Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 9 Kasım 1920 tarihinde 96. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey.

    Diyarbekir’de Bir İstiklal Mahkemesi Kurulması Heyeti Vekile Yani Hükümet Tarafından Teklif Ediliyor.

    (Nebil Efendi bir Mebusa “Orada dır dır etmeyin!” diyor.)

    Süleyman Sırrı Bey “- Ağız sözün tavasıdır. Sözü pişirin de söyleyin” Sf. 323

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 96, Celse: 1, – Sf. 305 ile 340 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Kasım 1920 tarihinde 95. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    Garzan Köprüsünün geçiş ücreti konusu görüşülüyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 95, Celse: 1, – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Kasım 1920 tarihinde 94. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Heyeti Vekile Teşkili (hükümet kuruluşu) görüşülüyor:

    Vehbi Bey (Karesi); (Bu meselenin iyi düşünülmesini öneriyor. Meclis Reisi ile Hükûmet Reisinin tek vücut olması öyle sakınca doğurur ki sonra altından kalkamazsınız diyor.)  

    Hasan Basri Bey (Karesi); “-Halkçılık demek, milletin, hâkimiyetine doğrudan doğruya ve bilfiil hâkim olması demektir. … gayeye vasıl olmak (amaca ulaşmak) için gidilecek yollar vardır ki; o yollara salik olanlar (bir ideoloji veya inanç yolunu tutmuş olanlar) ihtimal ki başka başka mesleklere (düşüncelere, fikirlere, ideolojilere) salik olabilirler ve bu hayatı teşriiyede (yasama hayatında) pek tabii (doğal) bir şeydir. .. Ben mutlaka kendim gibi düşünür adamlarla teşriki mesai (işbirliği, oturup kalkmak, görüşmek) edeceğim demem, Meclis’in ve halkın hâkimiyetine darbe vurmak demektir. (gürültüler)”

    Kanun değişikliği kabul ediliyor. Sf. 300

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 94, Celse: 1, – Sf. 276 ile 300 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Kasım 1920 tarihinde 94. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Jandarma ve Hükûmet Kuvvetlerinin Parasız Olarak Odun İstemelerini Yasaklayan Bir Takrir (Önerge) Kabul Ediliyor.

    (Ayrıca Tunalı Hilmi Bey Düzce’nin müstakil (bağımsız) Liva olmasına dair takriri (önergesi) var. Reddediliyor.)

    (Adliye Vekili Ali Kemali Bey, sağlık durumunu gerekçe göstererek adliye Vekâletinden istifa ediyor, kabul ediliyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 94, Celse: 1, – Sf. 276 ile 300 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Kasım 1920 tarihinde 94. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Kars’ın Zapt Edildiğine Dair Telgraflar Okunuyor.

    Özel İdarelerin Lağvı Hakkında Kanun Teklifi görüşülüyor:

    Vehbi Bey (Karesi); “-… gerek yolları, gerek sıhhiyesi (sağlığı), gerek ziraatı, gerek maarifi (öğretimi), memleketin kendi elinde bulundukça daha iyi düşünür ve daha ileri gider.” 

      Ragıp Bey (Kütahya): (Meşrutiyet’ten beri orduya 12 milyon, 50 milyon, 75 milyon para aktarılmıştır, hiçbir zaman maarifin bütçesi 800 bini geçmemiştir diyor ve devam ediyor:)  “-….Ordularımıza verdiğimiz paranın yüzde iki buçuğunu maarife tahsis etseydik (ayırsaydık)… memleket terakkiye (ilerlemeye) doğru ilk adımlarını atmış olurdu. … cehle (cehalete) karşı dâhilde hiçbir şey yapmıyoruz.”  

    Vehbi Bey (Karesi); ” … yüz hane gayrimüslim olan bir kazada onların her türlü okulları var da; halbuki 60-70 bin kişilik koca bir kasabada, cemaat namına bir İslam mektebi yoktur. .. maarif (öğretim) için bir milletin derisini dahi yüzseniz yeri vardır. … maarif bütçesine konulan parayı başka tarafa sarf ettirmeyin…”  Sf.283

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 94, Celse: 1, – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1 Kasım 1920 tarihinde 93. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Hazinei Hassaya (padişaha) Ait Bulunan Emlak Ve Arazi Muamelatı Tasarrufiyesine Dair Kanun Layihası Ve Maliye Encümeni Mazbatası;

    (Padişahlık malları satılsın mı? Hazinei Hassaya ait (özel hazineye ait) Bulunan Emlak ve Arazi Muamelatı Tasarrufiyesine (işlemlerinin kullanılmasına) Dair Kanun Lâyihası ve Maliye Encümeni Mazbatası; Maliye Padişah mülklerini biz kullanıp gelirini alalım diyor. İstimlak (kamulaştırma) öneriyor.)

    Besim Atalay Bey (Kütahya); “-Hazinei Hassanın kendine mahsus mülkünün olması muvafık (uygun) değildir. Hanedanı saltanatın maaşını millet veriyor, besliyor… bunların satılması muvafıktır (uygundur). (gürültüler, hayır sadaları, satılamaz sadaları)  … köylülere verilmeli… .. işte halkçılık burada tecelli ediyor. …”  Sf.268 

    Mazbata (Tasarı) Encümeni (Komisyonu) Reisi Fuat Bey (Çorum); “-Şimdi zamanı değil sattırmayacağız.” 

    (Melis’te hava soğuk, kaloriferler yapılıncaya kadar sobalar kurulacak.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 93, Celse: 1, – Sf. 256 ile 271 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1 Kasım 1920 tarihinde 93. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Bedeli Nakdi Kanunu Reddediliyor

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 93, Celse: 1, – Sf. 256 ile 271 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Bedeli Nakdinin görüşülmesine dair bir takrir (önerge) var, çok şiddetli çekişmeler var. Halkçılar bu kanuna karşı. Çok yoğun müzakerelerden sonra red ediliyor.) Sf.261

  • 1 Kasım 1920 tarihinde 93. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Yalvaç İstiklal Mahkemesi Raporu Okunuyor:

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Yalvaç İstiklâl Mahkemesinin raporu okunuyor; Halk bizim amacımızı bilmiyor diyorlar. Derhal mevcut idarenin değişip halkçı bir idarenin kurulacağını halka anlatalım diyorlar. Sf.256

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 93, Celse: 1, – Sf. 256 ile 271 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Ekim 1920 tarihinde 92. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi (Yozgat); (Kâzım Karabekir’den gelen telgraf okunuyor; Şark Orduları Kars tabyalarına girdi haberi geliyor. Meclis coşuyor.)

    İki Aylık Muvakkat (Geçici) Bütçe Kanunu Kabul Ediliyor; 11.923.400 Lira.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 92, Celse: 1, – Sf. 223 ile 249 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Ekim 1920 tarihinde 92. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Canik Mebusu Hasan Fehmi Efendi, mebusluğu bırakıp memuriyeti tercih etmişti, Meclis de onaylamıştı, şimdi pişman olmuş Mebusluğa dönmek için dilekçe vermiş, dilekçesini Meclis reddetti.) Sf.235

    (Saniyen; ikinci,  salisen; üçüncü,  rabian; dördüncü,   hamisen; beşinci,   sadisen; altıncı,  sabian; yedinci,   saminen; sekizinci,  tasian; dokuzuncu.)  Sf. 236, 237

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 92, Celse: 1, – Sf. 223 ile 249 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Ekim 1920 tarihinde 91. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey.

    İstiklal Mahkemelerinin Verdiği İdam Kararlarının Onaylanması:

    (İstiklâl Mahkemelerince alınan üç idam hükmünü Meclis onaylıyor. Bunlardan biri Ermeni bir eşkıya olan Arslan İsmailoğlu.) Sf.203

    (Menteşe Mebusu Rıfat Efendi Mebusluktan istifa edip Ankara Müftülüğünü seçiyor.) Sf.206

      (Dersim Mebusu Abdülhalit Bey’in takriri var, Şer’iye Encümeni görüşülmesine bile gerek duymadan reddedilmesini istiyor. İçeriği hakkında bilgi yok.)

    2. Celse; İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey;

    (Mustafa Kemal’in de imzaladığı Heyeti Vekîle’nin (hükümetin) bir kanun teklifi var işgal altındaki bölgelerden gelen memur ailelerine de harcırah verilmesi isteniyor. Askeri personelin ailelerine verilmesi kabul ediliyor.) Sf.221   

    Gediz Zaferi Hakkında Beyanat; 

    Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi İsmet Bey (Edirne); “… 24 Teşrinievvel (Ekim) sabahı Gediz istikametinde, Gediz üzerine bir harekâtı taarruziye (saldırı hareketi) tevcih ettik (yönlendirdik). Sisli pek yağmurlu bir havada, sabahleyin erken başlayan bu muharebe (harp, savaş) çok kanlı ve muannidâne (inatla) bir suretle geç vakte kadar ve düşman uzun müddetten beri Gediz etrafında hazırlamış olduğu mevkii (yerini) büyük zayiatla (zararlarla) terk etmeye mecbur oldu. (Bravo sesleri, alkışlar) … Gediz’deki düşmanın esaslı bir surette hazırlandığı ve lâakal (en az) on bin kişi olduğu anlaşılıyor. … Her yerde mevzii aslilerine (asıl yerlerine) tard edilmiştir (sürülmüştür).” (1)

    3. Celse Gizlidir. (Hiçbir bilgi yok)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 91, Celse: 1 ve 2 – Sf. 203 ile 223 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): İsmet Paşa, Güney cephesinde düşmanın Adana ovasına tard edildiğini (sürüldüğünü) söylüyor. Ayıntap’ta müdafaada olan şehrimiz bombardıman edilmekte (bombalanmaya) devam ediliyor, diyor.  Şark cephesindeki başarılardan önemsiz bir şeymiş gibi bahsediyor.

  • (25 Ekim 1920 tarihinde 90. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey.

    (Yoklama yapılıyor yeterli çoğunluk var ama başka bir kanun görüşülüyor;)

    Zabitanın (Subayların) Maaşını Arttıran Kanun Görüşülüyor; Sf.187 

    Abdülkadir Kemali Bey (Kastamonu); “-…Efendiler adliyeniz ne iş görüyor? Dağıtın adliyeyi zabitana (subaylara) verin! (Bravo sedaları, alkışlar) Jandarma teşkilatını kaldırın, memlekete asayiş gelir, o parayı da askere verin, mülkiye (sivil) memurlarımız vazifelerini ifa etmiyorlar (görevlerini yapmıyorlar), bunu da kaldırın!”

    Kanun kabul ediliyor.

    3. Celse: İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey. Harp Kazançları Vergisi Görüşülüyor.

    (Bu kanun Meclisi Mebusan tarafından kabul edilmişti, üç maddelik ilave yapılarak kabul ediliyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 90, Celse: 2 ve 3 – Sf. 187 ile 189 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Ekim 1920 tarihinde 90. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey

    Gediz Zaferi;

    Gediz zaferi haberi geliyor. Düşman mağlup ve perişan kaçıyor diyorlar.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 90, Celse: 1, – Sf. 163 ile 167 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 25 Ekim 1920 tarihinde 90. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey.

    Bedeli Nakdi (bedelli askerlik) Kanun Teklifi Hakkındaki Görüşmeler.

    Müdafai Milliye Vekili Namına Musa Kâzım Bey; “-İzmir ve Alaşehir taraflarında zaten bedeli nakdi (bedelli askerlik parası) alınmaktadır. Biz bunu uygulayacaktık.”  

    Ragıp Bey (Kütahya); (1) “-…Efendiler beşer lira şuama (röntgene) iane (yardım parası) veren herhangi bir şahıs heyeti sıhhiyenin (sağlık kurulunun) raporu ile gayrımüsellah (silahsız, askerlik yapamaz raporu alır) çıkardı. İki ay zarfında on bin genç, gürbüz zengin evladı hizmeti gayrimüsellehaya çıkmıştı. Efendiler bundan sonra menziller (bir günlük yol, bu kesimlerde askeri müfrezeler var) teşekkül etti. Bu menzillerde iki merkebi (eşeği) ile bir sürücüsü bulunanın askerlikten tecili (ertelenmesi) kabul edildi. Bütün menziller zenginlerin merkepleriyle, sürücüleriyle doldu. Fakat menzil kumandanlarının her biri ayda üçer beşer yüz lira soydu. Bir milyon askerimiz eğer Çanakkale’de şehit oldu ise, sizi temin ederim ki, bunların içinde beş tane zengin evladı gösteremezsiniz.” Sf.163, 174

      Mazhar Müfit Bey (Hakkâri); “-Naz ve nizam (düzen) içinde büyüyen yegâne (tek) evladım Çanakkale’de ihrazı şehâdet etmiştir (şehitlik mertebesini kazanmıştır). .. biz bugün hıyaneti vataniye mürtekibi olan (kötü işlerini yapan) bu adamların, aczimizden dolayı bu fena ahlakta devam etmeleri için, bedeli nakdi kanununu kabul edeceğiz. Adana Mebusu Muhtar Bey, cephede bir olaya şahit olmuş onu naklediyor; Sordum hemşeri derdin var mı? Bu toprağın sahibi niçin geride duruyor da ben onun tarlasını muhafaza için bu siperde oturuyorum. Nerede bu herifler, nerededir? Demiş. (Bravo sesleri)  Vur abalıya değil efendiler, vur  kürklüye….”

      Yusuf Ziya Bey (Bitlis); “- ..Kendi kendimizi tanımıyoruz. Kendi kendimizi aldatmayalım, varlığımızla iftihar edelim.. Kanunu çıkartırsak paraları hazine alacak çıkaramazsak gayrimeşru (yasadışı) bir şekilde bir suretle kurtulacak…. Jandarma karakollarının yüz madeni liraya satıldığını bilirim…. buraları dezenfekte edelim.”  Sf.167

      İsmail Suphi Bey (Burdur); “- ..Yunan Harbinde 1313’de (1897) tekmil ordunun zayiatı 27 bin telefata baliğ olmuştur (Zayiata ulaşmıştır). halbuki muharebede şehit olanlar .. yedi yüz neferdir.” 

    Oylama yapılıyor Bedeli Nakdi Kanunu’nun kabul edildiği açıklanıyor ama muhalefet usulsüzlük yapıldığını söylüyor.

    (Mehmet Şükrü Bey’in itirazı var. Bu kanunun 1.Maddesinde gayrimüslimlerden bedeli nakdi alınması konusu reddedilmişti. Tamamı kabul edilen bu kanunun 1. Maddesi reddedilmiş olmasına rağmen bunu bir daha müzakere edeceksek (görüşeceksek) biz çekiliyoruz diyerek bir gurup mebus dışarıya çıkıyor. Gürültü patırtı sonrasında celse tatil ediliyor.)  

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 90, Celse: 1, – Sf. 163 ile 167 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Seferberliğin birinci senesinde İstanbul Hükümeti bedeli nakdiyi kabul etmiş, fakat genel kanunlara aykırı olduğu için seferberliğin 2. senesinde reddi bedel kanunu (Bedelli Askerlik Kanununu reddeden kanunu) çıkartmış. Ayrıca demek ki Osmanlı halkı Birinci Cihan savaşına seferberlik diyor. Yani seferberliğin halk üzerindeki etkisi çok büyük, demek ki halk askerlikten usanmış. Ragıp Bey konuşmasına devam ediyor.

  • (24 Ekim 1920 tarihinde 89. İçtima 2. Celse Gizlidir. İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Fransızlar Adana’yı terk etmişler.

    3. Celse Gizlidir. Tekrar Konya İsyanı görüşülüyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 89, Celse: 1, – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Fransızlar kendiliklerinden Adana’yı terk edip gidiyorlar.

  • 24 Ekim 1920 tarihinde 89. İçtima 1. Celse Gizli celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Konya İsyanı hakkında olmalıdır.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 89, Celse: 1, – Sf. 160) kitabından notlar alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Diyarbekir Mebusu Hacı Şükrü Bey Konya’daki olayların, bir Selçuklu devleti kurma olayı olduğunu, buna önayak olanların da Mevlana’nın torunu Abdülhalim Çelebi Efendi ile Musa Kâzım olduğunu söylüyor.

    BAKKAL’IN YORUMU (2019): Bu isyanın bir Bolşevik yani sosyalist devlet kurma amacı taşıdığını Yalçın Küçük ve Beşikçi’nin kitaplarında okudum. Çok ilginç. Halkın mevcut sisteme güveni yok

  • 23 Ekim 1920 tarihinde 88. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey.

    (Dilenciliğin Men’ine (yasaklanmasına) Ait Kanun Teklifi Encümene gönderildi.   BMM’nin neşriyatına karşı cürüm işleyenler, yırtıp atanlar, ilan etmeyenlerin vatan hainliğiyle yargılanmasına dair Tunalı Hilmi’nin kanun teklifi. İrşad encümenine gitti. )

    Bedeli Nakdi Kanunu Teklifi Görüşülüyor;

    Opr. Emin Bey (Bursa); “-…  bedeli nakdi (parasal bedel, bedelli askerlik) ahzı (alınması); yine eskiden beri devem edegelen aristokrasiyi idame ettirmekten (devamını sağlamaktan) başka bir şey değildir…” Sf.150

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum):  (Avrupa’da Bakan çocuklarının bile orduda şoför olarak görev yaptıklarını söylüyor.) 

    Vehbi Efendi (Konya); “-..Bu, bedel verecek zenginler yine askere gitmeyecekler, fakat bu paraların kimlerin cebinde kalacağını da düşünün. … Yün yatak içinde yatanlarla, rençperlik edenler (çiftçilik yapanlar) bir değildir efendiler. Zenginler oraya gittiğinde bir mülâzım (teğmen) veya çavuşun maiyetine (emrine) girecek, onu besleyecek ve yine rahat yatacaklar. (alkışlar) … Efendiler Yemene giden bizdik, onlar dolaplarına (fırıldaklarına) katiyen sakat getirmediler, servet sahibi oldular. Biz askere gidiyoruz geliyoruz, iki öküz bir inek peyda ediyoruz, yine haydi askere… geri geliyorsak hizmetçi, hizmetkâr oluyoruz. Fakat onlar ağa olarak kalıyorlar, sabit kalıyorlar. … zengin, fazla bedel (bedelli askerlik parası) verince fukaranın bir diyeceği kalmaz… ”   

    Tevfik Efendi (Kangırı); “-..efendiler bu sandalyelerde oturanların içinde hiç fakir yoktur zannederim, hepsi ağniyadandır (zenginlerdendir). Temenni ederim (isterim) ki vatanımın bütün hepsi ağniya (zengin) olsun.”  

    Dursun Bey (Çorum); “-…Bu seferberlikte ölenler iki milyon kadardır. Bunların % 5’i bile silahla ölmemiştir. Nasıl olur, Hıristiyan’dan al da İslam’dan alma. Bir devlet tebaasının (vatandaşlarının, tabi olanların) bir kısmına başka türlü, diğer kısmına başka türlü muamele etmek (davranmak), bu, 20 asrı medeniyette nasıl bir zihniyettir?”  

    Vehbi Bey (Karesi); “-Biz 14. asrı medeniyetteyiz (Biz on dördüncü asırdayız)!”  Sf.156

    2. Celse Gizlidir: Konya İsyanı hakkında görüşmeler.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 88, Celse: 1, – Sf. 150 ile 156 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 21 Ekim 1920 tarihinde 87. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    Bir önerge: (Tunalı Hilmi Bey Zonguldak’ta Müslümanların azaldığını Ermeni ve Rumların çoğaldığını, Zonguldak insanını askerden muaf kılalım (bağışlayalım) diyor. Eskiden beri var olan işçilerin askerden muafiyeti kanunu olduğu için bu teklif reddediliyor.) Sf.139

    2. Celse Gizli Celse: (Ordunun Elbise İhtiyacı Görüşülüyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 87, Celse: 2, – Sf. 139) kitabından birebir alınmıştır.

  • 19 Ekim 1920 tarihinde 86. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (İç isyanlar görüşülüyor:)

    Dâhiliye Vekâleti Vekili Dr. Adnan Bey (İstanbul); (İçişleri Bakanı açıklamasında: Delibaş, Konya’da Kuvayı Milliyeye gideceğiz diye asker toplayıp Konya’ya saldırmış Valiyi vs. esir almış. Refet bu isyanı bastırıyor. Ilgın, Akseki, Yalvaç, Karaağaç, Bozkır, Antalya, İbradı, Ermenek ve Güney ateşler içerisinde yanıyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 86, Celse: 1, – Sf. 91 ile 115 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2014): Konya’da Selçuklu Şuralar hükümeti yani komünist bir devlet kurmak istiyorlar. Sf.114,115

  • (19 Ekim 1920 tarihinde 86. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

    (Maarif (öğretim) Hakkında Bir Takrir (önerge): Besim Atalay Bey’in darülmuallimlerin (erkek öğretmen okullarının) lağvı (ortadan kaldırılması), Sultanilerin (liselerin) de İdadiye (ortaokula) dönüştürülmesi hakkındaki takriri görüşülüyor;)

      Maarif Vekili Rıza Nur Bey (Sinop) (Devamla) “-…Bu 28 sultaninin adı büyük, mektebin leyli (yatılı, geceli) olarak 340, nehari (gündüzcü) olarak 2.591 talebesi (öğrencisi) var….. Muallim (öğretmen) ve memuru 587 tanedir. … Beher muallime 20 talebe isabet ediyor (düşüyor). Kanunda bir adı da lisedir. .. bugün herkesçe hemen müsellemdir ki (teslim edilir ki); Meşrutiyetten evvelki maarif, Meşrutiyetten sonra yoktur, evvelki daha iyidir.  .. İdadileri (ortaokulları) da hususi idare edemiyor. .. Elli altmış kadar idadi mektebi var. .. Az yapalım, iyi yapalım, iyi yaptıkça ilave edelim. Bugün iptidai (ilk) mektepler lâakal (en az) 40 bin muallim istiyor… … Galatasaray tarzında bir sultani mektebi için hiç olmazsa 40-50 bin lira lâzım.  Muvazene Encümeni (bütçe komisyonu) bize… maalesef (ne yazık ki) 150 bin lira kadar bir şey veriyor.” 

    Maarif Encümeni Mazbata Muharriri (Tutanak Yazıcısı) Cevdet Bey (Kütahya); “Meşrutiyetten beri nazırların her köşeye bir mektep açacağına, Robert Kolej gibi .. iki üç tane mektep açmaya teşebbüs etmiş olsalardı ve bekasını (sürekliliğini) temin etselerdi (sağlasalardı) …”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 86, Celse: 2, – Sf. 91 ile 115 arası) kitabından birebir alınmıştır.