hükümeti “TBMM Hükümeti” unvanını taşır. Sf.418   

    Madde 4- BMM Vilâyetler halkınca meslekler erbabı (meslek sahipleri) temsil edilmek üzere doğrudan doğruya müntehap (seçilmiş)  azadan (üyelerden) mürekkeptir (oluşmuştur).

    Madde 5- Seçim iki senede bir olur, seçim yapılamazsa bir yıl uzatılır. BMM azasının her biri kendisini intihap eden (seçen) vilâyet ve meslekin ayrıca vekili olmayıp, umum (bütün) milletin vekilidir.   …

    Madde 10- BMM Reisi bir içtima (toplanma) senesi zarfında (içerisinde) Reistir.  

    İdare;

    Madde 11- İdare, Vilâyet, Kaza ve Nahiye şeklinde teşekkül edecektir…

    Vilayet; 

    Madde 12- Vilâyet, mahalli umurda (yerel işlerde), manevi şahsiyeti (tüzel kişilik) ve tam muhtariyeti (özerkliğe) haizdir (sahiptir). Hâriciye, dâhili siyaset, Adli ve askeri umur (işler), beynelmilel (uluslararası) iktisadi münasebet (ilişkiler) ve Hükümetin umumi tekâlifi (genel vergisi) ile menafii birden fazla vilâyete şamil hususat müstesna (birden fazla vilayetlerin menfaatini içine alan konular hariç) olmak üzere, BMM’ince vazedilecek kavanin (kanunlar) mucibince (icabınca, gereğince) maarif, sıhhiye (sağlık), iktisat (ekonomi), nafıa (bayındırlık işleri) ve muaveneti içtimaiye (sosyal yardım) işlerinin tanzim (düzenlenmesi) ve idaresi Vilâyet Meclislerinin salahiyeti (yetkileri) dâhilindedir.  

    Madde 13- Vilâyet Meclislerinde meslekler temsil edilecek, iki yıllık olan Meclis sadece 2 ay toplanacaktır. 

    Madde 14- (Vilâyet Meclisi’ne bir İcra Heyeti (yürütme kurulu, hükümet) bir de Reis seçiliyor.) 

    Madde 15- Vilâyette BMM’nin vekili ve mümessili (temsilcisi) olmak üzere Vali bulunur. (Vali, devletin genel işleri ile mahalli işlerin birbirinin alanına girmesi halinde müdahale eder.) 

    Kaza:

    (Kaza, vilâyet merkezinin idari ismidir. Yani şimdiki Büyükşehir Belediyelerine bağlı ilçe belediyeleri gibi veya İçel Vilâyetinin merkezi olan Mersin şehri gibi.)

    Madde 16- Kaza yalnız idari ve inzibati (güvenlikle ilgili) bir cüz’ü (bölümü, kısmı) olup, manevi şahsiyeti (tüzel kişiliğe) haiz (sahip) değildir. … 

    Nahiye;

    (Şimdiki kaza ile köy arasında bir idari bölüm. Seksenli yıllarda kalktı, yerine belde dediğimiz Belediyelikler geldi. O zaman ise, vilâyet ile köy arasında bir idari bölüm olarak düşünülmüş.)

    Madde 17 – Nahiye, hususi (özel) muhtariyeti (özerkliğe) haiz (sahip) bir manevi şahsiyettir (tüzel kişiliktir).  

    Madde 18 – Bir meclisi, bir idare hayati ve bir müdürü vardır.  

    Madde 19 – Meclisi, halk tarafından doğrudan doğruya seçilir. .

    Madde 20 – İdare Heyeti ve Nahiye Müdürü, Nahiye Meclisi tarafından seçilir.        

    Madde 21- Nahiye meclisi kazai (yargılama), iktisadi (ekonomi) ve mali salahiyete haizdir (yetkiye sahiptir)…  

    Umumi Müfettişlik;

    (Eyalet anlayışı gibi. 1995) 

    Madde 23 – Vilâyetler birleşerek Umumi Müfettişlik kıtalarını vücuda getirirler.

    (Not; Geçici maddede ilk Meclis amacına ulaşıncaya kadar görevine devam eder diyor.  21.Teşrinievvel. 1336″   

    İmzalar;

    Encümeni Mahsus Reisi (Özel Komisyon Başkanı); İzmir Mebusu Yunus Nadi.

    Encümeni Mahsusa Mazbata (tutanak) Muharriri (yazıcısı) Burdur Mebusu İsmail Suphi Soysallı

    Kâtip; Karahisarısahip Mebusu Mehmet Şükrü Bey.

    Aza (üye): Çorum Mebusu Fuat.

    Aza; Saruhan Mebusu İbrahim Süreyya.

    Aza Karesi Mebusu Mehmet Vehbi. Sf.416  

    Hasan Basri Bey (Karesi); “-..milli hudutlardan maksat ne ise zapta geçmek için izahat versinler (açıklama yapsınlar)

    İsmail Suphi Bey (Burdur); “… maksat, İstanbul’daki Meclisi Mebusan’ca kabul edilen Şubat 1920 tarihli Misakı Millinin çizdiği hudutlardan…” 

    Hasan Basri Bey (Karesi); “… emperyalizm ve kapitalizm zulmünden maksat, harici emperyalizm ve kapitalizm midir yoksa dâhili de bunun içinde mündemiç (kapsamında mıdır) midir?” 

    İsmail Suphi Bey;Kendimiz emperyalist değiliz ve emperyalistlerin aleti de olamayız. Kapitalizm meselesine gelince; kapitalizmin zulmü nerede cari olursa olsun aleyhindeyiz. (doğru sadaları)

    Kanunun giriş beyannamesi aynen kabul edildi. Sf.417

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 99, Celse: 1, – Sf. 422 ile 438 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Bu beyanname ile Rusya’ya bir göz kırpılyor.

  • 15 Kasım 1920 tarihinde 98. İçtima 3. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Irak Müslümanları Meclis’ten yardım istiyorlar.)

    (Bu görüşmelerin Aleni olarak dördüncü celsede olması ihtimali var.)

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Irak ileri gelenlerinden 10-15 kişilik bir gurup BMM Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine bir mektup göndermişler. “Biz emperyalist İngilizlere karşı savaşıyoruz ve çok iyi durumdayız yardımlarınızı bekliyoruz.”  diyorlar. “Fırat vadisini tamamen, Dicle vadisini de kısmen kurtardık diyorlar.”  “Siyaseten ve diyaneten size merbutiyeti (bağlılığı) bulunan bilad-ı mukaddesemiz (mukaddes beldelerimiz) hakkında vazifei Vekâleti milliye ve diniye ifa etmenizi istirham ederiz (milli ve dini görevlerinizi yerine getirmenizi diliyoruz)” (hay hay sesleri) Sf.399  

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Irak’ta hükümet kurulmuş, Şeyh Sunusi Hazretleri de bugün Büyük Millet Meclisi’nde ve celsenin hitamında (bitiminde) bir dua okuyor.  Bütün bunlar lafta kalıyor. Herhangi bir karar bile alınmıyor. İngiliz emperyalizmine bir şey yapılamıyor. Ya da yapılmak istenmiyor. Sf.399

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 98, Celse: 1, – Sf. 377 ile 399 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 15 Kasım 1920 tarihinde 98. İçtima 3. Celse Hafidir yani gizlidir, , İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Bazı mebusların şakiler tarafından soyulması ve şekavet mevzuunda Dâhiliye Vekili Dr. Adnan Beyin izahatı.)

    Dr. Adnan Bey (Dahiliye Vekili) (İstanbul); “.. Malûmu âlileri (bildiğiniz gibi) memleketin bazı yerlerinde şekavet (eşkıyalık) var. Asıl şekavet merkezi Yozgat, Çorum, Tokat, Zile ve havalisidir. Asıl belli başlı şekavet oralarda oluyor. Bu şekavet nasıl türemiştir? Sonra Amasya, Tokat ve Çorum’dakiler var. Bu havalide dahi üç gün sonra başlıyor. Burada şekâvetin bir şekli hususîsi (özel bir şekli) var. Eşkıya arasında Gürcü, Çerkez ve Rumların da bulunmasıdır. Gürcü, Çerkez, Rumlar iştirak etmişlerdir… Efendim cevap vermeye başladığım vakit arz etmiş olduğum üzere şekavette esbabı aslî isyandır (esas sebep isyan etmektir)..

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 98, Celse: 1, – Sf. 377 ile 399 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Muhtemelen, tehcire tabi tutulmuş olan Rum ve Ermeniler, arazilerine tekrar geri dönüyorlar ancak malları yerli halk tarafından işgal edilmiş, özellikle de ağa, bey gibi zorbalar tarafından ele geçirilmiş. Bu da çatışmalara sebep oluyor.

  • 15 Kasım 1920 tarihinde 98. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Başlık Parasını Kaldıran Kanun Kabul Edildi.

    Düğünlerde İsrafın Men’i Hakkındaki Kanun Görüşülüyor:

    Memlekette bir hastalık vardır ki o da kız satma hastalığıdır.

    (Kanunun 4. maddesi başlık parasının yasaklanması, alanların cezalandırılması ile ilgili.) 

    Fevzi Efendi (Malatya); “- .. Beş yüz lira alarak kızlarını satan adamlar pek çoktur. … Memlekette bir hastalık vardır ki o da kız satma hastalığıdır. Başlık katiyen olmamalıdır…” 

    Besim Atalay Bey (Kütahya); “-.. malumunuzdur ki iptidai (ilkel) kavimlerde (milletlerde) kadın ortanın malı müşterekidir (ortak malıdır)..”

    (Yedi maddelik kanun kabul edildi.) Sf.386

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 98, Celse: 1, – Sf. 377 ile 399 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 15 Kasım 1920 tarihinde 98. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Bir Mahkûmun Af Talebi Reddedildi:

    (Yabanabat’lı Demircioğlu Ömer’in ırza tecavüzden aldığı cezanın, sağlık durumu nedeni ile affı hakkında hükümet tezkeresi var. Af konusunun bizde suiistimal edildiği hakkında konuşmalar var. İktisat vekili olan Celal Bayar siyasi aflara karşıyım diyor. Af tezkeresi reddolunuyor.) Sf. 378

    Milli Kıyafet Takriri Reddediliyor;

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 98, Celse: 1, – Sf. 377 ile 399 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Bolu Mebusu Yusuf İzzet Paşa bir milli kıyafet kullanılması hakkında önerge veriyor. Bu asker kafasının ürünü olan önerge reddediliyor. Sf. 378

  • 11 Kasım 1920 tarihinde 97. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey:

    (Ali Şükrü Bey’in, Suiistimalin Men’i ve Gelirlerinin Müsadere Edilmesi Hakkındaki Kanun Teklifi;)

    (Suiistimalin engellenmesi ve suiistimal yapanların gelirlerinin devlet tarafından ele geçirilmesi kanunu.)

    Besim Atalay Bey (Kütahya); (Somut yolsuzluk örnekleri veriyor ve anlatıyor; ) -… Bunlar çalsın öyle mi? Millettaşlarım namına söylüyorum, hırsızlıkla zengin olan bu gibi hainlerin, hırsızların, namussuzların cezalarının verilmesini bekliyorum. BMM halkın ruhunda büyük bir yer tutmak istiyorsa, bir dakika evvel bunların cezasını versin…. Memleket ve millet bize bu şekilde merbut olacak (bağlanacak) ve adalet yerini bulmuş olacaktır, zannederim. (alkışlar)” 

    (Bu kanun red olunuyor. Maliye Encümeni makabline şamil (kanunlar geriye doğru işletilemez) teşhisi koyuyor.)

    2.Celse ; İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    (Trabzon Mebusu Hüsrev Bey’in Düğünlerde İsrafın Men’i Hakkındaki Kanun Teklifi;)

    (Çok eğlenceli bir görüşmeden sonra bu konunun görüşülmesi bir sonraki içtimaya bırakıldı.) Sf.369

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 97, Celse: 1, – Sf. 348 ile 369 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Kasım 1920 tarihinde 96. İçtima 3. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey.

    (Ermeni Cephesi İle İlgili Görüşmeler:)

    Hariciye Vekili Muhtar Bey; (1) “-…Ankara Hükümeti Milliyesi, öteden beri âleme ilan ettiği maksadı sulh perverânesindeki (barış yanlılığının) derecei samimiyeti (samimiyet derecesini) izhar etmiş (göstermiş) olmak için, Ermeniler tarafından henüz bir teklif vaki olmamış (ortaya çıkmamış) iken, kendiliğinden Ermenilere sulh teklif edildi:       

                “Erivan Ermeni Cumhuriyeti Hâriciye Nazırlığına;           

                                                                                           1 Teşrinisani (Kasım) 1920 

      Ermenilerin tamamını ortadan kaldırmak gibi bir amacımız yoktur. Buna mukabil (karşılık) Ermeni Hükümetinden aynı veçhile (şekilde) hareket etmesini ve şarkta emperyalizmin muti (inanmış) bir aleti olmaktan artık fariğ olmasını (vazgeçmesini) talep etmek mecburiyeti hissediyoruz. … Galip gelen İngiliz emperyalizmi, Irak’ı yed’i zaptında (kendi elinin altında) tutmak, İran ile Bakü’nün petrol havzasını da ele geçirmek emellerine düşünce, Ermenistan bu defa da İngiltere hizmetine girerek ..   şark (doğu) alemini, garp (batı) sermayedarlarının (kapitalistlerinin) pençeî tamah (doyumsuz pençesine) ve ihtirasına (hırslarına) karşı, hemen yalnız başına müdafaa eden (savunan) Türkiye…. … şarkta İngiliz kapitalistlerinin pişdarı (öncüsü) olmaktan artık feragat edeceğine (vazgeçeceğine) dair Ermeni Hükümetinin teminatı fiiliye (elle tutulur fiili güvence) vermesini teklif ediyoruz.”  Sf.337,338 

      (Ermenilerden gelen cevap Hâriciye Vekili Ahan Canyan imzalı. Bize durup dururken saldırdınız vs. diyorlar.) 

                Ermenistan’a 3 Temmuz 1920 tarihli ikinci yazımız;

      …. 2-… Ermenistan’ın iaşesine (yeme içmesine) ve orada tabii (doğal) bir vaziyeti iktisadiyenin (ekonomik durumun) husulüne (elde edilmesine) elimizdeki bilcümle (bütün) vesait (vasıtalar) ile muavenet (yardım) edeceğiz. … 4- Türkiye, Harbi Umumi’de hicret eden Ermenilerin eski yerlerine kabulünü ve en mütemeddin (medeni) memalikte (memlekette) milli ekalliyetlerin (etnik azınlıkların) müstefit oldukları (yararlandıkları) bilcümle (bütün) hukuktan (haklardan) istifadelerini (yararlanacaklarını) taahhüt eyler (üstlenir).

    Baş murahhas (delege) Kâzım Karabekir Paşa, diğerleri Erzurum mebusu Necati Bey ve Trabzon Valisi Hamit Bey

      Salih Efendi (Erzurum); … İşi sağlam kazığa bağlamak isterseniz, içimizde bulunan Ermenileri derleyelim, toplayalım Erivan’a gönderelim. Onlar da istirahat etsinler biz de istirahat edelim, belki onlar da bunu temenni ediyorlar.” 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 96, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Adeta idarenin korkaklığına örnek olan şeyler söylüyor.

  • 11 Kasım 1920 tarihinde 97. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    Konya Hadisesi

    (Salih Efendi, ben, olayların meydana geldiği zaman oradaydım, Çelebi Efendi ve Kâzım Hüsnü Bey’in bu olaylarda hiçbir ilgisi yoktur, gelip de Meclise ifade vermelerine Konya Valisi mani (engel) oluyor diyor.) Sf.348, 349

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 97, Celse: 1, – Sf. 348, 349) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Kasım 1920 tarihinde 96. İçtima 3. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey.

    İsmet paşa şark Cephesi ile ilgili beyanatta bulunuyor:

    Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi İsmet Bey; (Kars ve Gümrü’nün alındığını sevinç ve övünçle söylüyor. İsim vermeden Şark Cephesi Kumandanlarını kutluyor.) Sf.336, 337

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 96, Celse: 3, – Sf. 305 ile 340 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Kasım 1920 tarihinde 96. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Musevi Cemaati lideri Yasef Albukrek Meclis’e bir dilekçe ile başvurarak, bağlılıklarını bildiriyor ve dini törenlerde şarap içilmesine izin verilmesi isteniyor. Meclis konuyu Hükümete havale etti.) Sf.324

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 96, Celse: 1, – Sf. 305 ile 340 arası) kitabından birebir alınmıştır.